17. Hukuk Dairesi 2014/1230 E. , 2015/8842 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı İdare vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı İdare vekili, vergi mükellefi ... hakkında 6183 Sayılı Kanun uyarınca talep yapıldığı…
**17. Hukuk Dairesi 2014/1230 E. , 2015/8842 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı alacaklı İdare vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı alacaklı İdare vekili, vergi mükellefi ... hakkında 6183 Sayılı Kanun uyarınca talep yapıldığını, borçlunun amme alacağının tahsilini engellemek amacıyla taşınmazlarını davalı oğluna ve diğer davalıya satarak devir ettiğini, satışların kötüniyetli olduğunu ileri sürerek tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı borçlu vekili, satışların gerçek olduğunu, henüz kesinleşmiş bir vergi alacağının bulunmadığını, Danıştay'da devam eden vergi davalarının bulunduğunu, bu davalar İdare lehine sonuçlanmadan tasarrufun iptali davası açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı 3.kişiler vekili, satışların gerçek olduğunu, bedelleri ödenmek suretiyle satın alındığını, satış tarihlerinn 2007/2009 yılları arasında olup, davacı İdare alacağının mahkeme safhasında olduğunu ve henüz kesinleşmediğini beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece davalı ... hakkında 2007 yılında vergi incelemesi başlatıldığı, 2009 yılında incelemenin tamamlanarak vergi borcu ve cezaları nedeniyle işlem yapıldığı, borcun bir kısmının kesinleştiği, büyük bir kısmının henüz kesinleşmediği, kesinleşen miktar yönünden dava şartının gerçekleştiği, borçlunun davaya konu bir kısım taşınmazlardaki hissesini davalı ...'ye sattığı tarih itibariyle henüz vergi incelemesinin dahi başlamadığı, satış bedeli ve tanık anlatımları dikkate alındığında satışın gerçek bir satış olduğu, muvazaalı işlem olmadığı, dava konusu bir kısım parsellerin ise halen borçlu adına kayıtlı olduğu, bir parselinde dava dışı bir kişi adına kayıtlı olduğu, gerekçesiyle bu parseller yönünden davanın reddine, davalı ...'a satılan taşınmaz yönünden ise baba-oğul olmaları nedeniyle bu parsele yönelik davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı alacaklı İdare vekili ile davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı Hazine vekili ile davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.