8. Ceza Dairesi 2017/10668 E. , 2018/870 K. "" İhbarname No : KYB - 2017/2114 Suç uydurma ve iftira suçlarından şüpheliler ... yetkilileri hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.11.2015 tarihli ve 2015/84282 soruşturma, 2015/78868 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İSTANBUL 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/4746 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası …
**8. Ceza Dairesi 2017/10668 E. , 2018/870 K.** **"İçtihat Metni"** İhbarname No : KYB - 2017/2114 Suç uydurma ve iftira suçlarından şüpheliler ... yetkilileri hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04.11.2015 tarihli ve 2015/84282 soruşturma, 2015/78868 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İSTANBUL 7. Sulh Ceza Hâkimliğinin 10.12.2015 tarihli ve 2015/4746 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, müşteki vekilinin 29.06.2015 tarihli şikayet dilekçesinde, şüphelilerin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben sunmuş oldukları 30.01.2015 tarihli dilekçe ile asılsız ve mesnetsiz iddialarda bulunmak sureti ile iftira ve suç uydurma suçunu işlediklerinin iddia edilmesine rağmen, iddiaya ilişkin olarak şikayet konusu edilen evrakın dahi dosya arasına alınmadan, şüphelilerin iftira yahut suç uydurma suçuna vücut verecek beyanları olup olmadığı hususu irdelenmeksizin ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan, dilekçenin anayasal bir hakkın kullanımı olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği gözetilmeksizin itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 05.01.2017 gün ve 11715 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16.01.2017 gün ve KYB/2017...2114 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi. TÜRK MİLLETİ ADINA Gereği görüşülüp düşünüldü: