10. Hukuk Dairesi 2024/7634 E. , 2024/9375 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/41 E., 2024/110 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kes…
**10. Hukuk Dairesi 2024/7634 E. , 2024/9375 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/41 E., 2024/110 K. KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; TKİ Genel Müdürlüğüne ait Orta Anadolu Linyit İşletmesi işyerinin Kurum sigortalısı ... 'ın 1979-1994 yılları arasında maden işçisi olarak çalışması sonucunda, meslek hastalığı sonucunda % 43 oranında malul kaldığını, sigortalıya 335,40 TL hastane tedavi ve tetkik gideri yapıldığını, 14.883,14 TL gelir bağlandığını, kurum zararının 15.218,54 TL olduğunu, olayda işverenin sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 14.306,94 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet itirazında bulunduklarını, Yüksek Palanlama Kurulu'nun 06.03.1998 tarih ve 98/T-9 sayılı kararı ile 06.03.1998 TKİ Genel Müdürlüğü ait Orta Anadolu Linyit İşletmesi Müdürlüğü'nün müvekkili Kuruma devredildiğine dair protokol neticesinde tüm personelin hak ve vecibeleri ile şirketlerine devredildiğini, ancak Linyit İşletmesi Bölge Müdürlüğünün 01.07.2000 tarihi itibariyle devredildiğini, Çayırhan Termik Santralı İşletme Müdürlüğü ile birlikte işçi statüsünde çalışanların Park Termik Elektrik Sanayi ve Tic. AŞ'ye devredildiği, sigortalının çalıştığı dönemde TKİ işçisi olması nedeniyle sorumluluklarının irdelenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 09.05.2013 tarihli ve 2011/328 E. 2013/324 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulü ile toplam 12.174,83 TL' den 11906,51 TL ilk peşin sermaye değerli gelirin bağlanma onay tarihi olan 26.04.2005, 268,32 TL tedavi giderinin sarf ve ödeme tarihi olan 25.01.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1.Mahkeme kararına karşı taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Dairemizin 11.09.2014 tarihli, 2013/16450 Esas, 2014/17166 Karar sayılı ilamında; Mahkemece hükme esas alınan raporun Dairemizin ve Yargıtay’ın kabul ettiği, uygulamada 32 yıl l formülü olarak adlandırılan esaslara aykırı düştüğü, kusur incelemesi yapılırken, meslek hastalığının bu özelliği dikkate alınarak ve öteden beri uygulanan şekliyle yeraltı maden işyerlerinde çalışan sigortalılar bakımından 32 yıl formülü esas alınmak suretiyle belirleme yapılması gerektiği, kabule göre de hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda Kurumca rücu edilecek miktar belirlenirken, kusur raporunda belirlenen %30 kaçınılmazlık oranının 2/3'ünden, davalı işverenin sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğu belirtilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 01.11.2018 tarihli ve 2016/1013 E. 2018/290 K. sayılı kararıyla; davanın 12.04.2018 tarihli ıslah dilekçesi göz önünde bulundurularak kabulü ile 1-Bağlanan gelirin peşin sermaye değeri olan 25.374,59 TL’nin 13.841,32 TL'lik kısmına 26.04.2005 tarihinden, 11.221,34 TL'lik kısmına 26.02.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Tedavi gideri olan 311,93 TL’nin tediye tarihi olan 25.10.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur. 2. Dairenin 22.05.2019 tarihli ve 2019/144E., 2019/4624 K. sayılı kararında; Mahkemece hükme esas alınan raporun, Dairemizin ve Yargıtay’ın kabul ettiği, uygulamada 32 yıl formülü olarak adlandırılan esaslara aykırı düştüğü, Zira, 1953 doğumlu olan sigortalının 1979 ile 1994 tarihleri arasında yeraltı maden ocağında çalışan sigortalının KOAH hastalığının işyerinden ayrıldıktan sonra Kurum tarafından ilk olarak 13.01.2005 tarihinde belirlenmesi karşısında çelikiz formülü uygulanarak sigortalının işten ayrıldığı tarihteki sürekli iş göremezlik oranı belirlendikten sonra belirlenen bu orana göre davalı işverenin kusur miktarı 32 yıl formülü ile tespit edilerek sonucuna göre değerlendirme yapılması gerekirken, kusur raporunda bu hususların nazara alınmadığı belirtilerek karar bozulmuştur. C. Üçüncü Bozma Kararı 1. Bozmaya uyan Mahkemece verilen 27.05.2021 tarihli ve 2019/169 E. 2021/141 K. sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, bağlanan gelirin peşin sermaye değeri olan 9.835,73 TL’nin tahsis onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, tedavi gideri olan 289,11 TL’nin her ödeme için ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekilleri tarafından temyiz talebinde bulunulmuştur. 2. Dairenin 09.11.2022 tarihli ve 2022/12145 E., 2022/13961 K. sayılı kararında; dosyada mevcut peşin sermaye değerli gelir tutarlarının birbiriyle çelişkili olduğundan Kurumdan tekrar sorularak; gelen tutarlara göre, peşin sermaye değerli gelirin, gelir başlangıç tarihi itibarıyla, artan iş göremezlik oranına(%74) göre belirlenmesi gerektiği; yeni oran üzerinden belirlenmiş olan bu peşin sermaye değerli gelirden, gelir başlangıç (25.01.2005) tarihinden sürekli iş göremezlik derecesinin yükseldiği (01.02.2007) tarihe kadar ödenen gelirin, düşük iş göremezlik oranı ile artan iş göremezlik oranı arasındaki fark iş göremezlik oranına (%31) karşılık gelen miktarının mahsubu gerekeceği, öte yandan başlangıçtaki gelirin onay tarihinin esas alınması gereğinin gözetilmesi gerektiği hususlarına değinilmiştir. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar; Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulü ile 21.702,69 TL ilk peşin sermaye değerli gelir alacağının, ilk peşin sermaye değerli gelirin gelir bağlama onay tarihi olan 25.01.2005 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 311,75 TL tedavi giderlerinin, sarf tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın Kurum aleyhine olan yönlerinin hukuka aykırı olduğunu, karara dayanak bilirkişi raporundan yapılan kusur oranlarını kabul etmediklerini, davanın kısmen kabulü şeklinde değil, kabulü şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, aleyhe vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sorumlu olmadıklarını, gerekli yükümlülükleri yerine getirdiklerini beyanla kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, rücuan tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin 2 nci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin 7, 8, 9 uncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrası ve 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin 2 nci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı Kurum ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.