3. Hukuk Dairesi 2020/6271 E. , 2021/10308 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; vekalet ilişkisi gereğince davalının dava…
**3. Hukuk Dairesi 2020/6271 E. , 2021/10308 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TÜKETİCİ) MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı; vekalet ilişkisi gereğince davalının davalarını takip ettiğini, davalının vekalet ücretini ödemediğini, ileri sürerek; şimdilik 1.000 TL'nin yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslahla talebini 30.775,20 TL’ye yükseltmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davanın kabulü ile 30.075,20 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine yönelik verilen karar davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesinin 03.04.2019 tarihli ve 2016/13046 E. 2019/4504 K. sayılı kararıyla; mahkemece, davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmiş olmasına usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, 30.075,20 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesinin bulunmaması halinde Avukatlık Kanunu' nun 164/4. maddesi gereğince, değeri para ile ölçülebilen dava ve işlerde müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir ücret, avukatlık ücreti olarak tayin edilecektir. Ancak Kamulaştırma Kanunu' nun 31. maddesinin (e) bendinde ise, “Kamulaştırma bedelinin tamamının veya bir kısmının avukat veya dava vekili veya onlar adına hareket edenlere ait olacağının kararlaştırılması” nın yasak işlem ve eylemlerden olduğu, aynı Kanun'un 33. maddesinde de, 31. maddenin (e) bendine aykırı hareket edenler hakkında bir yıldan aşağı olmamak üzere hapis ve ağır para cezası öngörüldüğü hükme bağlanmıştır. Bu durumda kamulaştırma davaları ile ilgili olarak vekalet ücretinin belirlenmesi konusunda, özel kanun niteliğindeki Kamulaştırma Kanunu'nun öncelikle uygulanması gerekeceğinden, kamulaştırma bedelinin tespit ve tesciline ilişkin bir davada, avukatlık ücretinin nispi (müddeabihin belli bir yüzdesi, %10, %20, %30 vb.) olarak kararlaştırılmasının, anılan kanun hükümleri gereğince yasak ve suç teşkil etmesi itibariyle geçersiz olduğunun kabulü gerekir.