T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/430 KARAR NO: 2025/1938 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/10/2022 NUMARASI: 2016/783 Esas - 2022/675 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/430 KARAR NO: 2025/1938 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 25/10/2022 NUMARASI: 2016/783 Esas - 2022/675 Karar DAVA : Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat KARAR TARİHİ: 12/11/2025 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02/08/2008 tarihinde Sakarya ili Hendek İlçesinde meydana gelen trafik kazasında müvekkillerinin murisi...'ın vefat ettiğini, geriye eşi ... ile kızı Kızı ..., babası ... ve annesi ...'ın kaldığını, trafik kazası tespit tutanağına göre işbu kazaya ... plakalı araç sürücüsü davalı ... nün 2/8 tali kusur, ...plakalı araç sürücüsü ...'ün ise 6/8 asli kusuru ile sebebiyet verdiklerini, trafik tespit, hastane acil servis, savcılık iddianamesi ve tanık beyanlarına göre ... sürücü olduğunu ancak Hendek AsCM'nin 2008/263 E.- 2011/129 K. sayılı dosyasında yalan tanık beyanları ile müvekkillerinin murisinin araç sürücüsü olarak gösterilerek ...'ün beraatine karar verildiğini, müvekkillerinin murisinin sürücü belgesi olmadığını, araç kullanmayı bilmediğini, kaza sonrası müvekkili ...'in ... Sigorta A.Ş.'den 15.300-TL maddi tazminat aldığını ayrıca davalı ... Hesabı'nda da hasar dosyası oluşturduklarını ancak ödeme yapılmadığını belirterek maddi tazminata ilişkin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak davacı ... için davalılardan müştereken ve müteselsilen 500,00-TL maddi tazminat (... Sigorta A.Ş. hariç) ve 20.000,00-TL manevi tazminat (... Sigorta A.Ş. ve ... Hesabı hariç); davacı ... için tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen 500,00-TL maddi tazminat ve 30.000,00-TL manevi tazminat (... Sigorta A.Ş. ve ... Hesabı hariç); müteveffanın anne ve babası olan davacılar ... ve ... için tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen 500,00-TL + 500,00-TL toplam 1.000,00-TL maddi tazminat ve 15.000,00-TL + 15.000,00-TL toplam 30.000,00-TL manevi tazminat (... Sigorta A.Ş. ve ... Hesabı hariç) tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Hesabı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından destekleri...'ın vefatı üzerine açılan işbu davanın zamanaşımına uğradığını, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talep etme haklarının bulunmadığını, Hendek AsCM'nin 2008/263 esas sayılı dosyasında görülen davada ...'ün beraat ettiğini, müvekkilinin sorumluluğundan bahsedebilinmesi için öncelikle trafik sigortası bulunmadığı iddia edilen tesciliz aracın trafik sigortası yaptırma zorunluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti gerektiğini, kazaya sebebiyet veren motorun 50 cc altında motosiklet olması halinde müvekkil kurumun söz konusu kazada oluşan maluliyetten sorumlu bulunmadığını, tazminat talebinin hukuki dayanağının sözleşme değil kanundan kaynaklandığını, bu nedenle davacıların üçüncü kişi sıfatına haiz olmaları mümkün olmadığından bahisle ... Hesabı’ndan tazminat talep etme hakları bulunmadığını, müteveffanın kusuru oranında davacıların alacaklı borçlu sıfatının birleştiğini, davaya konu kazanın oluşumundaki kusur oranlarının tespitinin ATK tarafından yapılması gerektiğini, Davacı ...'in müteveffanın ölümünden sonra yeniden evlendiğini ve bu kazaya ilişkin geçmişe dönük olarak destekten yoksun kalma tazminatı talep etme hakkının olmadığını, ... Hesabının sorumluluğunun poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın kaza tarihinden itibaren faiz talebinde haksız olduklarını, dava tarihinden itibaren faiz talebinde bulunabileceklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın müvekkil şirketçe 28.08.2007/2008 vadeli Mecburi Mali Mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, davadan önce davacılara yapılan ödemeler sebebiyle bakiye poliçe limitlerinin 84.165,19-TL olduğunu, dava konusu kazanın meydana gelmesinin ardından davacılardan ... ve ...'