11. Ceza Dairesi 2023/568 E. , 2023/5798 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1993 E., 2022/1548 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/1993 Esas, 2022/1548 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5…
**11. Ceza Dairesi 2023/568 E. , 2023/5798 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1993 E., 2022/1548 K. TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, esastan ret Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/1993 Esas, 2022/1548 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası; özel belgede sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına ilişkin mahkumiyet hükümlere konu cezaların türü ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu karara yönelik temyizin niteliği karşısında; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçların, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümlerin temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Temyizin kapsamına göre; 1.Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının, 13.12.2017 tarihli ve 2017/12119 Soruşturma, 2017/4194 Esas, 2017/766 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından yargılama yapılmak üzere sanık hakkında Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/84 Esas sayılı dosyasından kamu davası açılmıştır. 2. Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.07.2020 tarihli ve 2020/8262 Soruşturma, 2020/2049 Esas, 2020/1420 numaralı iddianamesiyle sanık hakkında, özel belgede sahtecilik suçundan yargılama yapılmak üzere Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2020/253 Esas sayılı dosyasından kamu davası açılmıştır. 3. Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2019/84 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a.)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.)Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 4. Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.04.2021 tarihli ve 2019/84 Esas, 2021/154 Karar sayılı kararının, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 02.03.2022 tarihli ve 2021/1640 Esas, 2022/228 Karar sayılı kararı ile "...Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/253 Esas sayılı dava dosyasına konu belgenin Ağır Ceza Mahkemesinde yargılaması yapılan suça konu çekin ve ... arasındaki hukuki ilişkinin dayanağı durumunda olması nedeniyle her iki dava dosyasının birleştirilmesinden sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunan dava dosyaları birleştirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 5. Sivas 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.03.2022 tarihli ve 2020/253 Esas, 2022/164 Karar sayılı kararı ile "...Mahkemenin 2020/253 Esas sayılı dosyasındaki sanıkların Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/109 Esas sayılı dosyasında yargılandıkları, iddia konusu olaylar arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdirinde davaların birlikte görülmesinin faydalı olacağı, delillerin bir seferde toplanıp bir bütün halinde değerlendirilmesinin usul ekonomisi ilkesi ve adil yargılanma hakkının da bir gereği olduğu kanaatine varıldığından, mahkemenin 2020/253 Esas sayılı dosyası ile Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/109 Esas sayılı dava dosyalarının 5271 sayılı Kanun'un 8-10 uncu maddeleri gereğince birleştirilmesine, davanın yüksek görevli mahkeme olan Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/109 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine..." karar verilmiştir. 6. Bozma ve birleştirme kararı üzerine, Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.09.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında; a.)Resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 204 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, b.)Özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, c.)Nitelikli dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 158 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl hapis ve 60.000.TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 7.Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.09.2022 tarihli ve 2022/109 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararının, sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/1993 Esas, 2022/1548 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. 8.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.01.2023 tarihli ve 2022/163237 nolu ret ve esastan ret isteyen görüşlü tebliğnamesi ile dava dosyası Dairemize tevdii edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiilerinin temyiz isteği; yerel mahkeme kararının gerekçesiz olmasına, davaya konu senedin borçlusu olan ...'nun, senedin tanzim tarihine yakın tarihteki 12 adet resmi kurumlarda şahsi işlemleri nedeniyle imzasının yer aldığı evraka ilişkin olan inceleme yapılmadan ve Adli Tıp Kurumundan bilirkişi raporu dahi alınmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğine, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine, delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, 5237 sayılı Kanun'un 159 uncu maddesinin tartışılmamış olmasına, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı ve 207 nci maddelerine aykırı işlem yapılarak, Av. ...'