1. Hukuk Dairesi 2007/9518 E. , 2007/10862 K. "" MAHKEMESİ : AKŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2004 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden davalı adına olan 100 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline ve terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 11.800 m2 lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen ka…
**1. Hukuk Dairesi 2007/9518 E. , 2007/10862 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : AKŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 12/07/2004 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden davalı adına olan 100 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek tapu kaydının iptaline ve terkinine karar verilmesini istemiştir. Davalı, davaya yanıt vermemiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazın 11.800 m2 lik kısmının kıyı kenar çizgisi içinde kaldığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi ...raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. -KARAR- Dava, 3621 Sayılı Yasa’dan kaynaklanan tapu iptali ve taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 100 parsel sayılı taşınmazın kabul kapsamında kalan bölümünün 28.11.1997 tarih, 5/3 Sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı uyarınca belirlenen kıyı-kenar çizgisine göre, tanımı aynı Yasa’nın 4. maddesinde yapılan “kıyı”da kaldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla iç hukuk yönünden, gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır. (Anayasa Md. 35/1, AİHS Ek Prot. 1-1). Türk Medeni Yasasının 683. maddesinde de bir şeye malik olan kimsenin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi belirtilmiş, malikin malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız el atmanın önlenmesini de dava konusu edebileceği hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 28.11.1997 tarih 5/3 Sayılı Kararında da ifade edildiği gibi, kıyılar doğal nitelikleri itibariyle herkesin kullanımına açık, diğer taraftan da bu nitelikleri nedeniyle özel mülkiyet alanı dışında ve özel mülkiyete konu olamayacak yerlerdir. Kıyılar, herhangi bir tahsis işlemine gerek olmaksızın doğrudan doğruya herkesin serbestçe yararlanmasına sunulmuş sahipsiz kamu mallarıdır. Bunun sonucu; kıyının zamanaşımı yoluyla kazanılması, tapu sicili hükümlerine bağlı tutulması, haczedilmesi mümkün değildir. Kıyılar, bu özelliklerinden dolayı Anayasanın 43.maddesinde ayrı bir bölümde düzenlenmiş, düzenlemede yukarıda sayılan nitelikler vurgulanmıştır.