ın destek zararının tazmini için müvekkil şirkete başvurusu üzerine yapılan değerlendirme sonrasında bu davacıların destek zararının ... için 9.501,40-TL, ... için 6.333,41-TL olarak tespit edildiğini ve belirlenen zarar miktarlarının bu davacılara 24.03.2009 tarihinde ödendiğini, müvekkil şirketin poliçeden kaynaklanan sorumluluğunu yerine getirdiğini ayrıca ...'ın vefatından sonra eşi ...'in yeniden evlendiğini, artık ilk eşinin vefatı sebebiyle bir destek kaybının söz konusu olmadığını, diğer davacıların müteveffa ölmeden önce destek olduğunu ispat etmeleri gerektiğini, poliçeden kaynaklanan sorumluluk yerine getirilmiş ve davacı tarafından ibra edilmiş olan müvekkili şirket bakımından davanın reddini talep etmiştir.Davalı... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli olduğunu, reddi gerektiğini, davayı kabul etmemekle birlikte davacılar vekilinin müvekkilleri için ayrı ayrı talep etmiş olduğu manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, müvekkilinin bu kazayla hiçbir ilgisinin olmadığını, müvekkilinin kazaya karışan ...plakalı aracı Nuri Aktürk'e 15/06/2007 tarihinde sattığını ancak rehin kaldırma yazısının kazadan bir gün sonra gelmesi sebebi ile devir işlemi yapılamadığını, ayrıca bu kaza nedeni ile ... ... Sigorta şirketine 2.910,00-TL tazminat miktarına karşılık müvekkil tarafından 2.500,00-TL'nin 26.03.2009 tarihinde ödeme yapıldığını, müvekkilin bu kaza nedeni ile kendi uhdesine düşen miktarı ilgili sigorta şirketine ödeyerek sorumluluklarını yerine getirdiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ... Taş. Tar. Ürün. San. Tic. Ltd.şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın kazanın meydana geldiği Hendek'te açılması gerektiğini, Hendek AsCM'nin 2008/263 esas 2011/129 karar sayılı dosyasında da görüleceği üzere asli kusurlu olan tarafın maktul ... olduğunu, trafik kazası tespit tutanağı uyarınca müvekkil şirketin herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza sırasında davacıların tanık olarak gösterdiği kişilerin olay yerinde bulunmadıklarını, ...'in maktul ile evlilik bağı bulunmadığından söz konusu bu dava dosyasında da herhangi bir maddi ve manevi tazminat hakkının bulunmadığını, davacıların istemiş olduğu manevi tazminat miktarının günümüz ekonomik koşullarına bakıldığında fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkil şirketin ... şirketi olduğunu, 7039746 talep numarası ile ... ... Taşımacılık ... Ltd. Şti'ye 23/08/2007 tarihinde kredi kullandırdığını ve anılan kredi borcunun ödenmesi ile araç üzerine kredinin teminatı tahtında konulan rehinin kaldırıldığını, müvekkil şirketin anılan davalı ... ... şirketi ile kredi ilişkisi dışında başkaca herhangi bir hukuki ilişkisinin mevcut olmadığını, müvekkilin işleten sıfatına sahip olmadığını ve ... ... şirketi ile aynı adreste faaliyet göstermediğini, bahse konu aracın işleteninin ... ... şirketi olduğunu, müvekkil şirketin anılan araç üzerinde herhangi bir hakimiyetinin bulunmadığını ayrıca davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davacı ... tarafından açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı ..., ... ve ... tarafından açılan maddi tazminat davasının; davalılar ... ... A.Ş. ve ...Tük. Fin. A.Ş yönünden reddine, davalılar ... Sigorta A.Ş., ... Hesabı, ... .... Taş. Tar. Ürünleri San. Ltd Şti, ... ve İbrahim Şener ... yönünden kabulü ile; Zehra için 63.757,38 TL, Sadık için 31.389,75 TL ve Lütfiye için 59.419,93 TL maddi tazminatın, davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 12.06.2016 tarihinden, ... Hesabı yönünden 28.07.2016 tarihinden, davalılar ... .... Taş. Tar. Ürünleri San. Ltd Şti, ... ve ...... yönünden kaza tarihi olan 02.