2. Ceza Dairesi 2024/595 E. , 2024/3955 K. SAYISI : 2023/3661 E., 2023/2541 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin 10.11.2023 tarihli temyiz dilekçesi ile sadece hırsızlık suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kura…
**2. Ceza Dairesi 2024/595 E. , 2024/3955 K.** **"İçtihat Metni"** SAYISI : 2023/3661 E., 2023/2541 K. SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanık ... müdafiinin 10.11.2023 tarihli temyiz dilekçesi ile sadece hırsızlık suçundan kurulan hükmü temyiz ettiği belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun’un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, “sanığın hırsızlık suçundan cezalandırılması için yeterli, kesin, inandırıcı, şüpheden uzak delil bulunmadığına, cezanın fazla olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, usul ve yasaya aykırı karar verildiğine” yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere ilişkin yapılan incelemede; 5237 sayılı Kanun'un 143 maddesi ile ilgili yapılan değişiklik gerekçesinde de ifade edildiği gibi, gecenin başladığı saatlerden itibaren oluşan karanlıkta mağdurun kendini ve malını savunma imkanı azalır, işyerleri sahipsizleşir, evlerindeki insanlar istirahate geçer ya da uyurlar; diğer yandan karanlık suç işleme arzusundakileri gizler, rahat hareket etmelerini sağlar, sokakta, işyerinde, evde, nerede olursa olsun suç işlemek ve uzaklaşmak iyice kolaylaşır, yakalanma ihtimalleri de azalır. Kanun koyucu 6545 sayılı Kanun ile de gece işlenen suçların mağdurlar üzerinde daha da olumsuz etki bıraktığı, kolaylık sağladığı düşüncesiyle caydırıcılığı arttırmak, insanların huzur ve sükûnunu, mal ve can güvenliği daha da güçlü şekilde korumak için, TCK'nın 143 maddesindeki artırım oranını "1/3 üne kadar iken, yarı oranında" şeklinde değiştirmiştir. Suçun işlenmeye başlanması ile tamamlanarak veya teşebbüs suretiyle sonlanması zaman aralığında TCK'nın 143 maddesi ile korunan hallerin ihlali gerçekleşmiş ise kanun koyucunun amacına uygun olarak ceza artırımının da yapılması gerekecektir. Bu hususta Ceza Genel Kurulu'nun 28.02.2024 tarihli 2023/519 Esas, 2024/105 Karar sayılı kararı da dikkate alındığında, tüm dosya kapsamından, hırsızlık eyleminin saat 05:12'de işlenmeye başlanması ve 06:12'de sonlanması karşısında, UYAP'tan alınan güneşin doğuş ve batış çizelgesine göre, suç tarihinde güneşin 06:44'te doğduğu, dolayısıyla suçun gece vakti işlendiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla, kurulan hükümde TCK'nın 143 maddesi ile yapılan artırım çıkarılarak uygulama yapılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sonrasında kurulacak hükümde 5271 sayılı CMK'nın 283 maddesinin gözetilmesine, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2-b maddesi uyarınca Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.03.2024 tarihinde Daire Üyesi sayın ...'nın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı oy) KARŞI OY Sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 142/2-h ve 143 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış, Bursa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/416 Esas, 2023/332 Karar sayılı kararı ile sanığın hırsızlık suçundan, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143/1. maddeleri uyarınca 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Anılan mahkûmiyet hükmünün sanık ve müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 30.10.