Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkile ait ------ plakalı araca, 13/11/2021 tarihinde dava dışı -----plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu kazanın sonucu düzenlenen kaza tespit tutanağından, ----- raporundan ve-----kayıtlarından da anlaşılacağı üzere ------ plakalı araç sürücüsü asli ve tam kusurlu olduğunu belirterek, şimdilik 100,00 TL hasar bedeli, 472,00 TL ------- hizmet bedeli olmak üzere toplam 572,00 TL’nin davalıdan temerrüt ta
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı ...’nin 25.05.2017 tarihinde yapılan Genel Kurul Toplantısında, şirket faaliyet alanına göre kısmi bölünme ile (Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ... sicil numarasında kayıtlı) ... olarak bölünmesine karar verildiğini, bölünme işleminin tescili için Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne başvurulduğunu, tescil işleminin yapılmadığının haricen öğrenildiğini, ... A.Ş. adına davalıya 01.06.2017 tarih ve ... sayılı yazı gönderilerek, tescil işlemlerinin tamamlanmasının istendiğini, ... adına gönderilen yazıya davalı Müdürlükçe cevap verilmediğini, Müdürlüğün ... A.Ş.’ye hitaben yazdığı 02.06.2017 tarihli yazısı ile tescil talebinin reddedildiğini, red kararının 05.06.2017 tarihinde ... A.Ş.’ye tebliğ edildiğini, red kararında şirketin ticaret sicil dosyasında ...’nin alacaklılarından ...Bankası ... Şubesinin Ankara ...Noterliği vasıtasıyla keşide edilen 23.05.2017 tarih ve ...yevmiye numaralı ihtarnamesi ite “müvekkilden olan alacaklarının teminatlandırılmadığı sürece bölünme işleminin tescil edilmemesi” yönünde şerhin mevcut olduğunu, .. Bankasının şerhi nedeniyle Bölünme İşleminin tescil edilemeyeceğinin belirtildiğini, Türk Ticaret Kanununun 174.maddesine göre bölünme ile alacaklıların alacaklarının tehlikeye düşmediğinin ispatı hâlinde teminat altına alma yükümünün ortadan kalkacağını, bölünme işlemi ile alacaklıların alacaklarının tehlikeye düşmediğinin bağımsız denetçi SMMM tarafından yapılan incelemeler ve hazırlanan raporlar ile hiçbir tereddüde ver vermeyecek şekilde açıkça ortaya konulduğunu, kısmi bölünme işleminin faaliyet konusu (iş kolu) bazda olduğunu, maddi unsurlara ilişkin olmadığından tek başına ekonomik değeri olmayan şirkete ait uzmanlık belgelerini kapsadığını, alacaklıların alacak haklarını zarara uğratacak nitelikte olmadığını, kısmi bölünme nedeniyle iş bitirme belgeleri dışında ...’ya ait ödenmiş sermayenin yalnızca 50.000,00-TL tutarındaki kısmının nakdi sermaye olarak ...’ya aktarılacağını, bunun dışında ayni veya nakdi başkaca herhangi bir hakkın devrinin söz konusu olmadığını, bölünen şirketten ekonomik değer olarak asgari düzeyde aktarılan söz konusu tutarın alacaklıları mağdur edecek nitelikte olmadığının bağımsız denetçi SMMM raporları ile ispatlandığını, İş Bankasının bahse konu alacağının kesinleşmiş bir alacak olmadığını, reddedilen tescil talebinin gereğinin yapılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep ve dava etmiştir.