Başvuru, 25. Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Seçimi propaganda sürecinde siyasi partinin miting düzenlemek istediği meydanın Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak olan halk toplantısına tahsis edilmesinin seçme seçilme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Seçimi propaganda sürecinde siyasi partinin miting düzenlemek istediği meydanın Cumhurbaşkanı tarafından yapılacak olan halk toplantısına tahsis edilmesinin seçme seçilme hakkını ihlal ettiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 26/5/2015 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 31/7/2015 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, 7 Haziran 2015 tarihinde yapılacak Dönem Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Seçimi öncesinde 29/5/2015 tarihinde saat 00’de Adana Uğur Mumcu Meydanı'nda miting yapmak üzere Seyhan Seçim Kurulu Başkanlığına 7/5/2015 tarihinde başvuruda bulunmuştur. Adana Valiliği, 15/5/2015 tarihinde Seyhan Seçim Kurulu Başkanlığına resmî yazı yazarak 29/5/2015 tarihinde Seyhan ilçesi İstasyon Meydanı’nda (Uğur Mumcu Meydanı) Cumhurbaşkanı’nın halkla buluşma toplantısı olacağını ve bu nedenle meydanın herhangi bir siyasi partiye tahsis edilmemesi talebinde bulunmuştur. Seyhan Seçim Kurulu Başkanlığı 15/5/2015 tarihinde konu ile ilgili olarak Yüksek Seçim Kurulundan (YSK) görüş bildirmesini talep etmiştir. YSK 17/5/2015 tarihli ve K.938 sayılı kararı ile söz konusu duruma ilişkin kararın değerlendirmesinin İlçe Seçim Kurulunca yapılması gerektiğini bildirmiştir. Seyhan Seçim Kurulu Başkanlığı, YSK kararının ardından 18/5/2015 tarihli ve K.2015/14 sayılı kararı ile Adana Valiliğinin talebini reddetmiştir. Kararın gerekçesi özetle şöyledir:"... 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkındaki Kanun İle Yüksek Seçim Kurulunun 236 sayılı kararında siyasi partilerin talep ettikleri miting alanları ve miting tarihlerini değiştirme ve reddetme veya propaganda süresinde miting alanının baştan herhangi bir partiye tahsis edilmemesi yönünde karar verme yetkisi ilçe seçim kurullarına tanınmamış olduğundan..." Adana Valiliği, Seyhan Seçim Kurulu Başkanlığının kararına karşı Adana İl Seçim Kurulu Başkanlığına itiraz etmiş; İl Seçim Kurulu Başkanlığı 21/5/2015 tarihli ve 2015/21 sayılı kararı ile itirazı kabul ederek söz konusu meydanın ilgili tarihte Cumhurbaşkanı'na tahsis edilmesine karar vermiştir. Başvurucu, Adana İl Seçim Kurulunun kararına karşı YSK’ya itirazda bulunmuş; YSK 25/5/2015 tarihli kararı ile İl ve İlçe Seçim Kurullarının kararlarının kaldırılmasına, söz konusu meydanın, önce Cumhurbaşkanı'nın konuşma programına göre tahsisinin yapılmasına, arta kalan zamanda da miting yapmak gayesi ile müracaat eden siyasi partilere tahsis edilmesine karar vermiştir. Başvurucu 26/5/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.B. İlgili Hukuk 26/4/1961 tarihli ve 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun’un maddesinin ilgili kısmı şöyledir:“Yüksek Seçim Kurulu yedi asıl ve dört yedek üyeden oluşur. Üyelerin altısı Yargıtay, beşi Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından üye tamsayılarının salt çoğunluğunun gizli oyu ile seçilir. Bu üyeler salt çoğunluk ve gizli oyla aralarından bir başkan ve bir başkanvekili seçerler.Yüksek Seçim Kurulu üyelerinin görev süresi altı yıldır. Süresi biten üyeler yeniden seçilebilir.Yeni üyelerin tamamının seçilmelerine kadar eski üyeler görevlerine devam ederler.Başkanvekili, başkanlık görevlerinin yapılmasında başkana yardım ve bulunmadığı zaman ona vekillik eder. Başkanvekilinin de engeli halinde, asıl üyelerin en yaşlısı başkanlık görevini yerine getirir.Her yenileme seçiminden sonra, Yüksek Seçim Kuruluna Yargıtay ve Danıştay'dan seçilmiş üyeler arasından ad çekme ile ikişer yedek üye ayrılır. Başkan ve başkanvekili ad çekmeye girmezler.…” 298 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Bu kanunda gösterilen kurulların veya kurul başkanlarının kesin olmayan kararlarına karşı seçme yeterliğine sahip yurttaşlar, siyasi partiler veya bunların tüzüklerine göre kuruluş kademelerinin başkanları veya vekilleri, müşahitler, adaylar ve Cumhuriyet Senatosu üyeleri ile milletvekilleri itiraz edebilirler.” 298 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Bu kanunda, kurulların kesin olduğu yazılı bulunmayan kararlarına karşı, her kurulun bağlı olduğu üst kurul, itiraz merciidirYüksek Seçim Kurulunun re'sen veya itiraz üzerine vereceği kararlar kesindir.” 298 sayılı Kanun’un maddesi şöyledir:“Yüksek Seçim Kurulu evrak üzerinde, incelemeler yapar. Ayrıca lüzum gördüğü bilcümle tahkik ve her türlü tetkik işlemlerini de yapar. Gerekli mercilerden her türlü bilgi ve belgeleri ister. Bu mercilerin, en kısa bir zamanda ve en geç yedi gün içinde istenilen bilgi ve belgeyi vermeleri mecburidir. Kurul başkanı, lüzum ve ihtiyaca göre, bu işlerde çalışmak üzere, Yargıtay ve Danıştay memurlarını da vazifelendirebilir. İtiraz dilekçesinin bir sureti, tutanağına itiraz edilene tebliğ olunur. Tutanağına itiraz olunan kimse, isterse yazı ile savunabileceği gibi, isteği üzerine, Yüksek Seçim Kurulunun tayin edeceği günde bizzat veya bir vekil marifetiyle kendini kurul huzurunda savunabilir. Kurul, yapılan itiraz ve ihbarları kendisine verildiği tarihten itibaren en geç üç ay içinde bir karara bağlar. Kurulun kararı kesindir. Aleyhine hiçbir mercie ve kanun yoluna başvurulamaz. Seçimin özelliğine göre seçim sonuçları hakkında kesin karar vermeye yetkili mercie yapılacak itirazlarda da yukarıki 1 inci ve 3 üncü fıkralar hükümleri uygulanır. Ancak, bu kurul itirazları onbeş gün içinde kesin karara bağlar. Yukarıki fıkralarda yazılı kararlar aleyhine hiçbir mercie ve kanun yoluna başvurulamaz. Tutanakların iptali halinde özel kanunlarındaki hükümler uygulanır.”