2. Hukuk Dairesi 2022/4222 E. , 2022/6217 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından ortak çocuk ile baba arasında kurulan yatılı kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Velâyet ve kişisel ilişki düz…
**2. Hukuk Dairesi 2022/4222 E. , 2022/6217 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Hukuk Dairesi DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-karşı davalı kadın tarafından ortak çocuk ile baba arasında kurulan yatılı kişisel ilişki yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Velâyet ve kişisel ilişki düzenlenirken; göz önünde tutulması gereken temel ilke, çocuğun "Üstün yararı" (Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme m.3; Çocuk Haklarının Kullanılmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi m. 1; TMK m. 339/1. 34.3/1, 346/1; Çocuk Koruma Kanunu m. 4/b) dır. Çocuğun üstün yararını belirlerken; onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacının gözetilmesi gereklidir. Ana ve babanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde göz önünde tutulur. Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Sözleşmesinin 12. ve Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesinin 3 ve 6. maddeleri idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşünün alınması ve görüşlerine gereken önemin verilmesini öngörmektedir. Çocukların üstün yararı gerektirdiği takdirde, görüşlerinin aksine karar verilmesi mümkündür Karşılıklı açılan boşanma davalarında ilk derece mahkemesince kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuk 2011 doğumlu Tuanna Nur’un velayetinin anneye verilmesine, baba ile çocuk arasında yatılı olacak şekilde kişisel ilişki kurulmasına karar verilmiştir. Bu karar hakkında taraflarca istinaf kanun yolu inceleme talebinde bulunulmuş, bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı karşı davalı anne tarafından kişisel ilişki yönünden temyiz edilmiştir. Dosyada velâyet ve kişisel ilişki konusunda 11.02.2019 tarihli ilk raporda anne ve çocukla görüşülmüş, çocuğun babası hakkında konuşmayı reddettiği bu konuda sorulan sorulara yanıt vermediği, ek raporda baba ile yapılan görüşme neticesinde; babanın tutarsız ifadeleri olduğu doğal olmayan bir tutum sergilediği, tarafların birbiri hakkında ihmal istismar iddiaları nedeniyle velayete ve kişisel ilşkiye uygunluk açısından psiyatrik değerlendirme ile rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Davalı erkek hakkında 24.09.2020 tarihli Sağlık Balanlığı İstanbul Prof Dr. Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nden alınan heyet raporunda ise; davalının halen vesayeti gerektirecek nitelikte akıl hastalığı yada zayıflığının saptanmadığı, kişisel ilişki kurulması konusunda çocuğun çocuk psikiyatrisi tarafından dava dosyası ile birlikte ayrıntığı değerlendirilmesi neticesinde karar verilmesinin uygun olacağı belirtilmiştir.