7. Ceza Dairesi 2023/19831 E. , 2024/1706 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1533 E., 2023/815 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Sanığın üzerine atılı 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan doğrud…
**7. Ceza Dairesi 2023/19831 E. , 2024/1706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/1533 E., 2023/815 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyizi Yönünden Sanığın üzerine atılı 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na (5015 sayılı Kanun) muhalefet suçundan doğrudan zarar görenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi'nin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık Müdafiin Temyizi Yönünden Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Sanığın üzerine atılı 5015 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan doğrudan zarar görenin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre olağan ve olağanüstü zamanaşımının henüz gerçekleşmemesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 27.05.2012 tarihinde kolluk görevlilerince sanık ...'un sevk ve idaresindeki 33 ACV 32 plakalı tankerin durumundan şüphelenilerek durdurulduğu, sanığa araçta ne olduğunun sorulması üzerine motorin olduğunu ve fatura ile belgesinin bulunmadığını beyan etmesi üzerine araçta bulunan motorinin ulusal marker denetimi yapıldığında geçersiz sonuç vermesi sonucu 3.430 kg (4.000 litre) white spirite ve yağ içeren karışımlı ürün ele geçirilen olayda, sanığın aşamalardaki beyanında araçta şoförlük yaptığını ve ele geçen akaryakıtla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği gözetildiğinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 271 inci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasında hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceğini, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir. Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Dosya kapsamına göre; Sulh Ceza Mahkemesinden alınan arama kararı olmadığı gibi, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanık aşamalardaki savunmalarında araçta şoförlük yaptığını ve ele geçen akaryakıtla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiş olup usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek, sanığın beraati yerine yazılı gerekçeyle mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR A. Şikâyetçi Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle şikâyetçi Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.02.2024 tarihinde karar verildi.