11. Ceza Dairesi 2009/17313 E. , 2011/2785 K. Hükümlü Hasan Hüseyin Kan'ın basit nitelikli dolandırıcılık ve bu suça iştirak suçundan Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2005 tarihli ve 2005/227 esas, 2005/403 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 39/1, 62/1, 52/2.maddeleri uyarınca mahkum olduğu 5 ay hapis ve 7.500.00 yeni Türk Lirası adli para cezasının infazı sırasında, anılan suçtan tutuklu kaldığı 104 günlük sürenin 63 günlük kısmının 5 ay hapis ce…
**11. Ceza Dairesi 2009/17313 E. , 2011/2785 K.** **"İçtihat Metni"** Hükümlü Hasan Hüseyin Kan'ın basit nitelikli dolandırıcılık ve bu suça iştirak suçundan Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2005 tarihli ve 2005/227 esas, 2005/403 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1, 39/1, 62/1, 52/2.maddeleri uyarınca mahkum olduğu 5 ay hapis ve 7.500.00 yeni Türk Lirası adli para cezasının infazı sırasında, anılan suçtan tutuklu kaldığı 104 günlük sürenin 63 günlük kısmının 5 ay hapis cezasından mahsup edilmesi sonrası kalan 41 günlük sürenin para cezasından mahsup edilmesi hususundaki tereddüt sebebiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98.maddesi uyarınca bir karar verilmesi talebi üzerine, sanığın tutuklu kaldığı 104 günlük sürenin 63 günlük kısmının 5 ay hapis cezasından mahsup edilmesi sonrası kalan 41 günlük sürenin para cezasından mahsup edilmesi sonucu infazı gereken cezası kalmadığından talebin kabulü ile ilamın geri istenmesine ilişkin Denizli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2009 tarihli ve 2009/317 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre. Sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1.maddesi gereğince hapis cezası yanında adli para cezası tayin edilmesi karşısında 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 5.maddesi ile 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un geçici 1.maddesinin uygulama şartlarının gerçekleşmediği, adli para cezasının kanunda öngörülen süresinde ödenmemesi sebebiyle infazın 5275 sayılı Kanun'un 106.maddesi uyarınca, bir gün karşılığı 20.00 yeni Türk lirası alınmak suretiyle hapse çevrilmesi gerektiği, sanığın 375 gün olarak adli para cezasından çevrilme infazı gereken cezasının bulunduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 13.08.2009 gün ve 2009/9160/44737 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 02.09.2009 gün ve KYB.2009195095 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Suç tarihi ister 01.06.2005 tarihinden önce, isterse sonra olsun, 5237 sayılı TCK’nın 52. maddesi uyarınca doğrudan verilmiş olan adli para cezalarının ödenmemesi üzerine yapılması gereken hapse çevirme işleminin, bu madde ile kurulması amaçlanan sistemin ayrılmaz bir parçası olan 5275 sayılı Kanunun 106. maddesi uyarınca yapılması zorunludur. Bunun dışında, belirtilen şekilde tayin edilmiş olan adli para cezalarının, daha lehe infaz hükümleri içerdikleri gerekçesiyle, 647 sayılı Kanun uyarınca veya 5275 sayılı Kanunun geçici 1 veya 5252 sayılı Kanunun 5/3. maddelerinden biri nazara alınarak hapse çevrilmesi olanaklı değildir. İncelenen dosya içeriğine göre; hükümlünün 15.09.2003 tarihinde işlediği dolandırıcılık suçundan Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2005 gün ve 2005/227 esas, 2005/403 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 157/1, 39/1, 62/1. maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 375 gün adli para cezası ile cezalandırılmasının ardından, hükmolunan gün adli para cezasının aynı Yasanın 52/2. maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’den hesap edilmek suretiyle 7.500 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine hükmolunduğu, para cezasının her taksit arasında bir ay olacak şekilde, 24 ay taksit olarak taksitlendirildiği, Hükümlüye, para cezası ödeme emri çıkartılıp, tebliğ edilmesine rağmen hükümlü tarafından para cezasının yalnızca ilk taksiti olan 121 TL’nin ödendiği, kalanının ödenmediği, cezaların infazı sırasında anılan suçtan tutuklu kaldığı, 104 günlük sürenin 63 günlük kısmının 5 ay hapis cezasından mahsup edilmesi sonrası kalan 41 günlük sürenin para cezasından mahsup edilmesi hususundaki tereddüt nedeniyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98. maddesi uyarınca bir karar verilmesi talebi üzerine, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2009 gün ve 2009/317 değişik iş sayılı kararı ile hükümlünün 104 gün tutuklu kaldığı, fazladan yatmış olduğu 41 gün hapis cezasının başka bir cezadan mahsup edilmediği, hükmolunan 7.500 TL adli para cezasının 121 TL’lik kısmının hükümlü tarafından, mahkeme veznesine depo edildiği, kalan 7379 TL’den ibaret adli para cezasının da günlüğü 100 TL’den hesaplanmak suretiyle 73 gün hapis cezasına çevrilmesi gerektiği, 73 günlük hapis cezasından dolayı da yatması gereken sürenin 30 gün olduğu düşünüldüğünde (Cezaların İnfazı Hakkında 647 sayılı Kanunun 19. maddesinin değiştirilmesine dair 3267 sayılı Yasa gereğince esas cezası üzerinden hesap edilen şartla tahliyeden istifade ettiği 37 günlük süre düşülerek 2148 sayılı Yasanın Ek 2. maddesi gereğince geriye kalan her aydan da 6’şar gün hesabı ile (6) günlük süre düşülmek suretiyle), hükümlünün infazı gereken herhangi bir cezasının bulunmadığı anlaşılmakla, talebin kabulü ile ilamın geri istenmesine karar verildiği, ancak anılan karara karşı; hükümlü hakkında 5237 sayılı TCK’nın 157/1. maddesi gereğince hapis cezası yanında adli para cezası tayin edilmesi nedeniyle, 5252 sayılı Yasanın 5. maddesi ile 5275 sayılı Yasanın geçici 1. maddesinin uygulanma şartları bulunmadığından, adli para cezasının süresinde ödenmemesi nedeniyle infazın 5275 sayılı Yasanın 106. maddesi uyarınca bir gün karşılığı 20 TL’den hesap edilmek suretiyle hapse çevrilmesi gerektiği, hükümlünün 375 gün olarak adli para cezasından çevrilme infazı gereken cezasının bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma isteminde bulunulduğu anlaşılmaktadır. Görüldüğü üzere; 5237 sayılı Yasanın 52. maddesi uyarınca hükmolunan doğrudan verilen para cezasının infazının, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 106. maddesine göre yapılması gerekmekte ve bu şekilde hükmedilen para cezasının ödenmemesi halinde; para cezasından hapse çevirme işlemi yapılırken, hangi miktardan çevirme yapılacak tartışması yapılmadan, baştaki gün hapis cezasına geri dönülmesi ve ayrıca bu durumda koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmaması gerektiği gözetilmeden, tutuklu kalınan sürenin günlüğü 100 TL’den hesap edilmesi ve infazı gereken adli para cezasından çevrilme hapis cezasından da 647 sayılı Yasa hükümleri tatbik olunarak, karma uygulama yapılmak suretiyle şartla tahliyeye hak kazandığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi nedeniyle, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde bulunduğundan, Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.04.2009 gün ve 2009/317 değişik iş sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, gereğinin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 24.06.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.