6. Hukuk Dairesi 2023/1221 E. , 2024/5086 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/153 E., 2022/556 K. KARAR : Kısmen Kabul 1-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.07.2012 tarihli sözleşme ile davalıya ürettikleri malzemeleri teslim ettiklerini, davalı ...'nin sözleşmeye konu malların bedelini iki yıl ödemediğini, bunun üzerine Sivas 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1388 sayılı dosyası ile aleyhinde icra takibi başlattı…
**6. Hukuk Dairesi 2023/1221 E. , 2024/5086 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2022/153 E., 2022/556 K. KARAR : Kısmen Kabul 1-Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 31.07.2012 tarihli sözleşme ile davalıya ürettikleri malzemeleri teslim ettiklerini, davalı ...'nin sözleşmeye konu malların bedelini iki yıl ödemediğini, bunun üzerine Sivas 1. İcra Müdürlüğü'nün 2014/1388 sayılı dosyası ile aleyhinde icra takibi başlattıklarını, davalı borçlunun borca itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, ancak itirazdan yaklaşık bir kaç gün sonra borcu ödediğini, davalının borca itirazının haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek itirazın iptâline, icra dosyasına yapılan 998,00 Türk Lirası masraf, 23.873,76 Türk Lirası olarak talep edilen işlemiş faizin 15.000,00 Türk Lirası asıl alacak ve işlemiş faiz için 15.000,00 Türk Lirası avukatlık ücreti yönlerinden takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2-Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile imzalanan sözleşmenin 12. 2. 3. maddesinde ödemelerin döner sermaye bütçe durumuna göre yapılacağının kararlaştırıldığını ve buna göre ödeme yapıldığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3-Mahkemece, davalı tarafından ödemede bulunduğu gerekçesiyle, dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 4-Bu karara karşı süresinde davacı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi 22.01.2018 tarih, 2016/5185 E. ve 2018/130 K. sayılı ilamı ile, itiraz sonucu takibin durmasından sonra icra dosyası dışında haricen ödeme yapıldığı konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, bu durumda, davaya konu icra takibine davalı/borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptâli yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce bu dosya üzerinde alacaklı istemi yönünden bir işlem yapılamayacağından, icra takip tarihinden itibaren işleyecek faiz ve icra giderleri hakkında sonuç doğuracak şekilde itiraz konusunda yerel mahkemenin bir karar vermesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 5-Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 6-Bu karara karşı süresinde davalı vekilince temyiz yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 31.01.2022 tarih, 2021/3234 E. ve 2022/401 K. sayılı ilamında, alacağın takip tarihinden davalının ödeme yaptığı tarihe kadar işlemiş olan faiz ve masrafları ile hesaplanıp, davalının icra takibinden sonra, ancak davadan önce yapmış olduğu kısmi ödemelerin 818 Sayılı BK'nın 84. ve 6098 sayılı TBK'nın 100. maddesi uyarınca öncelikle takibe konu alacağın faiz ve fer'ilerine mahsup edilmesi suretiyle dava tarihi itibari ile bakiye borç miktarının, diğer bir deyişle davacının ne miktar bakımından dava açmakta hukuki yararının bulunduğu tartışılıp, değerlendirilerek, icra inkâr tazminatı ve vekalet ücreti bakımından ise alacağın tümü üzerinden değil itirazın iptali davasında kabul edilecek miktar üzerinden hesaplanıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 7-Bozmaya uyulduktan sonra, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. 8-a) Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. b) Mahkemece her ne kadar bozma ilamına uyularak hesap yaptırılmış ve karar verilmiş ise de; bulunan asıl alacağa son ödeme tarihi olan 21.04.2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekirken, takip tarihi itibariyle temerrüt faizi işletilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de; yapılan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın HUMK m. 438/7 uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. SONUÇ: Yukarıda (8-a) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz sebeplerinin REDDİNE, (8-b) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile, hüküm fıkrasının 2. Bendindeki "takip tarihinden" ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine "son ödeme tarihi 21.04.2014 tarihinden" ibaresi yazılmak suretiyle kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, dosyanın Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine 24.12.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.