DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR : VEKİLİ : DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)DAVA TARİHİ : 13/09/2021KARAR TARİHİ : 27/09/2022GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH :Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; asıl borçlu ..... Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirke
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde kayıtlı bulunan ...-0 sicil numaralı ... A.Ş.'nin ticaret sicilden re'sen terkin edildiğini, borçlu şirkete .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasından tebligat yapılamadığından bahisle ilgili şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiş oldukları anlaşıldı. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicil Müdürlüğü 6102 sayılı TTK m32 ve Ticaret Sicili Yönetmeli 34.madde hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, yapılan terkin işleminde hukuka aykırılık bulunmadığını, terkinin 6102 sayılı TTK geçici 7.madde kapsamında yapıldığını beyanla davanın reddine, Ticaret Sicil Müdürlüğünün yasal hasım konumunda bulunması nedeniyle aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesini talep ettikleri anlaşıldı. DELİLLERDavacı vekili delil ve belgelerini ibraz etmiş, davada; TTK, HMK, Türk Medeni Yasası vs.ilgili yasa hükümlerine dayanmışlardır. Getirtilip incelenen ticaret sicil kaydına göre; ... ANONİM ŞİRKETİ'nin istanbul Ticaret Sicil Memurluğunun ...-0 sicil numarasında kayıtlı "...Sok. No:... Kat:4 .../..." adresinde faaliyet gösterdiği, 09/10/2014 tarihinde şirketin son tescilini yaptırdığı ve ayrıca şirketin dosyasında yapılan incelemede; şirketin 24.6.1995/559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile 3.6.1998/436 sayılı yasa gereği münfesih olduğu, münfesih olan şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7.maddesi ile 09/10/2014 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan "Münfesih Olmasına veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ"in 5.maddesi ( madde 5/1-a) bendi uyarınca terkin kapsamına alınarak ihtar ve ilan prosedürlerinin tamamlanmasının ardından sicil kayıtlarında kaydının terkinine engel tedbir/takyidat bulunmadığı da anlaşıldığından, 09/10/2014 tarihinde resen terkin edildiği ve şirketin resen terkine ilişkin belgelerin mahkememize gönderildiği anlaşılmıştır. UYAP üzerinden bir örneği getirtilip incelenen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında alacaklı ... A.Ş.tarafından borçlular ... ve ... SAN VE TİC AŞ.aleyhine takibe girişildiği anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava; sicilden TTK'nın geçici 7.maddesi uyarınca 09/10/2014 tarihinde terkin edilen ... A.Ş. 'nin sicil kaydının yeniden ihyası talebinden ibaret olduğu anlaşıldı. Davacı yan adı geçen şirketin ihyasını talep etmiş, davalı yan ise şirketin resen tasfiyeye tabi tutulduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.TTK'nın geçici 7.maddesinde anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin resen tasfiyeleri ve ticaret sicilinden kayıtlarının silinmesi düzenlenmiş ve ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın resen tasfiyenin bu madde uyarınca yapılacağı hüküm altına alınmıştır. Aynı maddenin 15. Bendinde ticaret sicilinden resen kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebileceği düzenlenmiştir.Somut olayda resen tasfiye tarihinden dava tarihine kadar hak düşürücü sürenin dolduğu, ancak ticaret sicil müdürlüğünün terkin işlemi yapılmadan evvel şirket tüzel kişiliğine ve şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapılıp yapılmadığının, terkin işleminin usulüne uygun olup olmadığının denetlenebilmesi için ihtarların tebliğine ilişkin belgelerin celbedilerek incelenmesi sonucunda, şirket tüzel kişiliğine ilgili ihtar ve tebligatın yapıldığı ancak şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere ayrı ayrı ihtar yapılmadığı, tasfiyenin usulüne uygun olarak gerçekleştirilmediği görülmüştür.