(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/7979 E. , 2008/11516 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.12.2008 gün ve 11962-16149 sayılı bozma kararında özetle: "Çekişme…
**(Kapatılan)20. Hukuk Dairesi 2008/7979 E. , 2008/11516 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.12.2008 gün ve 11962-16149 sayılı bozma kararında özetle: "Çekişmeli taşınmazın buulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmadığına göre Orman Yönetimi davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, davanın devamı sırasında orman kadastrosunun yapılması halinde davanın orman kadastrosuna itiraz davasına dönüşeceği ve davaya bakma görevinin kadastro mahkemesine ait olacağının da gözetilmesi" gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davanın kabulüne ve dava konusu krokide 7707.26 m2 olarak gösterilen taşınmazın davacılar adlarına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesine göre açılan tapusuz taşınmazın tesciline ilişkindir. Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. İncelenen dosya kapsamından, mahkemece yapılan keşif sonucu çekişmeli taşınmazın, uzman orman bilirkişi tarafından resmi belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada her ne kadar orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş ise de; rapora ekli 1954 tarihli memleket haritasına göre geniş çevresi ile birlikte orman içi açıklığı olduğu ve bu bölümde dahi orman ağacı sembolü bulunduğu anlaşıldığından taşınmazın niteliğini belirlemede orman bilirkişi tarafından hataya düşülmüş,6831 sayılı yasanın 17. maddesi nazara alınmadan rapor düzenlenmiştir. Dosya arasında bulunan davalı taşınmazın fotoğraflarının incelenmesinde, taşınmazın etrafının dağlarla ve ormanla çevrili olduğu, orman içinde küçük bir düzlük olarak görülmektedir. Ziraat bilirkişi raporunda ise taşınmazın, 15-20 yıldır tarımda kullanılmadığı, otunu biçmek suretiyle yararlanıldığı bildirilmiş; bu durum keşif sırasında dinlenilen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile de doğrulanmıştır. Bu durumda taşınmazın 6831 Sayılı Yasanın 17/2 maddesinde tanımlanan ormaniçi açıklığı niteliğinde olduğu ve sürdürülen zilyetliğin ekonomik amacına uygun bulunmadığı gibi korunmaya değer yasal bir niteliği de olmadığından bu zilyetliğe değer verilemez. 6831 Sayılı Yasanın 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermez. 6831 Sayılı Yasa, madde: 17/1-2