ın katılan ... vekili olduğu bir dönemde sanıklar müdafiisi olarak görev yaparak, sanık ...'ın savunmasında zaafiyet oluşmasına sebebiyet verdiğine ve fazla ceza tayinine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Hakkında 24.02.2022 tarihinde vefat etmesi sebebi ile düşme kararı verilen temyiz dışı sanık ...'ın, suça konu 01.06.2002 düzenleme ve 01.06.2015 ödeme tarihli, 650.000 USD bedelli, borçlusu 28.02.2019 tarihinde vefat eden ... olarak gözüken bonoyu tahsil etmek amacıyla 06.12.2016 tarihinde Sivas 2. İcra Müdürlüğünün 2016/14723 Esas sayılı dosyasında vekili vasıtasıyla icra takibine koyduğu, senedin tahsili için haciz işlemleri yaptırıldığında borçlu ... mirasçılarının senetten haberlerinin olduğu, yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturmada, Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 22.06.2017 tarihli uzmanlık raporuna göre, senetteki borçlu imzasının ... elinden çıkmayıp adı geçenin hakiki imzaları model alınmak suretiyle takliden atılmış sahte imzalar olduğunun, ayrıca senetteki yazı ve rakamların sanık ...'ın oğlu olan diğer sanık ...'ın eli ürünü olduğu kanaatinin bildirildiği, bu surette sanığın iştirak halinde nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediğinden bahisle hakkında kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında özetle, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, mağdur ...'nun babası ...'in gayri resmi ortağı olduğunu, 1977 yılından bu yana inşaat, taahhüt ve demir çelik işletmelerinde birlikte her türlü iş yaptıklarını, suça konu senedi ...'nun babası ile 1977-2002 yılları arasında çalıştıkları süre içerisinde kazançların ortak olduğu zaman diliminde babasından aldığı paralarda dahil olmak üzere borçları için verdiğini, senedin alacaklı, borçlu kısmını, tarihleri, tutar kısmını ...'nun beyanı doğrultusunda kendisinin doldurduğunu, ancak senet verildiğinde borçlu imzasının atılmış olduğunu ancak bu imzanın ... tarafından atıldığını görmediğini savunmuştur. 3. 24.02.2022 tarihinde vefat eden temyiz dışı sanık ... aşamalarda alınan savunmalarında özetle, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, mağdur ...'yu çocukluğundan beri tanıdığını, kendisinin yakın arkadaşı olduğunu, Divriği ilçesinde 1977 yılında müteahhitlik yapmaya başladığını, kendisinin de maddi olarak destek verdiğini ve aralarında herhangi bir resmi belgeye dayanmayan güven ortaklığı oluştuğunu, 1977 yılından 2002 yılına kadar ...'ya ara ara maddi destekte bulunduğunu, bu süreçte biriken borçlarına karşılık suça konu borçlu imzası doldurulmuş senedin geri kalan kısımlarının doldurulması için oğlu ...'e verdiğini, onun da mağdurun beyanı doğrultusunda senedin boş kısımlarını doldurduğunu, ayrıca buna ilişkin aralarında yazılı bir sözleşmede düzenlediklerini, senede konu borç ödemeyince icra takibine koyduğunu savunmuş; "Ali Osman Kırksekizle Ortak Yaptığımız İşler Ve Hesabımız" başlıklı, 01.06.2002 tarihli, altında ... kaşesi ve imzası bulunan, daktilo ile tanzim edilmiş evrak dosyaya sunulmuş; sunulmuş olan senedin sahte olduğu iddia edilerek suç duyurusunda bulunulduğundan, belgeye ilişkin olarak Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 18.08.2019 tarihli uzmanlık raporuna göre; tetkike konu belge üzerindeki imzanın ... elinden çıktığının bildirildiği, yine Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi Adli Belge İnceleme Şubesince düzenlenen 22.06.2020 tarihli raporda; son üç satırı oluşturan "Millipiyangodan Ali Osmana ..." ifadesi ile başlayıp "... senet verilmiştir. 001.06.2002" ifadeleri ile biten yazıların sonradan sıkıştırılarak ilave edilmiş oldukları yönünde kanaat bildirildiği, bu belgeye istinaden sanık ... ile temyiz dışı sanık ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan kamu davası açıldığı; yapılan yargılama sonucunda sanık ... hakkında mahkumiyet, sanık ... hakkında vefat nedeniyle düşme kararı verilmiş olduğu tespit edilmiştir. 4. Mağdur ...'nun yargılama aşamasında 28.02.2019 tarihinde vefat ettiği, öncesinde de demans hastası olması nedeniyle İstanbul 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 09.04.2015 tarihli ve 2015/148 Esas, 2015/281 Karar sayılı kararı ile 4721 sayılı Kanun'un 405 inci maddesi uyarınca kısıtlandığı, bu nedenle aşamalarda beyanının alınamadığı, kendisine vasi olarak eşi ...'nun atandığı, geriye eşi ... ile kızları Işıl ve Selmin Hamulu'nun mirasçı olarak kaldıkları tespit edilmiştir. 5. Katılan ... aşamalarda alınan beyanlarında özetle, eşi ...'nun 10 seneye yakın demans hastası olması nedeniyle kısıtlandığını ve kendisinin vasi olarak atandığını, eşinin banka ödemelerini takip ettiği sırada telefonuna gelen mesaj ile senetten haberinin olduğunu, icra takibinin usulsüz kesinleştirildiğini, senet üzerindeki imzanın eşine ait olmadığını, konu ile ilgili olarak menfi tespit davası açtıklarını beyan etmiş; diğer katılanlar Işıl ve Selmin Hamulu ise alınan beyanlarında, babasının yanında çalışan ... ve babası ...'in babalarının rahatsızlığını fırsat bilerek malına mülküne konmak için 2016 Aralık ayında sahte bir seneti icraya koyduklarını, tüm malvarlığına haciz konulduğundan mali açıdan zor duruma düştüklerini beyan etmişlerdir. 