12. Ceza Dairesi 2020/9152 E. , 2023/6029 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/530 E., 2016/92 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlü
**12. Ceza Dairesi 2020/9152 E. , 2023/6029 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/530 E., 2016/92 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli 2015/530 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 85 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 inci maddesinin dördündü fıkrası, 52 nci maddesi uyarınca 12.100TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 28.10.2020 tarihli ve 2016/119640 sayılı onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafinin süre tutum talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.18.05.2015 günü saat 09:30 sıralarında sanık sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki 21 LB 253 plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı 21 LB 032 plaka sayılı dorse ile Diyarbakır istikametinden Batman istikametine tek yönlü bölünmüş yolda seyir halinde iken kaza mahalline gelip yolun karşı tarafına geçmek isteyen yaya ...'a çarpması neticesi ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. 2.Kazanın meydana geldiği karayolunun 7 metre genişliğinde, asfalt kaplama, tek yönlü, bölünmüş yol olduğu, yine yola bitişik 1.10 cm asfalt kaplama emniyet şeridi olduğu, iki yolun ortasında 3 metre eninde orta refüj olduğu, kazanın meydana geldiğinde havanın açık ve zeminin kuru olduğu, yolun eğimsiz olduğu, sanığa ait aracın takograf kaydında kazanın 09:30 civarında meydana geldiğinde aracın hızının 80 km olduğu anlaşılmıştır 3.Kaza tespit tutanağına göre, bu kazanın oluşumunda ölen yaya ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 68 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üçüncü bendini ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, sanık sürücü ...'ın ise aynı kanunun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tali kusurlu olduğu belirlenmiştir. 4. Mahkemede keşif üzerine alınan bilirkişi raporuna göre, a-Sanık sürücü ...’ın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 52 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca “sürücüler hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmak zorundadır” kuralını ihlal ettiğinden kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu, b- Ölen yaya ...’un Karayolları Trafik Yönetmeliğinin madde 138 inci maddesinin (b) bendinin üçüncü fıkrası uyarınca “yollarda güvenli geçiş, önce sola sonra sağa bakılarak sakınca yoksa taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmek, geçiş sırasında sola ve sağa bakılarak yürüyüşe devam etmek, taşıt yoluna girmeden güvenle duramayacak kadar yaklaşmış taşıtlar varsa ilk geçiş hakkını onlara verip geçişlerini beklemek suretiyle yapılır.” kuralını ihlal ederek asli kusurlu olduğu belirlenmiştir. 5. Yapılan ölü muayene tutanağına göre, kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı seri kot kırıkları, etraf kemik kırıkları ile birlikte iç organ yaralanması iç kanama sonucu meydana gelmiş olduğu tespit edilmiştir. 6. Sanığın aşamalarda alınan savunmalarında olay günü Diyarbakır ilinden Batman iline yola çıktığını ve Bismil'den geçtiği esnada yol kenarında yaşlı bir adamı gördüğünü, hızının 40-50 km civarında olduğu, yaşlı adamın yola adım atması üzerine iki defa kornaya bastığını ancak şahsın yola bir anda fırlaması nedeniyle direksiyonu sol tarafa kırmasına rağmen kurtaramadığını ve kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Olay ve olgular kısmında yer verilen kaza tespit tutanağındaki tespitler ile bilirkişi raporu doğrultusunda, tali kusurlu olduğu tespit edilen sanık hakkında, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık tespit edilmemiş sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bismil 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli 2015/530 Esas, 2016/92 Karar sayılı kararında sanık müdafi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.