(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/11985 E. , 2013/12752 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin gövrevsizliğine davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın 08.01.2013 tarihinde gerçekleşen kazada hasarlandığını,…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2013/11985 E. , 2013/12752 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin gövrevsizliğine davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, müvekkiline kasko sigortalı aracın 08.01.2013 tarihinde gerçekleşen kazada hasarlandığını, müvekkilinin sigortalısına 2.644 TL ödemede bulunduğunu, kazada davalı idarenin %100 kusurlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.644 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya 6100 Sayılı HMK'nin 115/1 maddesi gereğince tebligat yapılmamıştır. Mahkemece; davada 6100 Sayılı HMK'nin 1 ve 6102 Sayılı TTK'nin 4 ve 5 maddeleri gereğince ticaret mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kasko sigortasından kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, TTK.nun 1301’inci maddesi uyarınca açmış olduğu davasında, davalı ...'ne ait kar kürüme aracının karları kürürken, yola düşmüş olan telefon kablolarını bıçağına takarak, yol kenarında park halinde bulunan sigortalı araca takılarak devrilmesine yol açtığını ve bu nedenle kusurlu olduğunu ileri sürmüştür. Kamu 2013/11985 2013/12752 hizmeti görmekle yükümlü olan davalı, görevi nedeniyle verdiği zararlardan dolayı özel hukuk hükümlerine tabi değildir. Hizmet kusurundan dolayı açılan davalar, İdari Yargılama Usulü Hakkındaki kanunu’nun 2.’nci maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Davanın hizmet kusuruna dayandığı hususunda ise bir tereddüt bulunmamaktadır. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. O halde, yargı yolu bakımından idare mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde olayda ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş olması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 24.09.2013 gününde Üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla karar verildi. -KARŞI OY- Somut uyuşmazlıkta, davalı idarenin işleteni bulunduğu 38 RS 474 plakalı kamyonu ile 8.1.2013 tarihinde yolda kar mücadelesi yaptığı sırada, yol üzerinden geçen Türk Telekoma ait havai kablonun daha önceden yere düşen kısmının kamyonun önündeki bıçağa takılması ve sürüklenen kablonun park halindeki davacıya kasko sigorta poliçesi ile sigortalı araca zarar vermesi sonucu hasar bedeli 2.644,00 TL davacı tarafından 18.2.2013 tarihinde sigortalısına 2013/11985 2013/12752 ödenerek davalı işletenin kusuru nedeniyle eldeki rücuen tazminat davası Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, Yargılama sonucunda mahkemece "ticari nitelikteki davaya bakma görevinin Asliye Ticaret Mahkemesine ait olduğu" gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, Kararın davalı vekilince temyizi üzerine sayın çoğunluk görüşü doğrultusunda "uyuşmazlığın idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı, davaya bakmanın idari yargının görev alanında bulunduğu, davanın yargı yolu yönünden reddi gerektiği" gerekçesiyle yerel mahkeme kararı bozulmuştur. Sayın çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyorum. 6099 sayılı yasanın 14.maddesi ile değişik 2918 sayılı yasanın 110.maddesinde "işleteni veya sahibi devlet ve diğer kamu kuruluşları olan araçların sebebiyet verdiği zararlara ilişkin olanları dahi bu kanundan doğan sorumluluk davalarının adli yargıda görüleceği...." öngörülmüştür. Davalı idarenin sorumluluğunun 2918 sayılı yasanın 85.maddesinde öngörülen motorlu araç işleteninin hukuki sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, davacıya kasko sigortalı araca davalının işleteni bulunduğu aracın işletilmesi sırasında zarar verildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. 2918 sayılı yasanın 110.maddesindeki açık düzenlemeye göre bu halde uyuşmazlığın adli yargıda çözümlenmesi gerekmektedir. 2918 sayılı yasanın 110.maddesi açık hükmüne rağmen uyuşmazlıkta idari yargıyı görevli kabul eden sayın çoğunluk görüşüne bu nedenle katılamıyorum. Diğer taraftan somut olayda, 6102 sayılı TTK 1472.maddesi uyarınca davacı ... şirketi tarafından sigortalısına ödenen tazminatın haksız fiile sebebiyet veren davalı işletenden tahsili istenmektedir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 gün 37-9 sayılı kararında da sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı davanın sigorta poliçesinden doğan bir dava olmadığı, halefiyet davasının ticari dava niteliği 2013/11985 2013/12752 taşımadığı, bu davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibi olduğu vurgulanmış olup, bu halde haksız fiilden kaynaklanan uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemesinde çözümlenmesi gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, motorlu araç işleteninin sorumluluğuna ilişkin, haksız fiilden kaynaklanan, ticari niteliği bulunmayan davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmek üzere yerel mahkeme kararının bozulması gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.