8. Hukuk Dairesi 2018/1442 E. , 2018/13838 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3.kişi vekili, müvekkil şirketin işyerinde, müvekkil şirkete ait malların 20.03.2007 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK'n
**8. Hukuk Dairesi 2018/1442 E. , 2018/13838 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : İstihkak Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı 3.kişi vekili, müvekkil şirketin işyerinde, müvekkil şirkete ait malların 20.03.2007 tarihinde haczedildiğini belirterek, İİK'nun 96 ve devamı maddelerine dayalı olarak istihkak davasının kabulü ile mahcuzlar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. Davalı alacaklı vekili, haciz mahallinde borçlu şirkete ait belgelerin bulunduğunu, borçlu ile davacı şirket ortakları arasında organik bağ olduğunu ve mal kaçırma amacı ile birlikte hareket ettiklerinden haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı borçlu, duruşmalara katılmamış ve cevap dilekçesi sunmamıştır. Mahkemece yapılan ilk yargılama sonucunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiş, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 20.01.2014 tarih ve 2012/13747 Esas 2014/560 Karar sayılı ilamı ile davacı şirketin ortakları ... Holding A.Ş. ve ... Film A.Ş. ve diğer borçlu ... Madeni Eşya ve Sanayi AŞ'nin kuruluşlarından itibaren tüm ortak ve adreslerini gösteren kayıtları ilgili ticaret sicil müdürlüğünden getirtilerek, borçlu şirket ile bir bağlantı olup olmadığı değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bahisle karar bozulmuştur. Mahkemece; davacı şirketin diğer ortakları ... Holding A.Ş., ... Film A.Ş. ve diğer borçlu ... Madeni Eşya ve San. A.Ş.'nin kuruluşlarından itibaren tüm ortak ve adreslerini gösterir kayıtları incelendiğinde, bağlantı bulunmadığı, mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı vekili tarafından ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile dava konusu mahcuzların davacıya ait olduğunun tespitine, tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karar davalı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nun 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Haczin 3. kişinin ticaret sicilde kayıtlı iş yeri adresinde yapıldığı, haciz sırasında borçlu şirket yetkilisi veya ortağı hazır olmadığı gibi, borçluya ait herhangi bir belge bulunmadığına göre mülkiyet karinesi davacı 3. kişi lehine olup, davanın İİK m. 96 gereğince 3. kişi tarafından açılması ispat yükünün yer değiştirmesine neden olmaz. Mülkiyet karinesinin aksinin davalı alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispat edilmesi gerekir. Temyize konu olayda, davacı 3.kişi ile borçlu arasında danışıklı işlem olduğu, davalı alacaklı tarafından iddia edilmiş olup takip dayanağı borç 20.09.2005 tarihli kredi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı 3.kişi şirket, borcun doğumundan sonra 07.03.2006 tarihinde kurulmuş ve 24.03.2006 tarihinde haciz adresinde faaliyete başlamıştır. Bununla birlikte, davacı şirketin ortakları ... Holdig A.Ş. ve ... Film A.Ş. ortakları ile borçlu şirket arasında organik bağ yok ise de, 3.kişi şirketin kuruluşu sırasında borçlu şirket ortaklarından ... ve ... ortak iken, borcun doğumundan sonra hatta haciz tarihinden kısa bir süre önce 07.02.2007 tarihinde hisselerini devir etmiştir. Öte yandan, borçlu şirket ortağı ... davacı 3.kişi şirketin haciz adresindeki şube işyerine müdür olarak atanmıştır. Bu bilgilere göre, davacı 3.kişi şirket ile borçlu arasında danışıklı işlemler yapıldığının kabulü gerekir. O halde, Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönüne alınarak, davanın reddi yerine oluşa ve dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile kabulüne yönelik hüküm kurulması doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 07.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.