8. Hukuk Dairesi 2012/4923 E. , 2012/6491 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kısmen reddine ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.11.2010 gün ve 278/598 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi …
**8. Hukuk Dairesi 2012/4923 E. , 2012/6491 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi Hazine ile ... ve müşterekleri aralarındaki tapu iptali, tescil ve elatmanın önlenmesi davasının kısmen reddine ve kısmen karar verilmesine yer olmadığına dair ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.11.2010 gün ve 278/598 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü: KARAR Davacı Hazine vekili, mülkiyeti davalılara ait olan 203 parsel sayılı taşınmazın, tahmini 306,39 m²'lik kısmının 3621 sayılı Kıyı Kanununa göre, kıyı kenar çizgisi kapsamında kalan yerlerden olduğundan tapu kaydının kısmen iptaline, davalıların müdahalesinin önlenmesiyle tecavüzlü kısımdaki yapıların yıkımına karar verilmesini istemiştir. Yargılama aşamasında görevi sona eren, kayıt maliki muris ...tereke temsilcisi vekili, cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. Davalı ... cevap dilekçesinde yargılama sırasında 11.10.2010 tarihinde diğer davalıların taşınmazdaki paylarını satın aldığını açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece; hak düşürücü süreden davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Davanın, hak düşürücü süreden reddine dair önceki karar Hazinenin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 10.12.2009 tarih, 2009/12090-12806 Esas ve Karar sayılı kararında özetle; “ ...3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunun sabit olduğu, ancak her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu ve dava tarihi itibari ile davacı Hazinenin davasında haklı olup, buna bağlı olarak yargılama giderlerinden ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretinden davalı tarafın sorumlu tutulmasının değerlendirilmesi...” gereğine değinilerek mahkeme kararı bozulmuş olup, mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda, hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmelidir ki, mahkemenin esasa ilişkin ilk kararı ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan bozma kararı ile temyize konu son mahkeme kararları tümüyle,5841 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 14.03.2009 tarihinden sonra verilmiş olup; bu Kanunun 2. ve 3. maddeleri ile getirilen yeni düzenlemelere dayanılarak oluşturulmuştur.