2. Ceza Dairesi 2023/269 E. , 2023/5532 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/66 E., 2017/160 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli hırsızlık, iş yer
**2. Ceza Dairesi 2023/269 E. , 2023/5532 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/66 E., 2017/160 K. ŞİKÂYETÇİLER : ..., ..., ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Nitelikli hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal etme ve mala zarar verme suçlarından suça sürüklenen çocuk ...'in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-b, 143/1, 151/1, 116/2, 116//4, 35, 31/3, 62. maddeleri gereğince 7 ay 23 ... (4 kez), 2 ay 6 ... (2 kez), 6 ay 20 ... (2 kez) ve 3 ay 10 ... hapis cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2012 tarihli ve 2011/39 Esas, 2012/45 Karar sayılı kararının 11.06.2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, suça sürüklenen çocuğun denetim süresi içerisinde 02.07.2013 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine hakkındaki hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b, 143/1, 151/1, 116/2, 116//4, 35, 31/3, 62. maddeleri gereğince 7 ay 23 ... (4 kez), 2 ay 6 ... (2 kez), 6 ay 20 ... (2 kez) ve 3 ay 10 ... hapis cezaları ile cezalandırılmasına dair Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve 2017/66 Esas, 2017/160 Karar sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 24.10.2022 ... ve 94660652-105-40-12533-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2022 ... ve 2022/139936 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, suç tarihinden önce hapis cezasına ilişkin hükümlülüğü bulunmayan suça sürüklenen çocuk hakkında tayin olunan 7 ay 23 ..., 2 ay 6 ..., 6 ay 20 ... ve 3 ay 10 ... kısa süreli hapis cezalarının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 50/3. maddesindeki “Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm olunan otuz ... ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.” hükmü uyarınca anılan maddenin 1. fıkrası bentlerindeki seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Karar duruşmasında Sincan Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğa cezaevinde 29.11.2017 tarihinde gerekçeli kararın tebliğ edildiği; cezaevinde bulunan suça sürüklenen çocuğa yokluğunda verilen gerekçeli karar tebliğ edilirken, tebliğ edilen karar içeriğinin okunup anlatılmak suretiyle tebliğ edilmesinde yasal zorunluluk bulunduğu, ancak cezaevi idaresince düzenlenen tebellüğ belgesi içeriğine göre, gerekçeli kararın suça sürüklenen çocuğa okumak/anlatılmak suretiyle tebliğ edilmediği, bu işlemlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 35/3. maddesinde öngörülen usûle uygun olmaması ve ayrıca 27.09.2017 tarihinde tebliğ edilen hükmün yasa yolu bildiriminde aynı Kanun’un 263. maddesine göre “bulunduğu cezaevi aracılığıyla vereceği dilekçe ile kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi” nedeniyle tebliğ işlemleri usûlsüz olduğundan hükmün usûlüne uygun kesinleşmediği; suça sürüklenen çocuğun Atatürk İlköğretim Okulundan gerçekleştirdiği hırsızlık bakımından Mahkemenin 14.03.2012 tarihli ve 2011/39 Esas, 2012/45 Karar sayılı kararında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilirken, katılan sıfatını alabilecek şekilde suçtan zarar gören şikâyetçi Milli Eğitim Bakanlığının usûlüne uygun şekilde açılan davadan haberdar edilmediği ve davaya katılması için olanak tanınmadığı, gerekçeli kararın da tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmediği; kesinleşmemiş kararlara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunulamayacağından, Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2012 tarihli ve 2011/39 Esas, 2012/45 Karar sayılı kararının suçtan zarar gören şikâyetçi Milli Eğitim Bakanlığına, Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve 2017/66 Esas, 2017/160 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuğa tebliğ edilip, (suça sürüklenen çocuğun cezaevinde olması halinde, 5271 sayılı Kanun’un 263. ve 35. maddelerine göre tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel MERNİS adresine tebliğ yapılmak suretiyle) usûlüne uygun olarak kesinleştirildikten sonra yeniden kanun yararına bozma isteminde bulunulması mümkün olup, (MUCUR) Asliye Ceza Mahkemesinin 27.09.2017 tarihli ve 2017/66 Esas, 2017/160 Karar sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.