8. Hukuk Dairesi 2014/5045 E. , 2014/22638 K. "" MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/12/2013 NUMARASI : 2012/1073-2013/997 Hazine ile N.. A.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.12.2013 gün ve 1073/997 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde …
**8. Hukuk Dairesi 2014/5045 E. , 2014/22638 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 03/12/2013 NUMARASI : 2012/1073-2013/997 Hazine ile N.. A.. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının reddine dair Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 03.12.2013 gün ve 1073/997 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, dava dilekçesinde özetle; B., Y. Mahallesi, A.çiftliği mevkiindeki ... nolu parselin ... metrekaresinin kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığından dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müdahalenin men'ine ve varsa dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın yıkılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi yöntemine uygun olarak tebliğ edilmiş, cevaben tecavüzlerinin olmadığını davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm, davacı Hazine vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. Bilindiği üzere ve kural olarak; kıyılar, Devletin hüküm ve tasarrufu altındadır. Kıyılardan herkesin eşit ve serbest olarak yararlanma hakkı vardır. Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve kamu malı niteliğindeki kumsal alanlar, kıyılar, kayalar, tepeler dağlar vs. gibi yerler herkesin istifadesine bırakılan yerlerdir. Bu gibi yerlere herhangi bir kişi ya da kamu kurum veya kuruluşu tarafından tecavüz edildiğinde yararlanma hakkı bulunan herkesin ilgili kamu kurum veya kuruluşunun men ve kal yönünden dava açma hakkı mevcuttur. Somut olaya gelince: Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerler için geçerli “arzın maliki Hazinedir.” kuralından hareketle Hazine'nin işbu davayı açmakta kamu menfaati yönünden hak ve yetkisi bulunmaktadır. Öte yandan, kıyı kenar çizgisinin belirlenme yönteminin 3621 sayılı Yasa'nın 5 ve 9. maddesine göre yapılacağı kuşkusuzdur. Özellikle, o yerde İmar İskan Bakanlığı'nca (Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'nca) idari yönden kıyı kenar çizgisi belirlenmiş ve 28.11.1997 tarih 5/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında belirtildiği şekilde tebligatları yapılarak kesinleşmiş ise öncelikle idari yönden belirlenen kıyı kenar çizgisine itibar edileceği kuşkusuzdur. Ancak, idare tarafından belirlenipte, usulüne uygun olarak tebligatlar yapılmamış ise o taktirde kıyı kenar çizgisinin 3621 sayılı Kanun'un 5 ve 9. maddeleri gereğince oluşturularak bilirkişi heyetiyle saptanması zorunludur. Nevar ki, davaya konu yerle ilgili olarak 11.10.2013 tarihinde yapılan keşifte görevlendirilen inşaat, ziraat, jeoloji ve fen bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetinin hangi şekilde kıyı kenar çizgisini belirlediği ve itibar edildiği açıklığa kavuşturulmamıştır. Kaldı ki, bilirkişi heyeti anılan 3621 sayılı Yasa'nın 9/2. maddesinde belirtilen kişilerden oluşturulmamıştır.