19. Ceza Dairesi 2018/5062 E. , 2018/12649 K. "" MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca…
**19. Ceza Dairesi 2018/5062 E. , 2018/12649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Ceza Mahkemesi SUÇ : 2004 Sayılı Kanuna Aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, Sanığın üzerine atılı bulunan İİK'nun 331. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen takibi şikayete bağlı olan seçimlik hareketli bu suçun; "Haciz yolu ile takip talebinden sonra veya bu talepten önceki iki yıl içinde borçlu; alacaklısını zarara sokmak maksadıyla, “1-)Mallarını veya bunlardan bir kısmını mülkünden çıkararak, telef ederek veya kıymetten düşürerek hakiki surette, 2-)Gizleyerek muvazaa yoluyla başkasının uhdesine geçirerek, 3-)Asıl olmayan borçlar ikrar ederek mevcudunu suni surette eksilterek” şeklinde sıralanan seçimlik hareketlerden herhangi birisinin işlenmesiyle, diğer koşulların da (alacaklının, borçlu aleyhine aciz belgesi aldığını veya alacağını alamadığını ispat ettiği takdirde) gerçekleşmesi halinde oluşacağının yerleşik uygulamalarda benimsenmiş olması, somut olayımızda; müşteki tarafın sanığın sahibi olduğu şirket hisselerini, alacaklısını zarara uğratmak maksadıyla kardeşine muvaazalı biçimde devrettiğini iddia etmesi, sanık müdafiinin ise hisse devrinin muvaazalı olmadığını, alacağın genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığını, alacak üçüncü kişiye temlik edilmeden önce alacaklı banka tarafından noter kanalıyla borçlu şirket ve kefillerine ihtarnâme gönderildiğini, işbu ihtarnâmede muhatap-kefil olarak gösterilen Rahime Serin adlı şahsın gayrimenkulünü bankaya ipotek etmek suretiyle sorumluluğunu yerine getirdiğine dair kaydın bulunduğunu ve diğer takip borçlusu Fatih Kenan Serin adına kayıtlı taşınmaza ihtiyati haciz konulduğunu savunması, icra takip dosyasından haczedilen taşınmaz üzerinde başkaca haciz bulunduğunun anlaşılması karşısında, alacağın temliki ile alacağın fer'isi olan alacaklı lehine kurulmuş olan ipotek hakkının da 3. Kişiye geçeceği dikkate alınarak noter ihtarnamesinde banka lehine kurulduğu belirtilen ipoteğin bulunup bulunmadığı belirlenip bulunması hâlinde bu taşınmaz ile ihtiyati haciz konulan taşınmazın değeri tespit edilerek hacizli dosya borçları ile bu dosya borcunu karşılamaya yeterli olup olmadığı araştırılmadan eksik kovuşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de;