4. Hukuk Dairesi 2022/15688 E. , 2024/2658 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/460 E., 2022/126 K. DAVALILAR : 1-Zurich Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2-... 3-... DAVA TARİHİ : 27.10.2009 HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına/Kısmen Kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkeme…
**4. Hukuk Dairesi 2022/15688 E. , 2024/2658 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/460 E., 2022/126 K. DAVALILAR : 1-Zurich Sigorta A.Ş. vekili Avukat ... 2-... 3-... DAVA TARİHİ : 27.10.2009 HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına/Kısmen Kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; bedensel zarara yönelik maddi tazminat davasının açılmamış sayılmasına, hasara ilişkin maddi tazminat davasının kısmen kabulüne, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... şirketi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 16.05.2009 tarihinde, davalıların işleten, sürücü ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısı oldukları aracın, davacının idaresindeki motosiklete çarparak maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasına sebebiyet verdiğini ve davalı sürücünün % 100 oranında kusurlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 28.000,00 TL hasar bedeli ile 5.000,00 TL yaralanmadan kaynaklanan maddi ve 50.000,00 TL manevi (sigorta şirketi hariç olmak üzere) tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama aşamasında bedensel zarar için talep edilen tazminatı atiye bırakmıştır. II. CEVAP Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin sorumluluğunun poliçede belirtilen limitler ile sınırlı olduğunu, davacının taleplerinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu' nun 104 üncü maddesi uyarınca teminat dışı olduğunu, bu madde uyarınca motorlu araçlarla ilgili mesleki faaliyette bulunan teşebbüslerin sahibi gözetim, onarım, bakım, alım, satım, araçla değişiklik yapması amacı ile veya benzeri bir amaçla kendisine bırakılan bir motorlu aracın sebep olduğu zararlardan dolayı; işleten gibi sorumlu olacağını, aracın işleteni ve araç için zorunlu mali sorumluluk sigortası yapan sigortacının bu zarardan sorumlu olmadığını, dava konusu olayda da müvekkili şirketin sigortalısı, araç sahibi ...' ın aracını, diğer davalı şirkette vale olarak çalışan davalı ...'e otoparka çekilmek üzere teslim ettiğini ve kazanın vale tarafından gerçekleştirildiğini, dolayısıyla söz konusu kazadan sigorta şirketinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; kaza tarihinde davalı...Gece Kulübünde vale şoför olarak çalıştığını, davalı ...'a ait aracı Trafik Vakfına ait otoparka çekmek için aldığını, Kuruçeşmeden Ortaköy istikametine doğru nizami olarak hareket ettiğini, kazanın davacının kullandığı motosikletin hızı nedeniyle oluştuğunu, davacının kusur oranının kendisinden daha fazla olduğunu, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminatın yüksek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Eksen Turistik İşletmeleri Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; huzurdaki davada davalı sıfatı bulunmadığını, zira davaya konu kazaya sebebiyet verdiği tespit edilen kişinin şirket çalışanı olmadığını, davacının kaza sonrası başını vurduğu ve epilepsi hastalığına yakalandığının belgelerle ispatlanması gerektiğini, davacının bu kazadan dolayı % 40 çalışma gücünü kaybettiğine ilişkin iddiasının mesnetsiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait aracın kazaya karışması sonucu davacı yanın yaralanması nedeniyle huzurdaki davanın açıldığını, müvekkiline ait aracın trafik sigortacısı diğer davalılardan Zurih Sigorta A.Ş. olup yapılan trafik sigortası nedeniyle 3. kişilere verilen maddi zararlardan sigortacının sorumlu olduğunu, davacı yanın maluliyet oranının tam teşekküllü bir devlet hastanesinde tespit edilmesi gerektiğini, manevi tazminata hükmedilirken bu tazminatın zenginleşmeye yol açmayacak bir miktarda olması gerektiğinin gözetilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2014 tarihli ve 2009/272 Esas, 2014/566 Karar sayılı kararıyla; "...davalı sürücünün kusurlu olduğu tespit edilmiştir; Borçlar Kanunu'nun bedensel zarar başlıklı 54. maddesinde aynen;’ bedensel bir zarara uğrayan kimsenin çalışamaması sonucunda ileride iktisaden maruz kalacağı mahrumiyetten doğan zararın bütün masraflarını isteyebilir. Davacının trafik kazası sonucu, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 31.05.2013 tarih ve 6173 sayılı yazısına göre rapor düzenlenmesi için gerekli olan tıbbi belge, evrak, grafi ve CD, krantal BT tetkiki, klinik muayene değerlendirilmesinin yapılması gerektiğinin bildirildiği, Adli Tıp Kurumunun bu yazısı üzerine davacının bedensel zararın giderilmesi için açmış olduğu Maddi Tazminat davasının geri aldığı, buna karşılık Mahkememizce davanın hiç açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacının uğradığı cismani zarar dolayısıyla uğradığı maddi zararın giderilmesi için, BK. un 49. Maddesi gereğince malvarlığında meydana gelen eksilmeyi talep edebilecektir. Olay nedeniyle, davacı aracının uğramış olduğu maddi zararın karşılanmasını talep etmiştir; Aracın zararın hesaplaması sırasında yukarıda kusur oranlarını tespit eden bilirkişinin raporuna göre trafik kazasına neden olan sigortalısı 34 MIS 03 plakalı aracının sürücüsü davalının % 100 kusurlu olduğu, zarar görenlerin müterafik kusuru bulunmadığı, tüm delillerin ışığında kaza tespit tutanağı esas olmak üzere dosya...resen bilirkişi olarak seçilerek, maddi zarar ile kusur oranların tespiti istenmiştir; Bilirkişinin 16.09.2014 tarihli Raporu ile;…….sorumlu oldukları belirlenmiştir; O halde, BK.un 61 nci maddesine göre davalılar müştereken ve müteselsilen sorumludurlar, 2918 Sayılı Yasanın 20.maddesine göre aynı yasanın 85.maddesi gereğince aracın işleteni olan ... işleteni olarak, aracın sürücüsü ... BK un 49 .maddesi gereğince haksız fiil hükümlerinden; zorunlu mali mesuliyet(trafik sig kaza tarihi itibariyle davalı ... 2918 Sayılı Yasanın 91.maddesi gereğince davalı ... şirketi( poliçe kapsamında olmak üzere) ; vale olan sürücünün işvereni Sorti Gece Kulübü BK. un 66.maddesine göre, 2918 Sayılı Yasanın 91.maddesi gereğince araçta meydana maddi zararı BK. un 51-52.maddesi( 818 S BK 43-44 maddesi) gereğince trafik kazasına karışan araçların sürücülerinin kusur oranlarının tespiti ile dosyaya sunulan belge, sigorta ekspertiz raporu, bilirkişi raporu olmak üzere Maddi tazminattan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları tüm dosya kapsamındaki delillerin değerlendirilmesi ile anlaşılmıştır; BK. un 66. maddesine göre, adam çalıştıranın sorumluluğu için adam çalıştırma ilişkisi ile çalıştırılanın, hizmetini yerine getirirken hukuka aykırı bir eylemle zarar vermesi unsurlarının gerçekleşmesi zorunludur. O halde, davalı Sorti Gece Kulübü şirket ile sürücü arasında adam çalıştırma ilişkisinin gerçekleşip, gerçekleşmediğinin üzerinde durulmalıdır; Gece Kulübüne gelen müşterilere araçların park ve güvenliğini sağlamak işini üstlenen davalının bu hizmetini yerine getiren ve vale olan sürücüsü olarak ...‘in adam çalıştırılanıdır, adam çalıştıran ile çalışan arasında tabiiyet unsurunun bulunmasıdır; Bundan amaç istihdam edilenin adam çalıştıranın buyruğu altında olması, onun gözetiminde iş yapması ve onun talimatlarına bağlı bulunmasıdır, bu tüm belirtilen hususlar somut olayların gerçekleştiği, bunun yanı sıra, adam çalıştıran talimat vermede özen, gözetimde özen kurtuluş kanıtını ileri süremediği, bu bağlamda ceza mahkemesinde belirlenen bilirkişi raporu doğrultusunda her iki davalının sorumluluğu değerlendirilmiştir. Bu nedenle, aşağıdaki hükmün tesis edilmesi gerekmiştir." gerekçesi ile; davacının bedensel zararı yönünden tazminat talebinin atiye bırakılmasıyla bu yöndeki tazminat davası ile ilgili olmak üzere dosyanın işlemden kaldırılmasına, davacının maddi zarar yönündeki tazminat talebinin kısmen kabulüne, 21.784,00 TL' nin davalı ...Ş.'den sadece poliçe limiti 12.500,00 TL olmak üzere, davalılardan sigorta şirketi yönünden 02.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile diğer davalılar yönünden olay tarihi 16.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istenen miktarın reddine, manevi tazminat davasının kısmen kabulüne, 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ..., ...,...Gece Kulübü İşletmecisi-Eksen Turistlik Ltd. Şti.' den olay tarihi 16.