8. Ceza Dairesi 2022/5631 E. , 2025/741 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/210 E., 2021/617 K. SUÇ : Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini g…
**8. Ceza Dairesi 2022/5631 E. , 2025/741 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/210 E., 2021/617 K. SUÇ : Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.12.2020 tarihli ve 2020/152 Esas, 2020/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-a maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/210 Esas, 2021/617 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanık hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun (3713 sayılı Kanun) 7/2. maddesi gereğince mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Sanığın cezalandırılması istemiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216/1. maddesinde düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme ve 3713 sayılı Kanun'un 7/2. maddesinde düzenlenen terör örgütü propagandası yapma suçlarından açılan davada; sanık hakkında terör örgütü propagandası yapma suçundan beraat kararı verilip, bu kararın 08.07.2020 tarihinde Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddi kararı ile kesinleştiği belirlenmiştir. Bu itibarla; 3713 sayılı Kanun'a aykırılık suçunun konusu olan fiilin yargılandığı ve buna ilişkin kararın açıklandığı şekilde kesinleştiği anlaşılmakla halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçuna hasren yapılan incelemede; Dava dosyası kapsamına göre; sanığın da içerisinde bulunduğu gruba konuşma yapması esnasında ''Peygamber (SAV)'in bir hadisi var, kim ki halkına sahip olmazsa, kim sadece kendini düşünürse, kim sadece çocuklarını düşünürse, sadece bana bir şey olmasın, oğluma bir şey olmasın, aileme bir şey olmasın derse; bilsin ki Peygamber (SAV) diyor ki o kişi korkaktır, o helak olacaktır.''Öbür bir taraftan da soralım hadis ne diyor: Peygamber (SAV) hadisi diyor ki; kim ki düşmana dost olursa, kim düşmanla dolaşırsa, kim düşmanla iş yaparsa, kim düşmana yardımcı olursa; amellerini yerine getirse bile, eğer ki biz şehitlerimize, gençlerimize, mahallelerimize sahip çıkmazsak bilsin ki o kişi ve o topluluk küfür üzerine gider. Bu hadisleri iyi bilelim. Madem biz müslümanız, madem müslümanlığı kabul etmişiz, madem Kuran'ı kabul etmişiz Kuran'a göre hareket edeceğiz. Kuran ne diyorsa ona göre yaşayacağız. İslamiyet bize ne diyor, nasıl bugün şehidimize sahip çıkmışsak bütün cenazelerimize böyle sahip çıkmalıyız. Bütün gençlerimize sahip çıkmalıyız.'' şeklinde ifadeler serdetmek suretiyle sanığın halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak; 1.Olay günü güvenlik kuvvetlerine roketle saldırı yaparken etkisiz ... getirilen bir teröristin cenazesini teslim almak üzere sanığın da içerisinde bulunduğu morg önünde toplanan grup tarafından pkk terör örgütünü ve liderini övücü sloganlar atıldığı, terör örgütünün sözde bayrağına sarılmış tabutun cenaze aracına konularak camiye getirildiği ve mezarlığa defnedilmesi sonrasında yapılan görüntü incelemelerine göre sanığın belirtilen şekilde toplanan gruba eline mikrofonu alarak; İslam Dini'nin, Kuran-ı ...'in ve Hz. ...'in emir ve talimatlarını kasıtlı olarak amacından saptırarak konuşma yaptığı olayda; sanığın, terör örgütü mensubundan şehit olarak bahsederek bu kişilere sahip çıkılmasını İslam'a dair kendince referanslara dayanarak söz etmesi şeklindeki eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 215. maddesinde tanımlanan suçu ve suçluyu övme suçunu oluşturacağı gözetilmeden yazılı şekilde beraat kararı verilmesi, 2.(1) numaralı bozma nedenine göre; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dava dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1. maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir. Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5/d bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251/3. maddesinin uygulanması imkanını doğmuştur. Bu hususların mahkemesince değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedenleriyle hükmün bozulması gerekmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 23.06.2021 tarihli ve 2021/210 Esas, 2021/617 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca değişik gerekçeyle Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Şırnak 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde karar verildi.