Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/5682 E. , 2024/5260 K. T.C. D A N I Ş T A Y ON İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5682 Karar No : 2024/5260 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Beypazarı Belediye Başkanlığında 5393 …
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2023/5682 E. , 2024/5260 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ON İKİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5682 Karar No : 2024/5260 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Beypazarı Belediye Başkanlığında 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi kapsamında sözleşmeli statüde inşaat mühendisi olarak görev yapan davacının, hizmetine gerek kalmadığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı tüm özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacının hizmetine gerek kalmadığı için dava konusu işlemin tesis edildiği ileri sürülmekte ise de; davacının 22/12/2014 tarihinden itibaren Belediyede tam zamanlı hizmet sözleşmesi ile inşaat mühendisi olarak görev yaptığı, en son 01/01/2021-31/12/2021 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde hizmet sözleşmesinin yenilenmesine karşın, burada öngörülen süre dolmadan sözleşmenin feshedildiği, davacının hizmetine duyulan ihtiyacın ne şekilde ve neden sona erdiğinin somut bilgi ve belgelere dayanılmak suretiyle davalı idarece ortaya konulmadığı; ayrıca davacı hakkında görev yaptığı süre içinde verilen görevleri yerine getirmediği/getiremediği ya da görevinde başarısız olduğu yönünde bir tespitin de bulunmadığı; davalı idarenin bir bütün olduğu, idari istikrar ilkesinin de göz önünde bulundurulması gerektiği, 2014 yılından itibaren yaklaşık 7 yıldır davalı idarede sözleşmeli olarak çalışan davacıda geleceğe yönelik haklı bir beklenti oluştuğu hususları göz önüne alındığında, davacının sözleşmesinin feshine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kaldığı maddi haklarının işlem tarihinden itibaren tahakkuk ettikleri tarihler esas alınarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı, işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde; temyiz incelemesi sonunda Danıştayın, kararı hukuka uygun bulursa onayacağı, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onayacağı hükmüne yer verilmiştir. Haklı beklenti kavramı, yargı kararları ve öğretide, idarenin uzun süren bir uygulamasına güvenerek, bireylerin çıkarlarına ya da lehlerine olan bir sonuca ulaşabileceklerini ümit etmeleri olarak tanımlanmakla birlikte; bunun, mevcut hukuki durumun mutlak dokunulmazlığı şeklinde değerlendirilemeyeceği de açıktır. Bu durumda; İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde, "2014 yılından itibaren yaklaşık 7 yıldır davalı idare bünyesinde sözleşmeli olarak çalışan davacıda geleceğe yönelik haklı bir beklenti oluştuğu" hususuna yer verilmesinde hukuki isabet bulunmamakta ise de, bu husus, karardaki diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Diğer taraftan; bir idari işlem veya eylem nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak; idareye başvuru varsa başvuru tarihinin, başvuru yoksa davanın açıldığı tarihin esas alınması gerektiği hususu, Danıştay içtihatlarıyla istikrar kazanmıştır. Bu durumda; İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarına uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak dava tarihinin esas alınması gerekirken, "işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının işlem tarihinden itibaren tahakkuk ettikleri tarihler esas alınarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında, hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan; söz konusu kararın, "yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (17/08/2021) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı maddi haklarının işlem tarihinden itibaren tahakkuk ettikleri tarihler esas alınarak işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, gerekçesi yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 05/12/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.