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında "Dosya içerisinde mevcut görüntü kayıtlarına göre, sanık ve yanındaki şahsın güncel saate göre saat: 05.12'de okul binası içerisine girdikleri, yine güncel saate göre, 06.17'de okuldan kablolar ile birlikte ayrıldıkları, uyap üzerinden alınan güneş doğuş-batış çizelgesine göre, güneşin saat: 05.44'de doğuyor olması göz önüne alındığında, hırsızlık suçu yönünden suçun gündüz sayılan zaman dilimi içerisinde gerçekleştiği gözetilmeksizin suç saati gece sayılmak sureti ile sanık hakkında TCK 143 madde gereğince, verilen cezada artırım yapılarak, fazla cezaya hükmedilmesi nedeniyle TCK 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkarılarak 5271 Sayılı CMK'nın 280/1-a, 280/1-c ve 303/1-c maddeleri gereğince düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararı sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Sayın çoğunluk ile aramızda oluşan uyuşmazlık, “İcrasına geceleyin başlanan hırsızlık suçu gündüz tamamlandığında suçun gece vakti işlendiği kabul edilerek sanık hakkında TCK’nın 143. maddesinin uygulanıp uygulanamayacağı” noktasında toplanmaktadır. İcrasına geceleyin başlanan hırsızlık suçu gündüz tamamlandığında suçun gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sanık müdafiinin Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararına yönelik temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi yerine hükmün bozulması yönündeki sayın çoğunluğun düşüncesine iştirak etmek mümkün olmamıştır. Şöyle ki; Uyuşmazlık konusunu ilgilendiren TCK'nın 143. maddesinde, “Hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi halinde verilecek ceza üçte birine kadar artırılır.” şeklinde düzenlenmiş iken, incelemeye konu suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 18.06.2014 tarih ve 6545 sayılı Yasanın 62. maddesi ile maddede yer alan “üçte birine kadar” ibaresi “yarı oranında” şeklinde değiştirilmiştir. Yasal değişiklik sonrası artırım miktarı konusunda hâkime takdir hakkı tanınmamıştır. Gece vaktinin tanımı, TCK'nın 6. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde yapılmıştır. Buna göre gece vakti; güneşin batmasından bir saat sonra başlayan ve doğmasından bir saat öncesine kadar devam eden zaman süresine denir. Güneşin doğuş ve batış saatleri eskiden, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden sorulmaktaydı. Ancak güneşin doğuş ve batış zamanı yıllara göre değişim göstermediğinden, geriye ve ileriye dönük olarak her yıl için kullanılabilecek il ve ilçelere ait zaman bilgilerine ilişkin veriler, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü’nden alınarak Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden paylaşılarak, uygulayıcıların buradan ulaşması sağlanmıştır. Güneşin doğuş ve batış saatleri belirlenirken suç tarihinde yaz saati uygulaması olup olmadığı da dikkate alınmalıdır. Hırsızlık suçunun gece vakti işlenip işlenmediğinin belirlenmesi için, suç saatinin kesin olarak tespiti gerekir. Suçun işlendiği saat konusunda kuşku varsa, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği, suçun gündüz işlendiğinin kabulü gerekir. Suçun geceleyin işlenmesinin nitelikli hal olarak kabul edilmesinin nedeni suçun işlenmesindeki kolaylık olmalıdır. Böylece failin belirlenmesi zorlaşacak, suç sonrası kaçma imkanı da artacaktır. Nitekim 6545 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin gerekçesi: Hırsızlık suçunun geceleyin işlenmesi, faile daha çok kolaylık sağlamaktadır. Ayrıca, bu hal, özellikle konutta işlenen hırsızlık suçlarında mağdurlar üzerinde daha da olumsuz etki bırakmaktadır. Bu suçta caydırıcılığın sağlanması amacıyla, suçun geceleyin işlenmesi halinde verilecek cezanın bir miktar daha artırılmasını sağlamak için Türk Ceza Kanununun 143 üncü maddesinde değişiklik yapılmaktadır. Somut olayda, suç tarihinin 01.04.2023 değil, 02.04.2023 olduğu ve UYAP kayıtlarından, sürekli yaz saati uygulaması da dikkate alındığında, güneşin saat 06.42'de doğduğu yani gece vaktinin saat 05.42'de sona erdiği anlaşılmaktadır. Dosya içerisinde yer alan 04.04.2023 tanzim tarihli görüntü izleme ve tespit tutanağına göre; sanık, kimliği belirlenemeyen suç ortağı ile birlikte okul içerisine gece vakti 05.12'de girmiş ve (gece vakti 05.42’de sona erdiğinden) gündüz sayılan 06.17'de suça konu kablolarla birlikte çıkmıştır. Yani hırsızlık suçunun icrasına gece başlanmış ancak gündüz vakti tamamlanmıştır. İcrasına gündüz başlanan hırsızlık suçu geceleyin tamamlandığında ya da icrasına geceleyin başlanan suç gündüz tamamlandığı durumlarda TCK’nın 143. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda kanunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır. Maddede, suçun işlenmesinden bahsedilmiştir. Suçun işlenmesine, başlanma anının esas alınması sanık aleyhine bir yorumdur. Suçun işlenmesine başlanma değil, tamamlanması anı esas alınmalıdır. Hırsızlığın temel şekli TCK’nın 141. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre; “Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.” Maddedeki almak fiilinden maksat, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesidir. Bu tasarruf olanağı ortadan kaldırılınca suç da tamamlanır. İcrasına gündüz başlanan hırsızlık suçu geceleyin tamamlandığında suç geceleyin, icrasına geceleyin başlanan suç gündüz tamamlandığında ise suçun gündüzün işlendiği kabul edilmelidir. (Koca, Mahmut/Üzülmez, İlhan, Türk Ceza Hukuku Özel Hükümler, Ankara, Adalet Yayınevi, 2013, s.564, Centel/Zafer/Çakmut, Kişilere Karşı İşlenen Suçlar, Cilt I, İstanbul, Beta, 2007, s.318.) Suç işlenmeye gündüz sayılan zaman diliminde başlanmış; ancak tamamlanması gece sayılan zaman diliminde gerçekleştirilmiş ise, suçun gece işlendiğinin kabulü gerekir. Buna karşın, suçun işlenmesine gece sayılan zaman diliminde başlanmış, ancak tamamlanması gündüz sayılan zaman diliminde gerçekleştirilmiş ise, suçun gündüz işlendiğinin kabulü gerekir. (Şahbaz, İbrahim, Açıklamalı ve İçtihatlı Türk Ceza Kanunu, cilt 1, Ankara, Yetkin, 2016, s. 1683) Suçun işlenmesine başlanma anının esas alınması durumunda örneğin suçun işlenmesine gece vaktinin bitmesine 1 dakika kala başlayıp 3 saat sonra eylemi tamamlayan sanık hakkında da suçun gece vakti işlendiği kabul edilerek TCK’nın 143. maddesi uyarınca ceza yarı oranında artırılacak, amaca uymayan bir takım uygulamaların ortaya çıkmasına sebebiyet verilecektir. Bu kabul, konut ya da iş yerine gece girerek icra hareketlerinin büyük çoğunluğunu gece vaktinde gerçekleştirip götüreceği eşyayı hazırlayarak gündüz sayılan zaman diliminde suça konu eşya ile olay yerinden ayrılan failin, gece vakti hırsızlık eylemi teşebbüs aşamasında kalan failden daha az ceza almasına da yol açmayacaktır. TCK’nın 35/2. maddesinde suça teşebbüs halinde faile verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirileceği belirtilmiştir. Ancak, icrasına geceleyin başlanan suç gündüz tamamlandığı durumlarda, bu hususun temel cezanın belirlenmesi aşamasında göz önünde bulundurulmasının yeterli ve amaca uygun olduğunu düşünüyoruz. Temel cezanın belirlenmesi aşamasında, TCK’nın 61/1-c maddesi kapsamında zaten hâkimin “suçun işlendiği zaman ve yeri” gözetip, cezayı alt sınırdan uzaklaşarak tayin etmesi mümkündür. Asıl olması gereken, suçun işlediği zamanın temel cezanın belirlenmesi aşamasında dikkate alınarak, somut olayın haksızlık içeriğiyle doğru orantılı bir yaptırım uygulanmasının yolunu açmaktır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, suçun işlenmesine başlanma değil, tamamlanması anı esas alınması gerektiği, somut olayda güneşin doğuşu ve kalıcı yaz saati uygulaması da dikkate alındığında gece vaktinin 05.42’de sona erdiği, icrasına geceleyin 05.12'de başlanan hırsızlık suçunun gündüz 06.17'de tamamlanması nedeniyle suçun gündüz vakti işlendiğinin kabul edilmesi gerektiğini düşündüğümüzden sanık müdafiinin temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi yerine hükmün bozulması yönündeki sayın çoğunluğun düşüncesine iştirak edilmemiştir.