Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4480 E. , 2024/3276 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4480 Karar No : 2024/3276 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı DAVANIN_ÖZETİ:04/05/2013 tarih ve 28637 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile değişik ana Tebliğ'in 4.2.28.A.1 maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmektedir…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/4480 E. , 2024/3276 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2024/4480 Karar No : 2024/3276 DAVACI : ... Derneği VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... Başkanlığı DAVANIN_ÖZETİ:04/05/2013 tarih ve 28637 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile değişik ana Tebliğ'in 4.2.28.A.1 maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ :Davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü: MADDİ OLAY: Davacı Dernek tarafından, 27/06/2024 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığına başvuruda bulunulmuş ve 04/05/2013 tarih ve 28637 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile değişik ana Tebliğ'in 4.2.28.A.1 maddesinin 4. fıkrasının kaldırılması talep edilmiştir. Davalı idare tarafından, yapılan başvuru cevap verilmemek suretiyle reddedilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, 04/05/2013 tarih ve 28637 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile değişik ana Tebliğ'in 4.2.28.A.1 maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: İlgili Mevzuat: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinde, "1. Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür. ... 4. İlanı gereken düzenleyici işlemlerde dava süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz." hükmüne; "Üst makamlara başvurma" başlıklı 11. maddesinde ise, "1. İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari dava açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari dava açma süresini durdurur. 2. Otuz gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde dava açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır." hükmüne yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 'Dilekçeler üzerine ilk inceleme' başlıklı 14. maddesinin 3. fıkrasında, dilekçelerin, Danıştayda daire başkanının görevlendireceği bir tetkik hakimi, idare ve vergi mahkemelerinde ise mahkeme başkanı veya görevlendireceği bir üye tarafından: a) Görev ve yetki, b) İdari merci tecavüzü, c) Ehliyet, d) İdari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, e) Süre aşımı, f) Husumet, g) 3 ve 5 inci maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 'İlk inceleme üzerine verilecek karar' başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, süre aşımı yönünden yapılan incelemede Kanuna aykırılık görülürse davanın reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre, ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlayan dava açma süresi içerisinde idari davaya konu edilmeyen düzenleyici işlemlerin, bu tarihten sonra davaya konu edilebilmeleri için, ilgili hakkında uygulama işlemi tesis edilmiş olması, bu işlemin ise dava konusu edilen düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde bulunması gerekmektedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramı, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlal edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik yaratan bireysel nitelikteki işlemleri ifade etmektedir. İlgililerin, altmış günlük dava açma süresi içerisinde doğrudan dava açmak yerine işlemi tesis eden idarenin hiyerarşik olarak üstü olan makama veya üst makam yoksa işlemi tesis eden makama başvurarak işlemin düzeltilmesini isteme hakkına sahip oldukları açık olup; kanun koyucu tarafından, 2577 sayılı Kanun'un 11. maddesi uyarınca yapılacak başvuruya konu edilebilecek işlemin niteliği bakımından düzenleyici ya da bireysel işlem gibi bir ayrıma gidilmemiş, 11. maddenin kapsamı salt bireysel işlemlerle sınırlandırılmamıştır. Dolayısıyla, düzenleyici işlemlerin ilan edildiği tarihi izleyen günden itibaren işlemeye başlayan altmış günlük dava açma süresi içerisinde idareye yapılan başvurunun reddi üzerine, düzenleyici işlemin ilan edildiği tarih ile 11. madde kapsamında başvuruda bulunulduğu tarih arasında geçen süre de dikkate alınmak suretiyle kalan dava açma süresi içerisinde açılan davalarda süre aşımı bulunmadığının; öte yandan, altmış günlük dava açma süresi geçtikten sonra düzenleyici işlemlerin değiştirilmesi, düzeltilmesi, kapsamının genişletilmesi gibi istemlerle yapılan ve bu nedenle 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmayan başvuruların, cevap verilmek suretiyle ya da zımnen reddi yolundaki işlemlerin, uygulama işlemi olarak kabulüne olanak bulunmadığından, bu işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda süre aşımı bulunduğunun kabulü gerekmektedir. Somut olayda, 27/06/2024 tarihinde yapılan başvuru ile 04/05/2013 tarih ve 28637 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile değişik ana Tebliğ'in 4.2.28.A.1 maddesinin 4. fıkrasının kaldırılmasına ilişkin istemin zımnen reddi yolundaki işlemin davacı Dernek yönünden bir uygulama işlemi olduğunun kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır. Bu başvurunun, ancak anılan Tebliğ'in dava açma süresi içinde olmak şartıyla kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem (düzenleme) yapılmasına yönelik olarak İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 11. maddesi kapsamında bir başvuru olarak kabulü mümkün olabilecektir. Bu durumda davacının yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin bir uygulama işlemi niteliği taşımadığı, dolayısıyla davalı idarenin ret işlemi sonrasında, düzenleyici işlemlerin iptal davasına konu edilebileceğinin kabulünün, kamu düzeninden sayılan dava açma süresinin gözardı edilmesi sonucunu doğuracağı açıktır. Uyuşmazlık bu çerçevede değerlendirildiğinde, 04/05/2013 tarih ve 28637 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ'in 15. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi ile değişik ana Tebliğ'in 4.2.28.A.1 maddesinin 4. fıkrasına karşı 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde öngörülen süre içinde dava açmayan davacının Tebliğ'in iptali istenen hükmünde yer alan ibarenin kaldırılması yönündeki 27/06/2024 tarihli başvurusunun, dava açma süresini yeniden başlatması mümkün olamayacağından, bu başvurunun reddi üzerine açılan davanın, süre aşımı nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Öte yandan, davacı Dernek tarafından dava dilekçesinde, amaçlarından birinin de dahiliye uzmanlarının çalışma şartlarının iyileştirilmesini sağlamak olduğu ve uygulamada dava konusu Tebliğ hükmü uyarınca dahiliye uzmanlarının uzmanlık alanlarına ilişkin tedavilerde kullanılan ilaçları reçete edemez hale geldiklerinden uygulama işleminin bulunduğu ileri sürülmüşse de, bu durumun Tebliğ'in uygulanması suretiyle davacı Dernek hakkında tesis edilmiş bireysel bir işlemin (uygulama işleminin) varlığı sonucunu doğurmadığı açıktır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle, 1- 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendi ve 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca süre aşımı nedeniyle DAVANIN REDDİNE, 2- Aşağıda ayrıntısı gösterilen ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3- Kullanılmayan ... TL yürütmenin durdurulması harcının istemi halinde, artan posta ücretinin ise kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine, 4- Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 23/09/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.