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Hesabı poliçe teminat limitleri ile sorumlu olmak üzere, bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ödenmesine; davacılar tarafından açılan manevi tazminat davasının davalılar ... ... A.Ş. ve ...Tük. Fin. A.Ş yönünden reddine, davalılar ... .... Taş. Tar. Ürünleri San. Ltd Şti, ... ve... ... yönünden kısmen kabulü ile; Özlem için 15.000,00 TL, Zehra için 22.500,00 TL, Sadık için 10.000,00 TL ve Lütfiye için 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... .... Taş. Tar. Ürünleri San. Ltd Şti, ... ve İ... ...'tan kaza tarihi olan 02.08.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacılara ödenmesine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalılardan... ..., ... ... Taşımacılık..şirketi, ... Hesabı ve ... Sigorta A.Ş. vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davalı... ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın Sakarya'da açılması gerektiğini, kaza tarihi 02.08.2008 olup tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın, dava şartı olan ve resen inceleme konusu yapılması gereken husumet yokluğundan reddi gerektiğini, gerçek malikin kendileri olmadığını, vekaletnameli avukatı duruşmaları takip etmediği için hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Hesabı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemenin kabulündeki gibi ölen... sürücü kabul edilirse, sigortasız olduğu iddia edilen aracın sürücüsü olan...'ın yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatının talep etme hakkının bulunmadığını, araç işleteni ve/veya sürücüsü ve yakınlarının tazminat talebinin zorunlu mali mesuliyet sigortası kapsamı dışında olduğunu, ... Hesabı tarafından davacıya tazminat ödemesi yapıldığı takdirde, davacının zarara sebebiyet veren müteveffanın mirasçısı olmasından bahisle, yapılan ödeme oranında ... Hesabı tarafından kendisine rücu edileceğini, bu nedenle müteveffanın kusuru oranında davacının alacaklı - borçlu sıfatının birleştirdiğini, zararın ortaya çıkmasında müteveffanın da kusuru bulunduğunu, diğer davalılar ile birlikte müteselsil sorumluluğa hükmedilemeyeceğini, kusur oranına bölmeden tazminatın tamamı üzerinden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davacının müterafik kusuru nedeniyle hükmedilen tazminattan indirim yapılması gerektiğini, davacı tarafın iddiası doğrultusunda, müteveffa...'ın kazaya karışan araçta yolcu olduğunun kabulü halinde hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, tazminatın teminat limitine oranlanmaksızın belirlenmiş olmasının kararın icrasında sorun yaratacak nitelikte olduğunu, hangi davacının teminat limitine göre ne kadar tazminat alacağının belirsiz olduğunu, temerrüt tarihinin hatalı olduğunu, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davadan önce ölenin kızı ve eşi için ödeme yapıldığını, bakiye sorumluluklarının kalmadığını, destek Murat'ın %75 kusurlu olup desteğin kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışında olduğunu, destek paylarının yanlış hesaplandığını, müteveffanın kızı için destek sonu yaşının 22 olarak esas alınması gerektiğini, esas mahkemesinin savunmalarını dikkate alınmadığını ve gerekçeli kararında savunmalarına neden itibar edilmediğine ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadan hüküm kurulduğunu, gerekçesiz hükmün bu yönden de kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... ... Taş. Tar. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın Hendek'te açılması gerektiğini, ölen...'ın %75 kusurlu olduğunu, kendilerinin kusurunun bulunmadığını, Özlem'in eş sıfatı devam etmediğini ve bu nedenle lehine maddi-manevi tazminata hükmedilemeyeceğini, manevi tazminat miktarının fazla olduğunu, kaza tarihi 02.08.2008 olup tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, araç sahibi ve sürücünün sorumluluğuna gidilebileceğini, davanın reddi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 02/08/2008 tarihinde, davalı... ...'ın işleteni olduğu, müteveffa...'ın sevk ve idaresindeki 126 cc motor hacmindeki...plakalı tescilsiz motosiklet ile davalı ... ... Taş. ... Ltd. Şti'nin işleteni olduğu, davalı ... Sigorta'nın ZMMS poliçesi altında olan, davalı ...'nün sevk ve idaresindeki ... plakalı karıştığı trafik kazası neticesinde, ... plakalı tescilsiz motosiklet sürücüsü...'ın vefat ettiği olayda; Murat Atış'ın eşi Özlem ve kızı Zehra ile annesi Lütfiye ve babası Sadık'ın açtığı destekten yoksun kalma talepli maddi ve manevi tazminat davası olup; davacılar ... ve ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş.'ye 16/01/2009 tarihinde yapılan başvuru sonrasında, davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 24/03/2009 tarihinde ... için 9.501,40 TL, ... için 6.333,41 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Dava konusu kazaya ilişkin yargılamanın Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/263 Esas sayılı dosyasında yapıldığı, dosyada alınan ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin 03/12/2010 tarihli raporunda; kazanın meydana gelmesinde...plakalı motosiklet sürücüsünün asli, ... plakalı araç sürücüsü ...'nün tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkeme'nin 2011/129 karar sayılı ve 15/03/2011 tarihli kararı ile, ... plakalı motosiklet sürücüsü olduğu iddia edilen sanık ... hakkında olay tarihinde motosikleti kullanan kişi olmadığından beraat kararı verildiği, ... plakalı araç sürücüsü olan diğer sanık ...'nün ise tali kusurlu olmakla cezalandırılmasına karar verildiği, hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı, kararın sanık Alaettin yönünden itiraz edilmeksizin 27/04/2011 tarihinde, sanık Engin yönünden temyizde düzelterek onama sonucu 29/11/2013 tarihinde kesinleştiği, temyizdeki düzeltmenin vekalet ücretine ilişkin olduğu, mahkeme kabulüne göre motosikleti kullananın... olduğu anlaşılmış; İlk Derece Mahkemesi'nin de müteveffa...'ın...plakalı tescilsiz motosikletin sürücüsü olduğu yönündeki kabulle karar verdiği anlaşılmıştır.Yargıtay’ın yerleşik uygulamasına ve öğretideki genel kabule göre, maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlar. Ceza mahkemesinde bir maddi olayın varlığı ya da yokluğu konusundaki kesinleşmiş kabule rağmen, aynı konunun hukuk mahkemesinde yeniden tartışılması olanaklı değildir. (Yargıtay HGK'nun 11/10/1989 gün E:1989/11-373, K:472 ve 27/04/2011 gün ve E:2011/17-50, K:2011/231 sayılı ilamları) 6098 sayılı Borçlar Kanunu 74. maddesi (818 sayılı BK'nın 53.m) gereğince hukuk hakimi kusurun mevcudiyetine ilişkin Ceza Mahkemesi kararı ile bağlı değil ise de Ceza Mahkemesinde kusurlu olduğu kabul edilerek hakkında mahkumiyet kararı verilen kimse Hukuk mahkemesinde tamamen kusursuz kabul edilemez. Ceza mahkemesinin mahkumiyet kararındaki fiilin "hukuka aykırılığını" ve "illiyet bağının varlığını" saptayan maddi olgu konusundaki kabul hukuk hakimini de bağlar. Somut olayda, ceza mahkemesince...plakalı motosiklet sürücüsünün müteveffa... olduğu kabulü ile sanık ... hakkında verilen hükmün temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla, kazanın oluşum şekli ile illiyet bağının varlığını saptayan maddi olgular konusundaki kabulün hukuk hakimini bağlayacağı gözetildiğinde mahkemenin müteveffa...'ın...plakalı tescilsiz motosikletin sürücüsü olduğunu kabul etmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; Hendek 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2008/263 Esas sayılı dosyasında alınan kusur raporuna göre, kazanın meydana gelmesinde...plakalı motosiklet sürücüsünün asli, ... plakalı araç sürücüsü ...'nün tali kusurlu olduğunun belirtildiği, Mahkemece alınan kusur raporunda da ... plakalı araç sürücü olan müteveffa...'