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla istenen miktarın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 14.05.2018 tarihli 2015/9763 Esas 2018/5007 Karar sayılı ilamı ile, "...Dava trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlenderilmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacı vekili tarafından, müvekkilinin kaza nedeni ile epilepsi hastası olduğu, % 40 oranında maluliyetinin bulunduğu iddia edilmekte ve Tekirdağ Devlet Hastanesinin 18.09.2009 tarihli özürlü sağlık kurulu raporu sunulmakta olup, davacı lehine hükmedilecek manevi tazminat miktarının belirlenmesi bakımından davacı iddialarının araştırılması gereklidir. Bu halde mahkemece, davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyetinin bulunup bulunmadığı, var ise oranının belirlenmesi için, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak, oluşturulacak uzman doktor heyetinden, var ise kaza öncesi tedavi evrakları da incelenmek suretiyle haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak maluliyet oranı belirlenmeli ve sonucuna göre uygun bir manevi tazminata hükmedilmelidir. 3-Davalılara ait sigortalı aracın hususi araç olduğu anlaşılmakla, davalı ... şirketi aleyhine avans faizine hükmedilmesi doğru değildir. 4-Davacı vekili tarafından temyiz aşamasında davalılardan Eksen Turistik İşletmeleri Ltd.Şti. yönünden davadan feragat ettikleri bildirilmekle, bu hususun değerlendirilerek bir karar verilmek üzere de kararın bozulması gerekmiştir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak maluliyet oranının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu' ndan rapor alınmış ve ".. mahkememizce Yargıtay bozma ilamına uyularak adli tıp kurumunda rapor alınmasına karar verilmiş ve raporda geçici işgöremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği ve geçici iş göremezlik süresi içerisinde başka birisinin yardımına gereksinim duymayacağı aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığının mütalaa edildiği belirtilmiş olup davacı vekilince 03.03.2015 tarihli dilekçe ile davalılardan Eksen Turistik İşletmeleri AŞ hakkındaki davadan feragat edildiğinden bu davalı hakkındaki dava dosyadan tefrik edilerek mahkememizin yeni esasına kaydedilmiş feragat talebi değerlendirilmekle 23.09.2014 tarihli duruşmadaki beyanında; Bedensel zarar için talep ettikleri tazminatı atiye terk ettiklerini ve bu talepleri yönünden davayı takip etmediklerini motor ile ilgili hasarlarının giderilmesini istediklerini bu yönden maddi tazminat taleplerinin ve manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini beyan etmiş olup davacının bedensel zararına yönelik tazminat talebi yönünden davanın açılmamış sayılmasına davacı maddi tazminat talebi yönünden motor hasarına yönelik talebinin devam ettiği ve bu talebin değerlendirilmesini istemekle dosyada mevcut bilirkişi raporunda davacının zararının 21.784 TL olduğu belirtilmiş olmakla dosyadaki mevcut raporda hasarın ayrıntılı olarak açıklanıp buna göre miktarın belirlendiği ve raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu ve bu bedelin 12.500 TL sinden poliçe kapsamındaki sorumluluk limitiyle sorumlu olduğundan bu miktardan sigorta şirketinin sorumlu olması kaydıyla kusurlu aracın davalı ... a ait olup diğer davalının sevk ve idaresindeyken kazanın meydana geldiği anlaşılmakla hasardan sigorta şirketinin 12.500 TL sinden müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacı tarafından manevi tazminat talebinde bulunulmakla TBK'nin manevi tazminat başlıklı 56.md'de "Hakim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Ağır bedensel zarar veya ölüm halinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebilir." hükmüne yer verilmiş olmakla manevi tazminat isteyebilmek için hukuka aykırı bir biçimde zarara veya ölüme neden olunacağı, zarar ile eylem arasında nedensellik bağının olması gerektiği, zarar verenin az çok kusurlu olup sorumluluğu gerektiren koşulların oluşması, eylem veya olayın ruhsal sarsıntı ve sinir bozukluğu yaratmış olması gerekip dosyadaki kusur raporu değerlendirildiğinde davacının fiziksel kişilik değerlerinin etkilenmiş olmasının olayın olağan sonucu olduğu ve manevi tazminatın hukuka aykırı bir eylem veya olay sonucu bedensel zarara uğrayan ve ruhsal sarsıntı geçiren kişilerin acı ve üzüntü duymaları ve bu acı ve üzüntünün giderilmesi gerekip TBK 56/1. Maddesine göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarının adalete uygun olması, verilecek tazminatın manevi huzuru sağlayıcı miktarda olması gerekip karşı taraf için ceza olmayıp davacı tarafı da zenginleştirici miktarda olmaması gerektiği, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, kusur durumu da değerlendirilerek davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile davacının bedensel zararına yönelik tazminat talebi yönünden açılan davanın açılmamış sayılmasına, davacının maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 21.784,00 TL nin davalı ... şirketinin 12.500,00 TL sinden sorumlu olmak üzere davalılardan sigorta şirketi yönünden 02.11.