12. Ceza Dairesi 2021/1741 E. , 2025/2111 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/103 E. 2016/65 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükmün; sanık, sanık müdafii, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esası
**12. Ceza Dairesi 2021/1741 E. , 2025/2111 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/103 E. 2016/65 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan hükmün; sanık, sanık müdafii, katılan vekili ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair verilen karar, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebebi; Kararın hukuka aykırı olduğuna, sanık müdafinin temyiz sebepleri;Sanığın eylemi ile meydana gelen sonuç arasında illiyet bağı bulunmadığından bahisle sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek nedenlere, katılan vekilinin temyiz sebepleri; Suçun vasfında hata sonucu sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 87/4 maddesi yerine 85/1 maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle eksik ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna ve re'en gözetilecek nedenlere, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; Eksik inceleme sonucu sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nın 87/4 maddesi yerine 85/1 maddesi uyarınca mahkumiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; Olay tarihinde Kayseri Kapalı Ceza İnfaz kurumunda tutuklu bulunan Sanık ... ile ölen ... arasında, ölenin tanık olarak aşamalarda dinlenen ... ile dama oynadığı esnada sanığın oyuna karışması gerekçesi ile tartışma çıktığı, kamera kayıtları ile sabit olduğu üzere ayakta bir müddet birbirlerini iteklemek suretiyle tartıştıkları akabinde sanığın ölene yumrukla vurduğu ve kendilerini ayırmaya çalışan kalabalık arasından tanık ...'ın öleni kolundan çekmesi ile ...'ın yere düşerek kafasını vurması sonucu fenalaşması üzerine hastaneye kaldırıldığı ancak yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak öldüğü, Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 27/01/2016 tarihli raporunda, ölenin vücudundaki tanımlanan travmatik lezyonların tek başına ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadığı, kronik kalp-damar hastalığı bulunan ...'ın ölümünün, meydana gelen tartışma ve darp olayının efor ve stresinin tetiklemesi ile kişide bulunan mevcut hastalığın aktif hale gelmesi sonucu oluştuğunun ve olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağının bulunduğunun belirtildiği olayda, ölenin oyununa karışarak akabinde tanık beyanları ve kamera kaydı ile sabit olduğu üzere kavgayı başlatan sözlü ve fiziki ilk eylemi gerçekleştirdiğinden asli kusurlu olduğu takdir edilen sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE ve KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanığın, sanık müdafinin, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak; 1- Maktulun ölümü üzerine Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulundan alınan 27/01/2016 tarihli raporda, ölenin vücudundaki tanımlanan travmatik lezyonların tek başına ölüm meydana getirebilecek nitelikte olmadığı, kronik kalp-damar hastalığı bulunan ...'ın ölümünün, meydana gelen tartışma ve darp olayının efor ve stresinin tetiklemesi ile kişide bulunan mevcut hastalığın aktif hale gelmesi sonucu oluştuğunun ve olayla ölüm arasında tıbben illiyet bağının bulunduğunun belirtildiği anlaşılmakla; 5237 sayılı TCK'nın 87/4.maddesinde kasten yaralama sonucunda ölümün meydana gelmesi halinde failin nasıl cezalandırılacağı hüküm altına alınmakla birlikte maddedeki atfın aynı kanunun 86. maddesinin 1. ve 3. fıkralarına yapılmış olması nedeni ile, bu hükmün aynı maddenin 2. fıkrasında kalan yaralanma eylemleri açısından uygulanması mümkün olmayıp bu halde sanık hakkında TCK'nın 85/1.maddesi uyarınca taksirle öldürmeden hüküm kurulması gerekmektedir ancak düzenlenen raporda sanığın öleni darp etmesi eyleminin TCK'nın 86/2. maddesi kapsamında kalan kasten yaralama suçuna vücut verdiğine ilişkin kuşku bulunduğundan yaralanmanın niteliği hususunda kuşkuya yer vermeyecek şekilde Adli Tıp Kurumu 1.Adli Tıp İhtisas Kurulundan rapor aldırılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması, 2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 07/07/2009 tarih 2009/9-62-191 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. Maddesinin (f) bendinde yer alan ''failin kasta dayalı kusurunun ağırlığı'' gerekçesine dayanılamayacağının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş olup, açıklanan nedenlerle Kayseri 1.Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanığın, sanık müdafinin, katılan vekilinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2025 tarihinde karar verildi.