Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/15667 E. , 2024/14313 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/15667 Karar No : 2024/14313 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2024/15667 E. , 2024/14313 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2024/15667 Karar No : 2024/14313 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yapılan başvurunun reddine dair ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... (Kapatılan) ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında; davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olduğu sonucuna varıldığından, kamu görevine iade edilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin dava konusu komisyon kararında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir. Anılan kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, aynı İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:..., İstinaf No:... sayılı kararıyla, Mahkemelerinin K:... sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği, kararda "kararın tebliğini izleyen (30) gün içerisinde ... Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf yolu açık olmak üzere" ibaresinin de yer aldığı, davacı tarafından istinaf dilekçesinde tebliğ tarihi 08/02/2023 tarihi olarak belirtilmiş ise de, dosya içerisinde mevcut tebliğ mazbatasından kararın 02/02/2023 tarihinde davacı vekilinin e-tebligat adresine gönderildiği ve aynı tarihte alıcısı tarafından açılmakla birlikte 07/02/2023 tarihinde otomatik olarak okunmuş sayıldığı, davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesinin ise 11/03/2023 tarihinde Mahkeme kayıtlarına girdiği, bu durumda 07/02/2023 tarihinde davacı vekilinin e-tebligat adresine tebliğ edilmiş sayıldığı anlaşılan Mahkemelerinin kararına karşı 30 günlük istinaf yoluna başvurma süresinin sona erdiği 09/03/2023 tarihi geçirildikten sonra 11/03/2023 tarihinde istinaf yoluna başvurulduğu anlaşıldığından, 2577 sayılı Kanun'un 45. ve 48/6.maddeleri uyarınca istinaf isteminin süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, İdare Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, söz konusu kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : 06 Şubat 2023 tarihinde ülkemizde meydana gelen deprem felaketi nedeniyle tüm halkın kurtarma ve yardım çalışmalarına katıldığı, kendisinin de özellikle depremin ilk anından itibaren gerek kurtarma gerek yardım malzemelerinin ulaştırılması gerek ise de depremzedelerin tahliyesine ilişkin faaliyetlere aktif olarak katıldığı, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile açıkça sürelerin duracağı belirtilmesine rağmen ve yaşanan afet sonucunda Kararnamede belirtilen şartlar taşınmasına ve buna ilişkin dosyaya fotoğraflar ve duruşma katılım çizelgesi sunulmasına rağmen bu hususlar dikkate alınmaksızın karar verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra davacının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, "İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda farklı bir kanun yolu öngörülmüş olsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir. Ancak, konusu beş bin Türk lirasını geçmeyen vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemlere karşı açılan iptal davaları hakkında idare ve vergi mahkemelerince verilen kararlar kesin olup, bunlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz."; 2. fıkrasında, "İstinaf, temyizin şekil ve usullerine tabidir (...) " düzenlemelerine; aynı Kanun'un "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, "(...) Temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması veya kesin bir karar hakkında olması halinde de kararı veren merci, temyiz isteminin reddine karar verir. İlgili merciin bu kararları ile bu maddenin 2 nci fıkrasında belirtilen temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına ilişkin kararlarına karşı, tebliğ tarihini izleyen günden itibaren yedi gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir."; 7. fıkrasında, "(...) temyizin kanuni süre içinde yapılmadığı veya kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hâllerde, 2 ve 6 ncı fıkralarda sözü edilen kararlar, dosyanın gönderildiği Danıştayın ilgili dairesi ve kurulunca, kesin olarak verilir." düzenlemelerine yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 20/07/2022 tarihli ve E: 2022/48, K: 2022/93 sayılı kararı ile bu fıkrada yer alan “ve 6 ncı” ibaresi, “istinafın kanuni süre geçtikten sonra yapılması hâli” yönünden iptal edilmiştir. 11/02/2023 tarih ve 32101 (Mükerrer) sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 120 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Yargı Alanında Alınan Tedbirlere İlişkin Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin ''Yargı alanında alınan tedbirler" başlıklı 2. maddesinin 1. fıkrasını (a) bendinde, 08/02/2023 tarih ve 6785 sayılı Cumhurbaşkanı kararıyla olağanüstü hâl ilan edilen illerde; yargı alanında hak kayıplarının önlenmesi amacıyla; dava açma (...) hak düşürücü süreler ve zorunlu idari başvuru süreleri de dahi olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm sürelerin; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (...) ile usul hükmü içeren diğer kanunlarda taraflar veya ilgililer bakımından belirlenen sürelerin, 06/02/2023 tarihinden itibaren 06/04/2023 tarihine kadar duracağı, durma süresinin sona erdiği günü takip eden günden itibaren işlemeye başlayacağı kurala bağlanmış; 6. fıkrasında, ''Olağanüstü hal ilan edilmeyen illerin barosuna kayıtlı avukatların ve bürolarında çalışan kişilerin; olağanüstü hal ilan edilen illerde kan veya kayın hısımlarının bulunması veya olağanüstü hal ilan edilen illerde felakete uğrayanların kurtarılması, meydana gelen hasar ve zararın telafi edilmesi ya da ihtiyaçların karşılanması amacıyla bu illere gitmeleri halinde bu madde hükmü, söz konusu avukatlar tarafından takip edilen dava ve işlerle ilgili olarak bu avukatlar bakımından 06/03/2023 (bu tarih dâhil) tarihine kadar ülke genelinde uygulanır.'' kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın incelenmesinden, Aksaray Barosuna kayıtlı olarak avukatlık yapan davacı vekilinin 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem sonrasında felakete uğrayanların kurtarılması ve bu kişilere yardım malzemelerinin ulaştırılması amacıyla deprem bölgesine gittiği, buna ilişkin olarak bir takım bilgi ve belgelerin de dava dosyasına eklendiği görülmüştür. Olayda, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararının 07/02/2023 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri dikkate alındığında deprem sonrasında felakete uğrayanların kurtarılması ve bu kişilere yardım malzemelerinin ulaştırılması amacıyla deprem bölgesine gittiği anlaşılan davacı vekili bakımından istinaf yoluna başvuru süresinin işlemeye başlamadığı, 07/03/2023 tarihinden itibaren işlemeye başlayan başvuru süresinin 05/04/2023 tarihinde sona ereceği açık olup, davacı vekili tarafından 11/03/2023 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile yapılan istinaf başvurusunun süresi içerisinde yapıldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 03/10/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.