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılar yönünden olay tarihi olan 16.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazla talebin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'dan olay tarihi 16.05.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; bozma sonrası verilen kararda davalı ... şirketi yönünden maddi tazminat için iki defa vekalet ücretine hükmedildiğini, sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olarak maddi tazminat talep edildiğini, reddedilen kısım olmadığından maddi tazminat yönünden vekalet ücretine karar verilemeyeceğini, sigorta şirketinden manevi tazminat talep edilmediğini, bu nedenle manevi tazminat yönünden de davalı ... şirketi vekili lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini, bu nedenle kesinleşen önceki karardaki vekalet ücretlerine hükmedilmesi gerektiğini, maddi tazminat yönünden reddedilen kısım olduğu kabul edilse dahi reddedilen kısım üzerinden belirlenen vekalet ücreti miktarının da hatalı olduğunu, bozmadan sonra yapılan temyiz giderlerinin yargılama giderlerine eklenmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili; mesleki faaliyet nedeniyle bırakılan aracın sebep olduğu kazada sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını, sigorta şirketinden manevi tazminat istenmediğinden kabul edilen manevi tazminat yönünden hükmedilen vekalet ücretinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, bu hususun kararda açıkça belirtilmesi gerektiğini, sigorta şirketinin hükmedilen maddi tazminattan sorumluluğunun sınırlı olduğunu, bu oranda yargılama giderlerinden sorumlu olması gerekirken yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından zorunlu mali mesuliyet sigortası yapılan aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan sürücünün bedensel zarar ile araçta oluşan hasar bedeli ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Davacı taraf davalı ... şirketini hasar bedeli yönünden sigorta limiti ile sınırlı olarak dava etmiş, hasar bedeli limit üzerinde çıkınca sigorta şirketi limit 12.500,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuş, davalı ... şirketi yönünden reddedilen bir miktar olmadığından sigorta şirketi lehine bu kalem nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır. 3.Davalı ... şirketinin diğer temyiz itirazlarına gelince; a. Davalı ... şirketinin maddi tazminattan sorumluluğu sigorta limiti olan 12.500,00 TL ile sınırlı olarak kabul edilmiştir. Bu durumda davalı ... şirketi yargılama giderlerinden de kabul edilen bu miktar ile orantılı ve sınırlı olarak sorumlu tutulmalıdır. b. Yine sigorta şirketinden manevi tazminat talep edilmemiş olup, reddedilen manevi tazminat yönünden davalı ... şirketi aleyhine vekalet ücretine hükmedilemeyecektir. Bu bakımdan hüküm fıkrasının 6. bendinin açık olmaması ve infazda tereddüt yaratacağı gözetilerek bu bentteki davalılar ibaresinin sigorta şirketi dışındaki davalılar şeklinde açıkça yazılması gerekir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen geçici madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI.KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekillinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün sekizinci bendinin hükümden çıkarılmasına, değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile altıncı bentteki "davalılardan" ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "davalılar ... ve ...' dan" ibaresinin yazılmasına, onuncu bentteki "723,10 TL yargılama giderinin" ibaresinden sonra gelmek üzere "sigorta şirketi yargılama giderlerinin 284,40 TL'sinden sorumlu olacak şekilde" ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.