11. Ceza Dairesi 2010/8332 E. , 2011/1508 K. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık Mürsel Tarhan'ın, 213 sayılı Kanun'un 359/b-l (iki kez), 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59 (iki kez), 71. maddeleri gereğince 30 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/06/2007 tarihli ve 2005/250 esas, 2007/274 sayılı kararına karşı sanığın temyiz talebi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28/03/2008 tarihli ve 2007/9997 esas, 200…
**11. Ceza Dairesi 2010/8332 E. , 2011/1508 K.** **"İçtihat Metni"** 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na muhalefet suçundan sanık Mürsel Tarhan'ın, 213 sayılı Kanun'un 359/b-l (iki kez), 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 59 (iki kez), 71. maddeleri gereğince 30 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/06/2007 tarihli ve 2005/250 esas, 2007/274 sayılı kararına karşı sanığın temyiz talebi üzerine, Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 28/03/2008 tarihli ve 2007/9997 esas, 2008/1978 karar sayılı ilâmı ile, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmesi için dosyanın iadesini müteakip, sanığın 213 sayılı Kanun'un 359/b-l (iki kez), 765 sayılı Kanun'un 59/2 (iki kez), 71. maddeleri uyarınca 30 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına ilişkin aynı Mahkemenin 12/09/2008 tarihli ve 2008/32 esas, 2008/311 sayılı kararını takiben, sanık vekili Avukat Abdullah Tekin'in yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığından reddine dair Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/02/2010 tarihli ve 2010/34 değişik iş sayılı kararına karşı itirazın reddine ilişkin Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/03/2010 tarihli ve 2010/73 değişik iş sayılı kararının: Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 01/06/2007 tarihli ye 12/09/2008 tarihli kararlarında, sanığın 2002-2003 yılı vergilendirme döneminde Deniz İplik Tekstil San. Tic. Ltd. Şti. başlıklı irsaliyeli faturalar kullandığı, bu faturaların tamamının sahte olduğu, faturaları ticaret defterlerine işlediği ve bilirkişi raporunda da belirtildiği şekilde 2002-2003 yılları vergilendirme döneminde vergi ziyaına sebebiyet verdiğinden bahisle yazılı şekilde cezalandırılmasına karar verilmiş ise de; Söz konusu kararlara esas alınan somut delillerin, Vergi Denetmeni Mehmet Karakaya tarafından düzenlenen 15/03/2005 tarihli vergi suçu raporu ve 14/03/2005 tarihli vergi inceleme raporu ile bilirkişiYılmaz Dişli'ye ait 30/05/2007 tarihli bilirkişi raporu olduğu, vergi inceleme raporunun, Deniz İplik Tekstil San. Tic. Ltd. Şti.nin sahte fatura düzenlediği ve kullandığı yönündeki Vergi Denetmeni Ahmet Kuduzoğlu tarafından düzenlenen 12/07/2004 tarihli vergi tekniği raporu esas alınarak tanzim edildiği, vergi suçu raporunun da anılan vergi inceleme raporu uyarınca düzenlendiği, bilirkişi raporunun ise söz konusu vergi suçu raporu, vergi inceleme raporu ve vergi tekniği raporu dayanak alınmak suretiyle düzenlendiği, oysa adı geçen şirket hakkında sahte fatura düzenlediği ve kullandığı yönünde düzenlenen Vergi Denetmeni Ahmet Kuduzoğlu'na ait 12/07/2004 tarihli 2004/83-14 sayılı vergi tekniği raporu ve bu rapora istinaden adı geçen vergi denetmeni tarafından düzenlenen 23/07/2004 tarihli ve 2004/83-18 sayılı vergi inceleme raporuna dayanılarak salınan vergilerin ve vergi ziyaı cezalarının iptali için anılan şirket tarafından açılan davalar sonucunda, İstanbul 5. Vergi Mahkemesinin 2004/2052 esas, 2005/1517 sayılı ve 2004/2053 esas, 2005/1518 sayılı davaların kabulüne ilişkin kararların, sırasıyla Danıştay 9. Dairesinin 07/11/2007 tarihli ve 2006/1227 esas, 2007/3671 karar sayılı ve Danıştay 4. Dairesinin 15/02/2007 tarihli ve 2006/2188 esas, 2007/379 karar sayılı ilamlarıyla onanmasına karar verilerek kesinleşmesi karsısında, söz konusu durumun hükmün kesinleşmesinden sonra ortaya çıkan yeni olay ve delil olarak kabulü gerekirken, yazılı şekilde verilen karara karsı itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü 04/05/2010 gün ve 2010/5174/28568 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 18.05.2010 gün ve KYB.2010/113851 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun “Yargılamaya katılamayacak hakim” başlıklı 23. maddesinin (1) numaralı fıkrasında da “Bir karar veya hükme katılan hakim, yüksek görevli mahkemece bu hükme ilişkin olarak verilecek karar veya hükme katılamaz” hükmü getirilmiştir. İncelenen dosya içeriğine göre; Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.09.2008 gün ve 2008/32 esas 2008/311 sayılı kararına katılan (38570) sicil sayılı üye hakimin, sanık müdafiinin yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule değer olmadığından reddine dair Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.02.2010 gün ve 2010/34 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 03.03.2010 gün ve 2010/73 değişik iş sayılı kararına da 5271 sayıl CMK.nın 23. maddesinin (1) numaralı fıkrasına aykırı olarak iştirak ettiği anlaşılmakla öncelikle bu nedenle de CMK.nun 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca yasa yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 18.03.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.