6. Tanıklar Mustafa Yurdasever ile Hakan Yeşilyurt alınan anlatımlarında, sanıkların kayınpederleri olan İbrahim'in eski çalışanları olduklarını, sanıklar ile ... arasında bir alacak-borç ilişkisi bulunmadığını; tanık ... ise, vefat eden abisi Şahap Gültekin'in yaklaşık 25 yıl mağdur ...'in muhasebesini tuttuğunu, Divriği ilçesinde bulunan söz konusu iş yeriyle ilgili sanıklar ile mağdurun bir ortaklıklarının bulunup bulunmadığına dair bilgisinin bulunmadığını, iş yerinde işlerin mağdur ... ile sanık ... tarafından birlikte yürütüldüğünü beyan etmişlerdir. 7. Suça konu senet ile ilgili olarak, Kayseri Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünden alınan 22.06.2017 tarihli uzmanlık raporuna göre; tetkike konu senet üzerindeki tanzim yazı ve rakamlarının ... eli ürünü olduğu, tetkike konu senedin ödeyecek bölümünde ... adına atılı bulunan borçlu imzalarının, mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... elinden çıkmayıp, adı geçenin hakiki imzaları model alınmak suretiyle adına takliden atılmış sahte imzalar olduğu, inceleme konusu borçlu imzalarının mevcut mukayese imzalarına kıyasen ... ve ...'in ellerinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte, uygun karakteristik bulgular tespit edilemediğinin anlaşıldığının bildirildiği rapor edilmiştir. 8. Mahkemesince, 22.06.2017 tarihli uzmanlık raporuna göre senetteki ... adına atılan imzaların sahte imzalar olduğu yönündeki tespit, sanık ... tarafından ibraz edilen ve senede dayanak olarak gösterilen belgeye ilişkin adli tıp kurumundan alınan raporda son üç satırı oluşturan yazıların sonradan sıkıştırılarak ilave edilmiş olduklarının tespit edilmiş olması karşısında, suça konu senedin ve belgenin sahte olarak oluşturulduğu anlaşıldığından, suç ve cezadan kurtulmaya yönelik sanık savunmasına itibar edilmeyerek sanığın üzerine atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu kabul edilerek mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince verilen hükme karşı istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Resmi Belgede Sahtecilik ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık müdafiilerinin resmi belgede sahtecilik ve özel belgede sahtecilik suçlarına yönelik temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1. Gerekçe Yönünden Sanık hakkında mahkumiyet hükmü verilirken yeterli ve hukuka uygun gerekçe belirtildiği anlaşılmakla, sanık müdafiilerinin kararın gerekçesiz olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Sübut, Suçun Unsurları ve Eksik İnceleme Yönünden Sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'ın suçtan kurtulmaya yönelik soyut savunmaları, tanıklar ve katılanların oluşa ve dosya kapsamına uygun tutarlı beyanları, alınan uzmanlık ve adli tıp raporları ve dosya kapsamında toplanan diğer delillere göre; baba-oğul olan sanıkların mağdur ... adına düzenledikleri sahte senedi icra takibine koyup, haksız menfaat temin etmek suretiyle yüklenen suçu işlediği anlaşılmakla, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Teşebbüs Yönünden Sanık ... tarafından borçlu ... aleyhine Sivas 2. İcra Müdürlüğü'nün 2016/14723 Esas sayısı ile başlatılan icra takip dosyasında, mağdurun menkulleri ile bankadaki hesapları üzerine haciz işlemi tatbik edilmiş olduğu, dolayısıyla suçun tamamlanmış olduğu anlaşılmakla, teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4.5237 Sayılı Kanun'un 159 uncu Maddesinin Tartışılması Gerektiği Yönünden Sanığın, borçlu ...'dan alacağı olduğunu kanıtlayamaması, 2002 yılında düzenlenmiş, 2015 yılı ödeme tarihi olarak kararlaştırılmış, hiçbir şekilde yıllarca yasal yollara başvurmaksızın, borçlunun hastalanıp kısıtlanmasından sonra 2016 yılında hileli hareketlerle alacağın tahsil yoluna gidilmesinin gerçeklikle bağdaşmadığı ve tüm dosya kapsamınından anlaşılacağı üzere taraflar arasında alacak-verecek hususunun uyuşmazlık konusu olduğu, bu nedenle sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, 5237 sayılı Kanun'un 159 uncu maddesinde düzenlenen suçun yasal unsurlarının oluşturmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 159 uncu maddesi hükümlerinin tartışılması gerektiğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 5. Fazla Ceza Tayini Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinde yer verilen, suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zararın ağırlığı gibi ölçütler ile aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen cezada orantılılık ilkesi dikkate alınarak sanık hakkında belirlenen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 6. Diğer Temyiz Sebepleri Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemle uyan suçun vasfı ile yaptırımının doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR A.Resmi Belgede Sahtecilik ve Özel Belgede Sahtecilik Suçlarından Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) nolu alt başlığında açıklanan nedenlerle, sanık müdafiilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) nolu alt başlığında açıklanan nedenlerle Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 09.11.2022 tarihli ve 2022/1993 Esas ve 2022/1548 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.07.2023 tarihinde karar verildi.