8. Hukuk Dairesi 2018/5615 E. , 2020/5824 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizlik karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, tarafların tapuda yarı yarıya malik oldukları meskene davacının bilgisi ve rızası olmaksızın davalı tarafından haksız olarak 07.12.…
**8. Hukuk Dairesi 2018/5615 E. , 2020/5824 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, yetkisizlik karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, tarafların tapuda yarı yarıya malik oldukları meskene davacının bilgisi ve rızası olmaksızın davalı tarafından haksız olarak 07.12.2010 tarihinden itibaren el atıldığını ve müdahalenin halen devam ettiğini açıklayarak 12.720,00 TL haksız kazancın davalıdan yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava konusu meskenin bir anahtarının da davacıda bulunduğunu, meskenin davalı tarafından kullanılmadığını ve halihazırda boş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın ecrimisil istemine ilişkin ve HMK'nin 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu, somut olayda davalının yerleşim yerinin ... ... olup davalı da yasal süre içinde yetki itirazında bulunduğundan, yetkili mahkemenin ... (...) Adliyesi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşıldığından mahkemenin yetkisizliği nedeni ile HMK'nin 115/2 maddesi gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, HMK'nin 20. maddesi gereği talep halinde dosyanın yetkili ve görevli olduğu anlaşılan ... (...) Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmiştir. Hüküm, süresi içerisinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 6100 sayılı HMK'nin genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.". Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. HMK'nin 16. maddesi hükmü, HUMK’daki düzenlemeye oranla daha genişletilmiş ve ayrıntılandırılmıştır. Ancak, HMK'de kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 27.05.2015 tarih, E: 2013/11-2359,K: 2015/1443)