7. Ceza Dairesi 2012/18470 E. , 2013/22534 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Gıyabi kararın vekil yerine asile tebliğ edilmesi nedeniyle sanığa yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmakla, mahkemenin temyiz isteğinin reddine dair 1…
**7. Ceza Dairesi 2012/18470 E. , 2013/22534 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5607 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Gıyabi kararın vekil yerine asile tebliğ edilmesi nedeniyle sanığa yapılan tebligatın geçersiz olduğu anlaşılmakla, mahkemenin temyiz isteğinin reddine dair 17.02.2010 tarih 2009/468 Esas 2010/7 Karar sayılı ek kararı kaldırılarak, sanık müdafıinin öğrenme üzerine temyiz isteği yasal süresinde kabul edilerek 19.01.2010 tarihli hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Kaçakçılık suçundan doğan ve kamu zararı olarak kabul edilen "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler" toplam tutarının sanık tarafından giderilmediği cihetle, 5271 Sayılı CMK'nun 231. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından sanık hakkında yasal olmayan ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi sonuca etkili görülmediğinden üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğu ile bozma nedeni yapılmayarak ve sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözönüne alınacağı kabul edilerek yapılan incelemede; l)Hükmolunan gün karşılığı adli para cezasının miktarı belirlenirken uygulanan yasa maddesinin TCK'nun 52/2. maddesi yerine 51/2. maddesi olarak gösterilmesi, 2)Hapis cezası ertelenen sanık hakkında TCK.nun 51/3.maddesi uyarınca denetim süresi belirlenmesi gerektiğinin nazara alınmaması, 3)Dava konusu eşyanın imha edildiği gözetilmeksizin müsaderesine karar verilmiş olması, 4)Dava konusu eşyanın, nakil vasıtasının yüküne göre miktar ve hacim bakımından tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturmadığı gibi nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle hakkaniyete de aykırı olacağı dikkate alınarak, nakil vasıtasının iadesi yerine yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi, 5)Vekalet ücretinin asil yerine vekile ödenmesine karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı yasanın 8/1 maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi uyarınca, hükmün 3 numaralı bendinde yer alan "TCK.nun 51/2 maddesi" ifadesinin "TCK.nun 52/2. maddesi" olarak değiştirilmesi, hükmün 4 numaralı bendinden sonra gelmek üzere "Sanığın, ertelenen hapis cezası göz önüne alınarak TCK.nun 51/3. maddesi uyarınca 1 yıl 3 ay denetim süresine tabi tutulmasına" ibaresinin eklenmesi, hükümden dava konusu eşyanın ve nakil aracının müsaderesine ilişkin bentlerinin çıkarılarak yerlerine sırayla "Kaçak olduğu anlaşılan dava konusu kalkan balıkları imha edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına" ve "Dava konusu nakil aracının sahibine iadesine, araç kaydı üzerine konulan tedbirin kaldırılmasına" ibarelerinin eklenmesi ile hükmün vekalet ücretine ilişkin bendindeki "...müdahil idare vekiline verilmesine," ifadesinin "...müdahil idareye verilmesine," şeklinde değiştirilmesi, diğer kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11.11.2013 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22/07/2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmadığı hususu da gözetilerek, yetersiz ve yasal olmayan gerekçe ile sanık hakkında 231.maddenin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun tenkit kararına katılmıyorum.