ın %75 kusurlu, ... plakalı araç sürücüsünün %25 kusurlu olduğunun belirtildiği, bu durumda Mahkemece alınan kusur raporunun ceza yargılamasında alınan kusur raporu ile örtüştüğü dikkate alındığında kusura yönelik istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.6100 sayılı HMK'nın genel yetkiyi düzenleyen 6.maddesinin 1.fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." HMK 7/1 maddesine göre dava, dava dilekçesi ile birden fazla davalıya yöneltilmiş olup, davalılardan birinin ikametgahı mahkemesinde açılabilir. Yine aynı Yasa'nın 16.maddesinde ise, "Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. Buna göre haksız fiil halinde HMK'nın 16. maddesi gereğince birden fazla mahkeme yetkili kılınarak davacıya bir seçimlik hak tanınmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir.Somut olayda kaza yeri Hendek, davacıların adresi Hendek olmakla beraber, davalı ... Hesabı'nın adresi Şişli/İstanbul olduğundan, davanın açıldığı İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin dava tarihi itibariyle yetkili olduğu, davacı vekilinin dava açarken HMK'nın 16. maddesindeki seçimlik hakkını kullanarak maddi ve manevi tazminat davasını yetkili Mahkemede açtığı anlaşıldığından aksi yöndeki istinaf talepleri yerinde görülmemiştir (HGK'nun 30/4/2013 gün ve 2013/17-2099 esas, 2014/572 karar sayılı ilamı).KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 66/1-d maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 15 yıldır. Kaza tarihi olan 02/08/2008 tarihi ile dava tarihi olan 27/07/2016 tarihi dikkate alındığında 15 yıllık ceza dava zamanaşımının dolmadığı anlaşılmaktadır. Davalı... ... vekili ve davalı ... ......Ltd. Şti. vekilinin zamanaşımına yönelik istinaf itirazı yerinde değildir. KTK'nın 3. maddesinde, "İşleten: Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehin gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak, ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." şeklinde tanımlanmıştır. Aynı Kanun'un 85/1. maddesine göre "Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. " maddenin son fıkrasına göre ise "işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur." İşletenin bu sorumluluğu bir tehlike sorumluluğudur. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır. Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/02/2019 tarih, 2016/6712 E. ve 2019/2237 K. sayılı kararı).Davalı... ......plakalı motosikletin trafik kaydında maliki olduğuna göre, işleten olarak kaza anında bu aracı kullanan sürücünün kusurundan dolayı doğan zarardan davacıya karşı müteselsilen sorumludur. Aracın bir başkası tarafından işletilmesi de bu sorumluluğu kaldırmayacaktır. Bu nedenle Mahkemece davalı... ... yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Kaza tarihine göre davacı taraf, zarar gören 3. kişi sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı isteminde bulunmaktadır. Davacının talebi ve iddia ettiği zarar, ölenin mirasçısı sıfatına değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatına dayanmaktadır. Dolayısıyla, davacının ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusuru davacıya yansıtılamayacak ve desteğin kusuru onun desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir (HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 Esas-411 Karar, HGK'nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 Esas- 2012/92 Karar, HGK'nun 16.1.2013 gün ve 2012/17-1491 Esas- 2013/74 Karar sayılı ilamları).Bu doğrultuda davacıların, zarar gören 3. kişi sıfatına dayanan tazminat talebi nedeniyle, desteğin kazadaki kusurunun davacılara yansıtılamayacağı, kazaya karışan karşı aracın sürücüsü ve maliki olan davalıların müteselsilen zararından tamamından sorumlu olduğu, dava dilekçesinde de kusur oranında değil müteselsilen tazminat talep edildiği gözetilerek değerlendirme yapılması ve ıslah talebi de gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.Davalı ... ... Taş. Tar. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti. vekili, zararın ... plakalı araç sürücüsü ...'den tazmin edilmesi gerektiğini belirterek istinaf talep etmiş ise de; yukarıdaki açıklamalar gereğince trafik kazası sonucu oluşan maddi zararlardan işleten, sürücü ve trafik sigortacısı zarar görene karşı müteselsilen sorumlu olup, zarar gören davacı, TBK'nın 162 ve 163. maddesi gereğince müteselsil sorumluların hepsine karşı dava açabileceği gibi bunlardan sadece birine karşıda tazminat davası açabilir. Davalı ... ......şirketi zarara sebebiyet veren tali kusurlu aracın işleteni olduğuna göre aleyhine dava açılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından bu yöndeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir. Davacı ...'in açtığı maddi tazminat davası reddedildiğinden, bu davacı yönünden zarar oluşmadığına yönelik istinaf itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarlarının, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uygun, yeterli ve makul olduğu kanaatine varıldığından manevi tazminata ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. Davalı... Şen'in vekaletnameli avukatı bulunup, mahkemenin tebligatları vekaletnameli avukata yapmış olmasında bir usulsüzlük bulunmadığı anlaşılmakla, vekaletnameli vekilinin dava ve duruşmaları takip etmediğine ve bu suretle dinlenme hakkının ihlal edildiğine yönelik istinaf itirazları yerinde görülmemiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91. maddesinde; motorlu araçların trafik sigortası yatırmalarının zorunlu olduğu, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9. maddesinde trafik sigortası bulunmayan araçların neden olduğu bedensel zararlar için ... Hesabı'na başvurulabileceği öngörülmüştür. Aynı mahiyetteki düzenleme, ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-b maddesinde de yer almıştır. Bu düzenlemelere göre; trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle ... Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için bedensel zarara yol açan aracın kaza tarihi itibariyle zorunlu sigortasının yapılmamış olması gerekmektedir. ZMSS Genel Şartları'nın A.6-ı maddesi gereğince "Motorlu bisikletlerin kullanılmasından ileri gelen zararlar" teminat dışı haller arasında sayılmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesine göre, motosiklet: azami tasarım hızı 45 km/saatten ve/veya silindir kapasitesi 50 santimetreküpten fazla olan sepetli veya sepetsiz iki veya üç tekerlekli motorlu taşıtlar ve net motor gücü 15 kilovatı, net ağırlığı 400 kilogramı, yük taşımacılığında kullanılanlar için ise net ağırlığı 550 kilogramı aşmayan dört tekerlekli motorlu taşıtlardır. Aynı Kanun'un 103. maddesinde motorsuz taşıtlar ile motorlu bisiklet sürücülerinin hukuki sorumluluğunun genel hükümlere tabi bulunduğu düzenlenmiştir.Anılan düzenlemeler gereği, ... plakalı motosikletin 126 cc motor hacmine sahip olduğu tespit edilmekle, davalı ... Hesabı'nın bu yöne değinen istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Genel şartların C.10. maddesi ile 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni genel şartlar C.11 maddesine göre genel şartlar yürürlük tarihi olan 01/06/2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Bunun sonucu olarak artık eski genel şartların, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma olanağı bulunmamaktadır.Davacıların desteği müteveffanın, ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile olsun, salt vefat etmiş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup, desteğin kusurunun olması, davacıların hakkına halel getirir bir unsur olarak kabul edilemez. Dolayısıyla destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın, sigortacıdan talep edilmesi mümkündür. Bu çerçevede, kaza tarihi itibariyle, ZMSS poliçesi bulunmayan araç nedeniyle, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14.maddesine göre, ZMSS poliçesinin kaza tarihindeki limiti dahilinde ... Hesabı'nın sorumluluğu ve ZMMS poliçesi bulunan araç nedeniyle ... Sigorta'nın sorumluluğu bulunmaktadır. Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2014/17669 E. ve 2017/919 K.sayılı kararı ile Yargıtay HGK'nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 E. ve 411 K.sayılı kararı, 22.2.2012 gün, 2011/17-787 E. ve 2012/92 K. sayılı kararı, 16.1.2013 gün 2013/17-1791 E. ve 2013/74 K. sayılı kararları).Davacılar murisinin, sürücüsü olduğu araç ile 02/08/2008 tarihinde meydana gelen çift taraflı trafik kaza neticesinde vefat etmiştir. Davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi tanzim tarihi 28/08/2007 tarihidir. Yeni genel şartlar 01.06.2015 tarihinde, Karayolları Trafik Kanununun 92. maddesinde değişiklik yapan yasa ise 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe girdiğinden somut uyuşmazlıkta poliçe tarihinde yürürlükte bulunmayan Yeni Genel Şartlar hükümlerinin, dava konusu olayda uygulanması olanaklı değildir. Bu halde yukarıya aktarılan Yargıtay kararları gereğince davacıların, mirasçı olarak değil, zarar gören 3. kişi konumunda bulunduğu, bu nedenle murisin kusurunun, davacılara yansıtılamayacağı, destekten yoksunluk zararını, davalı taraflardan talep edebileceği anlaşıldığından bu hususa yönelik istinaf itirazları yerinde değildir. Yine Gücence Hesabı yönünden de; kaznaın meydana geldiği tarih dikkate alındığında, 2918 sayılı KTK ve ... Hesabı Yönetmeliği'ne göre, davalı ... Hesabının tescilsiz olan motosikletin işleteninin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan desteğin kusurunun ve müterafik kusurunun, davacılara yansıtılamayacağı ve destekten yoksunluk zararını davalı ... Hesabı'ndan talep edebilecekleri, desteğin idaresindeki aracın ZMSS poliçesi bulunmadığı için davalı ... Hesabı'nın zarardan sorumlu olduğu, davalının ödeme yapması halinde de davacılara rücu imkanının bulunmadığı anlaşıldığından Mahkemece kaza tarihinde yürürlükte olmayan 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendinin dava konusu olaya uygulanması mümkün olmayacağından bu yöne ilişkin istinafın reddi gerekmiştir.Aktüerya raporuna yapılan istinaflar yönünden; kaza tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. ve ... Hesabı'nın kişi başı poliçe limitleri 125.000,00'er TL olup, hüküm altına alınan toplam tazminat miktarı poliçe limitinden yüksek olmakla, tazminatın poliçe limitlerine oranlanarak hem ... Sigorta hem de ... Hesabı yönünden garameten hesaplama yapılması gerektiği halde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamıştır. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken belirlenen tazminat tutarları poliçe limitlerini aştığından davalılar ve ... Hesabı için ayrı ayrı olmak üzere tüm hak sahiplerinin payları dikkate alınıp tazminatlarının hesaplanması ve tüm hak sahipleri arasında KTK'nun 96. maddesine göre garame hesabı yapılması için hükme esas alınan aktüerya raporunda tarih ve diğer veriler esas alınarak tazminat hesaplaması için aktüerya bilirkişisinden ek rapor alınması ve sonucuna göre usuli kazanılmış haklarda gözetilerek (davalı ... Sigorta A.Ş. bakımından kalan poliçe limiti 109.165,20-TL ile sorumlu olmak kaydıyla) karar verilmesi olmalıdır. Açıklanan nedenlerle, davalılar... ..., ... ... Taş. Tar. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti., ... Hesabı ve ... Sigorta A.Ş. vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davalılar... ..., ... ... Taş. Tar. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti., ... Hesabı ve ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davalılar... ..., ... ... Taş. Tar. Ürün. San. Tic. Ltd. Şti., ... Hesabı ve ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025