Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5961 E. , 2024/3046 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5961 Karar No : 2024/3046 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda psikolog olarak göre
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5961 E. , 2024/3046 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/5961 Karar No : 2024/3046 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda psikolog olarak görev yapan davacının, ... Cumhuriyet Başsavcılığı Denetimli Serbestlik Bürosunda psikolog olarak çalıştığı dönemdeki fiilleri sebebiyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı kararının iptali ve yoksun kaldığı parasal ve sosyal haklarınının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; olayda, davacının ... Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezinde psikolog olarak görev yaptığı dönemde, hakkında "tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmolunarak üçer aylık dönemler halinde rapor düzenlenip hakime sunulmasına" karar verilen hükümlü ile denetim planı uyarınca her ay düzenli olarak görüşmesi gerekirken, 26/07/2010 tarihinden sonra hiçbir görüşme yapmadığı halde 26/07/2010 - 25/10/2010 tarihlerinde her ay düzenli olarak görüşme yapılmış gibi 25/10/2010 tarihli denetim raporunu UYAP sisteminde düzenleyip elektronik imza ile imzalayarak mahkemesine gönderdiği, bu fiili nedeniyle davacı hakkında yapılan yargılama sonucunda ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E.... ve K.... sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle hapis cezası verildiği, sürekli, süreli veya geçici bir kamu görevinin üstlenilmesinden; bu kapsamda TBMM üyeliğinden veya Devlet, il, belediye, köy veya bunların denetim ve gözetimi altında bulunan kurum ve kuruluşlarca verilen, atamaya veya seçime tabi bütün memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten vs. diğer hususlardan mahrum bırakılmasına, ancak sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verildiğinin anlaşıldığı, davacı hakkında yapılan soruşturma neticesinde hazırlanan soruşturma raporunun ve ceza mahkemesi kararı ile diğer bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, resmi belgede sahtecilik fiilinin ceza mahkemesi kararı ile sabit olduğu, dolayısıyla davacının bu fiilinin "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili kapsamında kaldığı anlaşıldığından, davacının söz konusu fiili nedeniyle Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Aynı fiil nedeniyle tesis edilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasının, Sivas İdare Mahkemesince iptal edildiği, temyiz aşamasında ilk derece Mahkemesi kararının Danıştay Onikinci Dairesi tarafından bozulduğu, karar düzeltme aşamasında Danıştay Beşinci Dairesince bahsi geçen Mahkeme kararının gerekçeli olarak onandığı, sonrasında davalı idarece yeniden bir işlem tesis edildiği, dava konusu disiplin cezasının zamanaşımına uğradığı, aynı olaya ilişkin ... Ağır Ceza Mahkemesince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, isnat edilen olayda birden fazla kamu görevlisinin hatasının bulunduğu, diğer görevliler hakkında hiçbir soruşturma yapılmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Dava konusu işlemin ve Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçe değiştirerek, sonucu itibarıyla onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda çalışan davacının ... Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi'nde psikolog olarak görev yaptığı dönemde, hükümlü S.B. ile denetim planı uyarınca her ay düzenli olarak görüşmesi gerekirken, 26/07/2010 tarihinden sonra hiçbir görüşme yapmadığı halde 26/07/2010-25/10/2010 tarihlerinde her ay düzenli olarak görüşme yapmışcasına 25/10/2010 tarihli denetim raporunu UYAP sisteminde düzenleyip elektronik imza ile imzalayarak ilgili mahkemesine gönderdiğinin tespit edilmesi üzerine yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen raporda, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, konunun Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunda görüşülmesi üzerine ... tarih ve ... sayılı kararla Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiş, söz konusu işlemin iptali için ... İdare Mahkemesinde açılan davada dava konusu işlemin iptali yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın davalı idare tarafından temyizen incelenerek bozulmasının istenilmesi üzerine, Danıştay Onikinci Dairesinin 14/11/2013 tarih ve E:2013/7950 sayılı K:2013/8142 sayılı kararı ile temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına dair verilen kararın davacı tarafından düzeltilmesi istenilmiş, Danıştay Beşinci Dairesinin 29/12/2016 tarih ve E:2016/17816, K:2016/14215 sayılı kararı ile "Uyuşmazlıkta, yapılan soruşturma neticesinde davacıya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilebilmesi için, yetkili Bakanlık Disiplin Kurulu kararının alınması amacıyla dosyanın Bakanlık Disiplin Kuruluna gönderildiği, bu aşamaya kadar ceza verilebilmesi için Kanunda belirtilen usullere uyulduğu, ancak, Bakanlık Disiplin Kurulunun önerilen cezaya ilişkin kabul ya da ret yönünde bir karar vermesi gerekirken, bunu yapmayıp, fiilin farklı nitelenebileceği gerekçesiyle dosyayı doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna gönderdiğinin anlaşıldığı, ancak bu aşamada, Disiplin Kurulunun yetkisinin önerilen kademe ilerlemesinin durdurulmasına ilişkin cezayı kabul ya da ret olduğu, Kanunda bunun dışında bir yetki kullanabileceği yönünde düzenleme olmadığının açık olduğu, Kurulun yetkisi dışında dosyayı Yüksek Disiplin Kuruluna göndermesi, verilen yetkinin aşılması sonucunu doğurduğu, memurlara Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilmesi için amirlerin bu yönde isteğinin olmasının, işlemin ön şartı olduğu, uyuşmazlıkta, işlemin tesisinden önce amirlerin bu yönde herhangi bir isteği bulunmamasına ve disiplin kurullarının "amir" olarak bu yetkiyi kullanabileceğine dair Kanunda düzenlenmiş bir görevi olmamasına rağmen, dosyanın resen doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilerek, kanunda öngörülen yönteme aykırı olarak amirin bu yöndeki isteği olmadan tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin bu gerekçeyle iptali gerekirken, farklı gerekçeyle iptal edilmesinde hukuki isabet görülmemiş olmakla birlikte, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Mahkeme kararının sonucu itibariyle yerinde görüldüğü" belirtilerek, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının belirtilen gerekçeyle onanmasına karar verilmiş, bunun üzerine Ceza ve Tefkifevleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı teklifi Adalet Bakanlığı Disiplin Kurulunda görüşülerek ... tarih ve ... sayılı karar ile söz konusu eylemin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (f) alt bendinde yer alan "Gerçeğe aykırı rapor ve belge düzenlemek" kapsamında değil aynı Kanun'un 125.maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında kaldığından bahisle Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün teklifinin reddedilerek dosya geri gönderilmiş, sonrasında Ceza ve Tefkifevleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ... sayılı oluruyla dosyanın 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında değerlendirilmesi için Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna tevdiine karar verilmiş, Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 01/11/2018 tarih ve 400 kararı ile davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenmekte olan davanın açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak'' fiili, devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün Açıklanması ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması" başlıklı 231. maddesinin beşinci fıkrasında, "Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder." hükmüne; yedinci fıkrasında, "Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası ertelenemez ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemez." hükmüne; sekizinci fıkrasında, "Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi halinde sanık, beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur." düzenlemesi yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Kanun hükümleri kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan; idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği de açıktır. Ancak, kesinleşen ceza yargılaması sonucunda suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle ya da delil yetersizliğinden dolayı hakkında beraat kararı verilen memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden disiplin cezası ile cezalandırılmasına hukuki bir engel bulunmamaktadır. Davacının üzerine atılı bulunan ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih, ve E... ve K.... sayılı kararı ile resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesiyle neticeten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin 02/06/2011 tarihinde kesinleştiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... ve K:... sayılı ek kararı ile de sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlememesi nedeniyle düşme kararı verildiği ve bu kararın da itiraz edilmeksizin 08/10/2016 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Yukarıda da belirtildiği üzere, disiplin cezasına konu olan eylemin aynı zamanda Türk Ceza Kanununa göre de suç olması halinde ceza davasında verilecek kararın disiplin cezasını etkileyeceği açık olup, ceza yargılaması sonucunda "resmi belgede sahtecilik" suçu ile ilgili olarak verilen; “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı, davacı hakkında hukuki bir sonuç doğurmadığı gibi, masumiyet karinesi kapsamında "resmi belgede sahtecilik" fiilinin sabit olduğu sonucuna ulaşıldığından bahisle disiplin cezası ile cezalandırılmasının, masumiyet karinesinin ihlali sonucunu doğurduğu da açıktır. Ancak, disiplin cezasına esas olan soruşturma raporunun incelenmesinden; fiilinin işleniş şekli ve niteliği, ortaya konulan deliller ile tanık ifadeleriyle kanıtlanan ve 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde ifadesini bulan; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlere bulunmak" fiilinin karşılığı olarak davacı hakkında tesis edilen işlemde sonucu itibariyle hukuka aykırılık bulunmadığından; İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, temyize konu karar sonucu itibarıyla yerinde görüldüğünden, bu husus anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 13/06/2024 tarihinde kesin olarak, oybirliğiyle karar verildi.