(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/17865 E. , 2012/10991 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işver…
**(Kapatılan)22. Hukuk Dairesi 2011/17865 E. , 2012/10991 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin davalı işverence geçerli ve haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine karar verilmesini, buna bağlı işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen dört aylık ücret ve diğer haklarının belirlenmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı işveren, davacının işini yürütürken iş ahlakına ve kurallarına aykırı davrandığını, güveni kötüye kullandığını doğruluk ve dürüsütlük ilkesine aykırı davrandığı gerekçesi ile haklı feshedildiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece mahkemece davalının fesih gerekçesini somut olarak isapat edemediğinden davanın kabulüne, davacının işe iadesine karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25/II madde bentleridir. Dosya içeriğinden, davacının 16.06.2005 tarihinden beri bölge müdür olrak çalışıtığı 26.04.2010 tarihli fesih bildiriminde davacının Contour TS kan şekeri ölçüm cihazlarının ücretsiz hasta ev doktorlara dağıtımına dair kampanya için Maliye Bakanlığından izin alındığı halde davacının bu ürünleri ecza depolarına, numune çubuklarını da piyasadan değiştirerek gönderdiği ve bu ürünün satışı karşılığı cep telefonu kontör kampanyası düzenlediği ve faturasını da yemek faturası olarak şirkete yansıttığı, ürünü çeşitli kanallarla satışa sunduğu (migros, medikal mağazlar ve eczaneler aracılığı ile) satışa sunduğu, şirketi mali olarak zarara uğrattığı ve bu yöntemleri ile gerçeğe aykırı şekilde satış hedefini tutturduğundan pirim aldığı bu olayda görevi altındaki kişileride baskılı ile kullandığı doğruluk ve bağlılığa aykırı tüm bu davranışı nedeniyle 4847 sayılı Kanun'un 25/2 maddesine göre iş sözleşmesinin feshedildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Somut olayda Migros ürün reklam katalogunda davalının bahsettiği ürünün satışa ait tanıtımının bulunduğu, bir kısım kargo şirketi faturalarında bahsedilen ürünün şevkinin davacı tarafından yapıldığı ve aynı bölgede çalışan tıbbi mümessil olan tanıklarında anlatımında davacının bu yönde uygulamada bulunduğunu, numune çubukların piyasadan değiştirilerek satışa gönderildiğini ve bir kısım teslimatlarında kendilerine yaptırdığını beyan ettikleri, yine numune olan ve satılması yasak olan ürünlerin mahkeme kanalı ile yapılan tespitte İstanbulda Atılım Sağlık A.Ş. deposunda 374 adetinin tespit edildiği ve bunların bir eczaneden satın alındığının faturası ile belirlendiği, bu ürünlerin ecza depoları üzerinden şevkinin yapılmaması için davacının 29.04.2009 tarihinde işverence uyarıldığı ve davacının da bir daha olmayacak diye yanıt verdiği, Hedef Ecza Deposunun davalıya gönderdiği mailde de davacının işten ayrılmasından sonra sözkonusu ürünün tedarikinde sıkıntı yaşandığını bildiridiğine dair tüm bu bilgiler birlikte değerlendirildiğinde davacının, işyeri tarafından Maliye Bakanlığından izin alınarak üzretsiz dağıtımına başlanan ürünleri satışa sunarak, şirketi mali ve ticari itibarı açısından zor durumda bırakacak eylemde bulunduğu, satışa yansıyan bu ürünler üzerinden de pirim aldığının ileri sürüldüğü, davacı tarafından da aksinin iddia edilmediği dikkate alındığında davacının eylemlerinin doğruluk ve bağlılığa aykırı olduğu ve fesih haklı nedene dayandığı anlaşılmaktadır. Usulsüz olduğu anlaşılan davacının bu uygulamasında kendilerini bu işlemde taraf haline getirme durumunda bırakacak şekilde yazılan mahkem yazılarına olayla ve davacı ile irtibatları olmadığında dair cevap veren alışveriş şirketi, hastane ve eczane deposunun verdiği yanıtlarına göre sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur. Tüm bu nedenlerle fesih haklı olduğundan davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 443,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.200,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 24.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.