20. Hukuk Dairesi 2013/9695 E. , 2014/1664 K. "" MAHKEMESİ : Ordu Kadastro Mahkemesi TARİHİ : 03/07/2013 NUMARASI : 2011/43 - 2013/126 Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında .. Köyü 136 ada 63 parsel sayılı 1…
**20. Hukuk Dairesi 2013/9695 E. , 2014/1664 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ordu Kadastro Mahkemesi TARİHİ : 03/07/2013 NUMARASI : 2011/43 - 2013/126 Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında .. Köyü 136 ada 63 parsel sayılı 16.334,66 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1981 tarih ve 64 sıra numaralı tapu kaydı uygulanarak fındık bahçesi ve ağaçlık niteliği ile davalılar Kamil çocukları A.. Ç.. ve H.. Ç.. adlarına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın kadastro tesbitinin iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, A.. Ç.. mirasçılarından M.. Ç.. ve H.. Ç.. mirasçılarından K.. Ç.. tarafından temyiz edilmekle; hüküm, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.01.2011 gün ve 13755-817 sayılı bozulmuştur. Hükmüne uyulan bozma kararında özetle: [Davalı M.. Ç.. ve H.. Ç..’ın dosyaya sundukları 20.4.2010 tarihli aile nüfus kayıt tablolarından Kamil oğlu A.. Ç..’ın temyize konu davanın açıldığı tarihten önce 13.11.2001 tarihinde, H.. Ç..’ın ise 1.10.1991 tarihinde ölmüş oldukları anlaşılmaktadır. Ancak, mahkemece davalılara çıkarılan dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyeler “muhatabın şehire gittiğinden 2 nolu ihbar kapısına asılarak komşusu H.. A..’a haber verildi, evrak köy azasına teslim edildi” yönündeki açıklama ile 7201 sayılı Tebligat Kanununu ve Tüzüğüne aykırı olarak tebliğ edilmiştir. Kadastro mahkemelerinde ölü kişi aleyhine dava açılabilmekte ise de 3402 sayılı Kanunun 28/1. maddesinin son cümlesi uyarınca kadastro hâkimi, duruşma gününü taraflara Tebligat Kanunu hükümlerine göre re'sen tebliğ eder, tebligat giderleri ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanır. Bu nedenle, ölü kişinin tüm mirasçılarına dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, delil ve belgeleri istenerek yargılama yapılıp sonuçlandırılması gerekirken davalıların mirasçılarının yokluğunda yargılama yapılıp yazılı şekilde sonuçlandırılması doğru değildir. Ayrıca, yasal ayrıcalıklar dışında yargılamayı yürüten hâkim davanın taraflarını dinlemeden veya iddia ve savunmalarını yapmak üzere kanunî şekil ve şartlara göre çağırmadan, delilleri toplayıp hüküm veremez (Anayasanın 36. ve H.U.M.K’nın 73. maddeleri).] denilmiştir.