11. Ceza Dairesi 2023/1064 E. , 2024/1179 K. B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/506 E., 2021/685 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 i…
**11. Ceza Dairesi 2023/1064 E. , 2024/1179 K.** **"İçtihat Metni"** B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/506 E., 2021/685 K. SUÇ : Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.01.2015 tarihli ve 2014/432 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan 7.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Kararın sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (8). Ceza Dairesinin 18.06.2020 tarihli ve 2018/9864 Esas, 2020/13706 Karar sayılı kararı ile suç vasfı açısından eksik araştırma sonucu hüküm verilmesi, kabule göre de infazda, yetkiyi kısıtlayacak şekilde hapisten çevrili adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapis cezasının infazına karar verileceğinin belirtilmesi sebebiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. 3. Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2020/506 Esas, 2021/685 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan, 2 ay15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre infazı ile infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi; tekerrür uygulamasının hatalı olduğuna, kazanılmış hak ilkesinin ihlal edildiğine, suçun basit yargılama usulü kapsamında olduğuna, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde işlenen dolandırıcılık suçuna ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında kolluk tarafından takibe alınan araç durdurulduğunda araç içindeki sanığın polise mağdura ait nüfus cüzdanını gösterdiği, daha sonra sanığın üst araması sırasında gerçek kimliğini görevlilere verip gerçeği itiraf ettiği, bu suretle sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2. Sanık, mağdurun kimliğini ticari takside bulduğunu, olay günü kendi kimliğiyle aynı yerde olduğundan istem dışı bu kimliği verdiğini, ancak daha sonra görevlilere gerçek kimliğini verdiğini, mağdurun kimliğinde sahtecilik olmadığını, mağdurun resmi olduğundan görevlilere kendisininmiş gibi vermesinin mümkün olmadığını, suç kastı olmadığını beyanla suçlamayı kabul etmemiştir. 3. Uzmanlık raporuna göre suça konu nüfus cüzdanının hakiki olduğu ve tanzimle ilgili unsurlarda ve fotoğrafta tahrifat yapıldığına dair bulgu olmadığının belirlendiği görülmüştür. 4. Olay yakalama, üst arama tutanağına göre, nitelikli dolandırıcılık suçu şüphelilerinin kullandığı tespit edilen araç durdurulduğunda sanığın mağdur adına kimliği ibraz ettiği, üst aramasında ise gerçek kimliğini verdiği, sanığın yanında Şahin Bal ve...isimli kişilerin de yakalandığı anlaşılmıştır. 5. Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.02.2017 tarihli ve 2016/40 Esas, 2017/45 Karar sayılı ilamı ile sanıklar Şahin Bal ve...hakkında dini inanç ve duyguların istismarı suretiyle dolandırıcılık suçundan ceza verildiği, sanık hakkında ise ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği görülmüştür. 6. Mahkemece, sanık hakkında basit yargılama usulü uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek, sanığın beyanına istinaden resmi belge mahiyetinde olan tutanak düzenlenmesi nedeniyle resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçunun oluşması için, failin açıklamaları üzerine yetkili bir kamu görevlisi tarafından resmi bir belgenin düzenlenmesi ve düzenlenen resmi belgenin, beyanın doğruluğunu ispat edici bir güce sahip olması gerekir. Yalan beyanın tek başına kanıtlama gücünün bulunmadığı, bu beyana rağmen görevlinin, beyan edilen hususların doğruluğunu araştırıp da belgeyi sonra düzenlemesinin gerekli olduğu takdirde, belgeye dayanak oluşturan bilgi yalan beyan olmayıp görevlinin araştırması sonucu ulaştığı bilgi olduğundan yine beyan olunan bilgiler, ilgili memur ya da makamın başkaca araştırma yapmasını, belge incelemesini gerektirirse veya yalan beyan üzerine memurun kandırılamaması neticesinde doğru şekilde belge oluşturulması durumunda anılan suç oluşmayacaktır. 2. Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun oluşabilmesi için failin önceden işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılarak soruşturma ve kovuşturma işlemlerinin kimlik bilgileri verilen mağdur hakkında yapılmasına neden olunması gerekmektedir. Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması halinde başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunun unsurları oluşmayacaktır. 3. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) “Kimliği bildirmeme” başlığını taşıyan 40 ncı maddesinin birinci fıkrasında ise “Görevle bağlantılı olarak sorulması halinde kamu görevlisine kimliği veya adresiyle ilgili bilgi vermekten kaçınan veya gerçeğe aykırı beyanda bulunan kişiye, bu görevli tarafından elli Türk Lirası idari para cezası verilir.” hükmünü haiz olup bu kabahat fiili ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'un 206 ncı maddesinde düzenlenen suç arasındaki fark, beyanın resmi belge düzenlenmesi sırasında yapılıp yapılmadığıdır. Kamu görevlisinin, görevi nedeniyle resmi belge düzenlediği sırada yalan beyanda bulunulması halinde 5237 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesi uygulanacaktır. Resmi belge düzenlenmesi sırasında olmayıp da kamu görevinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için, kamu görevlisinin göreviyle bağlantılı olarak sorması ve kişinin kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunması halinde 5326 sayılı Kanun’un 40 ncı maddesinin birinci maddesi uyarınca idari para cezası verilmesi gereklidir. 4.Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın yanındaki iki kişiyle beraber dolandırıcılık suçundan takibe alınması sonrası araçları durdurulduğunda görevlilere önce mağdura ait gerçek kimliği verdiği, üst araması sırasında ise görevlilere gerçek kimliğini verip durumu itiraf ettiği, bundan dolayı mağdur adına herhangi bir resmi belge düzenlenmediği, sanığın 29.04.2014 tarihli olay yakalama, üst arama, rızaen muhafaza altına alma tutanağını gerçek ismiyle imzaladığı anlaşıldığından sanığın eyleminin 5326 sayılı Kanun’un 40 ncı maddesinin birinci fıkrasına uyduğu ve resmi belgede yalan beyan suçunun suçun unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilmeden mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.11.2021 tarihli ve 2020/506 Esas, 2021/685 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, ancak sanığın lehine olan ve eylemine uyan 5326 sayılı Kanun'un 40 ncı maddesinin birinci fıkrasında öngörülen idari para cezasının miktarına göre, aynı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendinde düzenlenen zamanaşımının, eylemin gerçekleştiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5271 sayılı Kanun'un 322 nci ve 5326 sayılı Kanun'un 24 üncü maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün bulunduğundan, 5326 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2024 tarihinde karar verildi.