12. Ceza Dairesi 2022/3477 E. , 2024/5582 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3653 E., 2021/207 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1.…
**12. Ceza Dairesi 2022/3477 E. , 2024/5582 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/3653 E., 2021/207 K. DAVA : Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; davacılar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nın 361/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince davacılar vekilinin haksız el koyma nedeniyle her bir davacı için ayrı ayrı 150.000 Euro maddi tazminatın ödenmesine talebine üzerine davanın süreden reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca davacılar vekilinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Davalcılar vekilinin temyiz sebepleri; El koyma işlemi yapılan davacılara ait tır ve dorselerin TASİŞ tarafından ederinin çok altında satışının yapıldığı, haksız el koyma işlemi olmasaydı, araçların satılmayacağı ve aynen iadesi söz konusu olacakken, haksız el koyma işlemi dolayısıyla araçların gerçek bedelinin çok altında bir miktar karşılığında satılarak bu miktarın kendilerine ödendiği, maddi zarar kapsamında araçların fatura bedelleri ve işlemiş faizinin ödenmesi gerektiği halde bu hususun dikkate alınmadığından bahisle temyiz isteminde bulunmuştur. III. DAVANIN KONUSU İlk Derece Mahkemesince, tazminat talebinin dayanağı olan İstanbul Anadolu 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2004/213 Esas – 2015/49 Karar sayılı ceza dosyasında, 5607 sayılı Kanuna muhalefet ve resmi belgede sahtecilik suçundan yapılan yargılama kapsamında, davacı nakil araçları sahiplerine ait yabancı plakalı tırlarda taşındığı tespit edilen eşyaların gümrük ithalat beyannamesinde farklı nev'iden olarak beyan edildiği, yapılan analiz sonucunda bu eşyaların piyasaya arzının uygun olmadığı gerekçesiyle imhasına karar verilen eşyalar olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda bu ürünlerin naklinde kullanılan davacılara ait 10 adet tıra 01.06.2010 tarihinde el konulduğu, yapılan yargılama sonunda tazminata esas ceza yargılaması dosyanındaki sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet ve 5607 sayılı Kanuna muhalefet suçundan idari para cezasına hükmedildiği, davacılara ait tır ve dorselerin sahiplerine iadesine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesince, 5607 sayılı Kanun uyarınca kabahatlere ilişkin verilen hükmün itiraza tabi olduğundan dosyanın itiraz merciine gönderilmesine karar verildiği, dosyanın itiraz mercii olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesi üzerine mahkemenin 24.04.2014 tarih 2014/652 D.iş sayılı kararı ile katılan nakil araç sahipleri ve sanıkların itirazının reddine karar verildiği ve bozma öncesi Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/215 Esas- 2010/336 Karar sayılı dosyasında kaçakçılık ve araçların iadesine ilişkin hükümlerin bu şekilde 24.04.2014 tarihinde kesinleştiği, davanın ise CMK'nın 141 ve devamı maddeleri kapsamında 1 yıllık hak düşürücü süre sonunda açıldığı gerekçesiyle davanın süreden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince reddedilen davada, Bölge Adliye Mahkemesince davacılara ait tır ve dorselere ait satış bedellerinin 17.03.2016 tarihinde davacılar vekiline ödendiğinin tespit edildiği, bu halde maddi zararın giderilmiş olduğundan bahisle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR Davacı nakil araçları sahiplerinin katılan sıfatıyla bulunduğu Kadıköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/215 Esas - 2010/336 Esas sayılı dosyasında, dosyanın sanıkları hakkında 5607 sayılı Kanunda kabahat yönünden hüküm kurulan eylemleri dolayısıyla idari para cezasına ve el konulan araçların sahiplerine iadesine karar verildiği, bu kararın temyizi üzerine kabahatlere ilişkin verilen kararların itiraza tabi olduğu gerekçesiyle incelenmesizin iade edildiği, dosyanın itiraz mercii olan İstanbul Anadolu 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği ve mahkemenin 24.04.2014 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, bu suretle davaya konu araçların iadesine ilişkin hükmün 24.04.2014 tarihinde kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, bölge adliye mahkemesince davanın süreden reddine ilişkin karar verilmesi gerekirken, davacılara ödeme yapıldığı ve maddi zararın olmadığı gerekçesiyle esastan reddine karar verilmesi, sonucu itibariyle etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında davacı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.