(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/15444 E. , 2013/7526 K. "İçtihat Metni" Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine ve silahla tehdit suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.05.2012 gün ve 2010/95 Esas, 2012/136 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli c
**(Kapatılan)14. Ceza Dairesi 2012/15444 E. , 2013/7526 K.** **"İçtihat Metni"** Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve silahla tehdit suçlarından sanık ...'ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine ve silahla tehdit suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair ... Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 03.05.2012 gün ve 2010/95 Esas, 2012/136 Karar sayılı beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hüküm yönünden re'sen de temyize tâbi hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü: Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulurken yalnızca TCK.nın 109/3-f maddesi uygulanması gerektiği gözetilmeden, TCK.nın 109/3-a,f maddesi uyarınca cezadan bir kat arttırım yapılması sonuca etkili olmadığından ve ayrıca Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.11.2007 gün ve 2007/5-142 Esas, 2007/240 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde zincirleme biçimde gerçekleşen eylemleri nedeniyle uygulamanın TCK.nın 61/4-5. maddeleri hükümleri de dikkate alınarak TCK.nın 103/2. maddesi uyarınca temel ceza olarak belirlenen 10 yıl hapis cezasının TCK.nın 103/3. maddesi uyarınca yarı oranında arttırım yapıldıktan sonra ortaya çıkan 15 yıl hapis cezasına, TCK.nın 43. maddesinin 1/4 oranında yapılan artırımın, 103/6. maddenin tatbikiyle tayin edilen 18 yıl hapis cezasına ilave edilmesi suretiyle sanığın 21 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği, TCK.nın 49. maddesinde belirtilen 1 ay ve 20 yıllık sürelerin, kanunda ceza alt veya üst sınırların belirli olmadığı haller için geçerli olduğu, 20 yıllık üst sınırın, sonuç cezanın üst sınırı olmayıp temel cezanın maddede belirtilmemesi halinde uygulanacak üst sınır olduğu, sonuç cezada üst sınırın TCK.nın 61/7. maddesi uyarınca 30 yıl olduğu gözetilmeden, yazılı gerekçeyle eksik ceza tayini bu suç yönünden karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin eleştiri dışında unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatları yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle kısmen re'sen de temyize tâbi hükümlerin ONANMASINA, Silahla tehdit suçundan verilen hükmün incelenmesinde; Dosya kapsamına göre, sanığın zincirleme surette çocuğun nitelikli cinsel istimarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikten sonra mağdureyi evine yakın bir yere bıraktığı sırada cebinden üst kısmı kırmızı renkli bir sustalı bıçak çıkararak bıçağı mağdurenin boğazına dayamak sureti ile "annene bir şey anlatırsan seni öldürürüm!" şeklinde söz sarf etmesi şeklindeki eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsuru ve mağdurenin direncini kırmaya yönelik olmayıp müstakil tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden, sanığın TCK.nın 106/2-a. maddesi uyarınca mahkûmiyeti yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.