1. Ceza Dairesi 2022/13725 E. , 2023/6444 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1877 E., 2022/1991 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu…
**1. Ceza Dairesi 2022/13725 E. , 2023/6444 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1877 E., 2022/1991 K. SUÇ : Kasten öldürme HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. İnegöl 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.02.2022 tarihli ve 2021/209 Esas, 2022/87 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2022 tarihli ve 2022/1877 Esas, 2022/1991 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81 ... maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları ve 58 ... maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 13 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılanlar Vekilinin Temyiz Sebepleri Haksız tahrik ve takdirî indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, İlişkindir. B. Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri Meşrû savunma hükümlerinin uygulanması gerektiğine, suçun işlenmediğine, III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Sanık ... ile maktul arasında; maktulün babaannesi ...'e ait, .........,Mahallesi ....., Mevkiinde bulunan 105 ada 102 parsel numaralı taşınmaz üzerinde sanık ...'nin hayvancılık faaliyeti yapmasından dolayı süregelen anlaşmazlığın bulunduğu, katılan tarafının sanıktan araziyi boşaltmasını istemelerine rağmen sanığın söz konusu araziyi boşaltmadığı, tanık ......'nın ortak faaliyetleri kapsamında anlaşmazlık olan yere kışla yaptığı, tanığın 2017 yılında hayvancılığı bırakması nedeniyle söz konusu yeri kefil olmak suretiyle kendisine devrettiği, tapuya gittiğinde söz konusu yerin ...'a ait olduğunu öğrendiği, buna rağmen söz konusu yeri boşaltmadığı, katılan taraf ile anlaşmaya çalıştığı, olay tarihi itibariyle de maktulün sanık ...'nin ikametine konuşmak için gittiği, konuşmaya gittiğinde tanıklardan .... ve oğlu ..........'nun olay mahallinde bulunduğu, sanık ...'nin tanıklar .... ve oğlu ......... ile konuşmasını beklediği, tanıklar olay mahallinden gittikten sonra sanığın savunmasından başkaca aleyhe beyan olmadığı, maktulün sanıkla konuşmaya başladığı, sanık ... ile maktul ... arasında tartışma çıktığı, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga esnasında sanık ...'nin sırtından yaralandığı, sanık ile maktulün boğuşarak yere düştüğü, sanık ... tarafından maktulün elinden aldığı bıçak ile maktulün vücudunun çeşitli yerlerine vurması sebebiyle maktulün olay yerinde vefat ettiği anlaşılmıştır. 2. Sanık alınan ifadelerinde üzerine atılı suçlamayı meşru savunma altında işlediğini kabul etmiştir. 3. Tanık beyanları dava dosyasında mevcuttur. 4. Adli Tıp Kurumu ... Adli Tıp Grup Başkanlığının 17.04.2019 tarih sayılı raporuna göre; "Kişinin ölümünün kesici delici alet yaralanmasına bağlı sol femoral arter yaralanması nedeniyle gelişen iç ve dış kanama sonucu meydana geldiği" Görüşüne yer verildiği belirlenmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde, suç vasfı ve olayın gelişim süreci aynı kabul edilmekle; haksız tahrik ve takdirim indirim yönünden İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmün kaldırılmasına ve sanık hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verildiği belirlenmiştir. IV. GEREKÇE 1. Katılanlar Vekili ve Sanık Müdafiinin Takdirî İndirim, Meşru Savunma, Suçun İşlenmediğine Yönelik Temyiz Sebepleri Yönünden İleri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, meşru savunmaya ilişkin yasal koşulların oluşmadığı, takdirî indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından anılan temyiz sebeplerinin incelenmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Haksız Tahrik Yönünden Oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık ile maktul arasında, maktulün babaannesinin adına kayıtlı bulunan ancak uzunca süredir sanık tarafından kullanılan arsanın kullanımı hususunda hukuki anlaşmazlık bulunduğu, olay günü maktulün üzerinde bıçakla yanında tanıklar bulunur vaziyette sanığın evine gittiği, tanıkların olay yerinde ayrılmasından sonra, sanığın aksi kanıtlanamayan savunmasına göre, maktulün üzerinde bulundurduğu bıçağı çekerek sanığı sol gluteus maksimus, sol femur posterior ve sol sırt bölgesinden basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaraladığı, sanığın bunun üzerine hamle yapmasıyla aralarında boğuşma başladığı, bir şekilde bıçağı ele geçiren sanığın maktulü uyluk bölgesinden yaraladığı ve maktulün büyük damar yaralanması sonucu hayatını kaybettiği anlaşılan olayda; maktulden sanığa yönelen ve süregelen tehditler ile maktulün, olay yeri olan sanığın evine üzerinde bıçakla gelip sanığı basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaralaması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca makul düzeyde ceza indirimi yapılması yerine, yazılı şekilde makul düzeye yakın oranda indirim yapılmak suretiyle fazla ceza tayini hukuka aykırı bulunmuştur. 3. Suç Vasfı Yönünden Dosya kapsamına göre; sanığın maktulü sağ ve sol uyluk bölgelerinden yaraladığı, bu yaralardan sadece sol uyluk bölgesindeki yaralanmanın hayati tehlikeye sebep olduğu, sanığın eylemi engel bir hal olmaksızın kendiliğinden sonlandırdığı, maktuldeki yara yeri itibariyle de ortaya çıkan kast ve iradesinin yaralamaya yönelik olduğu anlaşıldığından, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 87 nci maddesinin dördüncü fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan cezalandırılması yerine, yazılı şekilde suç vasfında yanılgılı değerlendirme sonucu kasten öldürme suçundan hüküm kurulmasında, hukuka aykırılık bulunmuştur. 4. Sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan hüküm yönünden katılanlar vekili ile sanık müdafiinin istinaf isteminde bulunduğu, her hüküm yönünden tüm istinaf istemlerinin incelenmesi ile tek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin istinaf başvurusu yönünden ayrı, katılan vekilinin istinaf başvurusu yönünden ayrı hükümler kurulmak suretiyle karışıklığa neden olunması, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2, 3 ve 4) nolu paragraflarında açıklanan nedenlerle, katılanlar vekili ve sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden, ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 19.09.2022 tarihli ve 2022/1877 Esas, 2022/1991 Karar sayılı kararının tek hüküm kurulması, haksız tahrik ve suç vasfı yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğu ile BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi. K A R Ş I OY Sanık ... hakkında; sayın çoğunluğun, katılanlar vekili ile sanık müdafiinin istinaf istemleri hakkında tek hüküm kurulması yönünde ki bozma görüşüne katılmakla birlikte, haksız tahrik nedeniyle makul düzeyde ceza indirimi yapılması gerektiğine ve suç vasfının kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunu oluşturduğuna yönelen ve hükmün bozulmasına dair görüşüne katılmıyorum. Şöyle ki; Sanığın eylemini gerçekleştiriş şekli, maktuldeki isabet sayısının birden fazla oluşu ve isabet alınan bölgenin niteliği ile maktulden sanığa yönelen haksız hareketlerin ulaştığı haksızlık boyutu göz önünde bulundurulduğunda, eyleminin kasten öldürme suçunu oluşturduğu ve haksız tahrik nedeniyle belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, bu sebeplerle sanığın kasten öldürme suçundan mahkûmiyetine dair hükme yönelik temyiz başvurularının haksız tahrik ve suç vasfı yönünden reddi ile hükmün katılanlar vekili ve sanık müdafiinin istinaf istemleri hakkında tek hüküm kurulmaması isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne muhalifim.