8. Hukuk Dairesi 2017/7652 E. , 2018/11963 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar dava dilekçelerinde, davacı ...'nin kardeşi ...'in kendi nüfuslarına yazıldığını asıl baba adının ... anne adının ... olduğunu
**8. Hukuk Dairesi 2017/7652 E. , 2018/11963 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacılar dava dilekçelerinde, davacı ...'nin kardeşi ...'in kendi nüfuslarına yazıldığını asıl baba adının ... anne adının ... olduğunu belirterek nüfus kayıtlarının düzeltilmesine karar verilmesini istemişler, mahkemece 3. celse ara kararda ölü ...'nin babasının ... olduğuna yönelik davanın mahkemenin görevine girmediğinden tefrik edilerek mahkemenin yeni esasına aile mahkemesi sıfatıyla kayıt edilmesine, yeni oluşacak esas üzerinden devamına karar verilmiş, hükümde ise ölü ...'nin gerçek anne ve babasının davacılar ... ve ... olmadığının tespiti talebinin reddine karar verilmiştir. 1-Dava, nüfus kaydının anne ve baba yönünden düzeltilmesine ilişkindir. Nüfus kayıtlarındaki düzeltme için açılan davalarda, mahkemelerin hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeksizin doğru sicil oluşturmak zorunluluğu bulunmaktadır. Buna göre, kaydın kapalı olması davanın reddine karar verilmesini gerektirmez. Mahkemece; davacılar ile İkbal arasında DNA testi yapılarak, bundan sonra toplanan delillerin birlikte değerlendirilmesi yapılıp oluşacak sonuca göre talep hakkında bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2-Baba ve anne olduğu iddia edilen ... ve ... sağ iseler duruşmaya çağrılıp dinlendikten sonra oluşacak kanaate göre bir karar vermek, ölü iseler mirasçılarının davaya dahil edilerek, bildirmeleri halinde delillerinin toplanması, ondan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece re'sen gözetilmesi gereken bu durum nazara alınmadan ve taraf teşkili de sağlanmadan davanın esası hakkında karar verilmesi, 3-Kişisel durumlardaki değişikliklerin nüfus kaydında belirtilmesi ve doğru olmayan kayıtların düzeltilmesi, “Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi” davalarının konusunu oluşturur. (..., Gerçek Kişilerin Hukuki Durumu, İstanbul 1982, s.243). “Kayıt Düzeltilmesi”, aile kütüğüne düşürülmüş nüfus kaydının bir kısmının “Düzeltilmesi” veya “Değiştirilmesi” dir (Nüfus Yönetmeliği m.143). 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu’nun 35. maddesine göre, kesinleşmiş mahkeme hükmü olmadıkça nüfus kütüklerinin hiçbir kaydı düzeltilemez ve kayıtların anlamını ve taşıdığı bilgileri değiştirecek şerhler konulamaz. Ancak, olayların aile kütüklerine tescili esnasında yapılan maddî hatalar, nüfus müdürlüğünce dayanak belgesine uygun olarak düzeltilir. Buna karşılık, nüfus kütüklerindeki “Doğru Olmayan Kayıtların” düzeltilmesi için mahkemeden karar alınması zorunludur (TKM m.38, Nüfus Kanunu m.11). İşte bu noktalarda, nüfus kütüğünde yer alan “Doğru Olmayan Kayıtlar”, ilgilileri veya cumhuriyet savcısı tarafından açılacak olan “Kayıt Düzeltme Davası” ile gerçek durumuna uygun hale getirilebilir ki, bu dava uygulamada “Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davası” olarak adlandırılmaktadır (HGK 13.04.2016 gün 2014/18-717 sayılı kararından). Somut olayda, davacıların kendi nüfuslarında kayıtlı bulunan İkbal'in anne ve babası olduğunu iddia ettikleri, ... ve ... arasında evlilik ilişkisi bulunduğundan baba Mustafa Ekinci'ye yönelik dava da nüfus kaydının düzeltilmesi davası olup görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir. (HGK 13.04.2016 gün 2014/18-717 sayılı kararından). Bu nedenle, davacılar tarafından açılan davanın nüfus kayıt düzeltim davası olarak kabul edilmesi ve işin esası hakkında inceleme yapılması gerekirken, baba ...'ya yönelik talep yönünden mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi, doğru görülmemiştir. SONUÇ: Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 02.05.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.