Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/789 E. , 2024/630 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/789 Karar No : 2024/630 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av.... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, ... ilçesi, ..…
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/789 E. , 2024/630 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/789 Karar No : 2024/630 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av.... İSTEMİN_KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, davacı tarafından temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul ili, ... ilçesi, ... semtinde bulunan ... Kültür A.Ş.'ye ait olup, davacı tarafından kiracı olarak işletilen büfenin (kiosk) 10/04/2016 tarihinde kimliği belirsiz kişilerce molotof kokteyli ile yapılan saldırı sonucu hasar görmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 15.000,00 (miktar artırımı ile 170.302,00 TL) TL maddi, 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının işletmecisi olduğu büfenin molotof kokteyli saldırı sonucu yanarak kullanılamaz hale gelmesi sonucu oluşan zararının "sosyal risk" ilkesi gereği genel güvenlik ve asayişi sağlamak ve korumakla görevli davalı idarece tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 70.302,00 TL maddi tazminatın 15.000,00 TL'sinin davanın açıldığı 18/11/2016 tarihinden, miktar artırım dilekçesiyle artırılan 155.302,00 TL'sinin ise miktar artırım dilekçesinin mahkeme kaydına girdiği 07/03/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, takdiren 5.000,00 TL manevi tazminatın davanın açıldığı 18/11/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; olayın bir terör olayı olması ve idarenin hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk halinin somut olayda gerçekleşmemesi nedeniyle genel hükümler çerçevesinde maddi tazminata hükmedilmesine olanak bulunmaması ve somut olayda manevi tazminat şartlarının da gerçekleşmemesi sebebiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI: Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : İstanbul ili, ... ilçesi, ... semtinde bulunan ... Kültür A.Ş.'ye ait olup, davacı tarafından kiracı olarak işletilen büfenin (kiosk) 10/04/2016 tarihinde kimliği belirsiz kişilerce molotof kokteyli ile yapılan saldırı sonucu hasar görmesinde idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık tazminat ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır. Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir. İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır. İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulması, maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir. Diğer bir ifadeyle, idarece hizmetin işleyiş ve ifası sırasında çeşitli sebeplerle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların, taraflarca ibraz edilen bilgi ve belgelerin yanı sıra idari yargı yerince re'sen araştırma ilkesi uyarınca temin edilen bilgi ve belgeler ile ortaya konulması zorunlu bulunmaktadır. Öte yandan, zarara sebebiyet veren olayın bir terör olay olması halinde, zararın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk halleri bulunmasa dahi 5233 sayılı Kanun'un aradığı diğer şartların da gerçekleşmesi halinde zararın anılan Kanun kapsamında karşılanacağı kuşkusuzdur. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak zararın meydana gelmesinde idarenin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk hali bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, kusur tespiti yönünden hiçbir inceleme ve araştırma yapılmadığı görülmektedir. Bu nedenle, olayla ilgili gerekli inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra uyuşmazlık hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir. Ayrıca, olayda hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk hali mevcut olmadığı kanaatine varılsa dahi olayın terör eyleminden kaynaklanması nedeniyle davacının maddi zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında, manevi zararının ise sosyal risk ilkesi gereğince karşılanacağı da izahtan varestedir. Bu itibarla, eksik incelemeyle verilen temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/03/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.