1. Hukuk Dairesi 2010/4554 E. , 2010/7663 K. MAHKEMESİ : FETHİYE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 287 ada 3 parsel sayılı taşınmazının sahte vekaletname ve sahte kimlikler kullanılmak suretiyle 18.12.2006 tarihinde davalı B.adına satış şeklinde temlik ve tescilinin yapıldığını ve bilahare 21.12.2006 tarihinde de aynı şekilde diğer davalıya devredildiğini, davalıların el ve işbirliği içerisinde oldukla…
**1. Hukuk Dairesi 2010/4554 E. , 2010/7663 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : FETHİYE 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2009 Taraflar arasında görülen davada; Davacı, kayden maliki olduğu 287 ada 3 parsel sayılı taşınmazının sahte vekaletname ve sahte kimlikler kullanılmak suretiyle 18.12.2006 tarihinde davalı B.adına satış şeklinde temlik ve tescilinin yapıldığını ve bilahare 21.12.2006 tarihinde de aynı şekilde diğer davalıya devredildiğini, davalıların el ve işbirliği içerisinde olduklarını, B.'ın kimliğininde sahte olup her iki işleminde yolsuz tescil oluşturduklarını ayrıca bu olay nedeniyle elem ve acılar hissettiğini ileri sürüp, tapu iptali ve tescil ile manevi tazminat isteklerinde bulunmuş, 28.9.2007 tarihli dilekçeyle davanın Tapu Sicil Müdürlüğü’ne ihbarını istemiştir. Davalı İ. iddaların doğru olmadığını, tapu kaydına güvenerek iyiniyetli ediniminin korunması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuş, davalı B.'da davayı kabul etmediğini beyan etmiştir. İhbar olunan idare vekili, idare açısından davanın husumet ve esas yönlerinden reddi gerektiğini bildirmiştir. Mahkemece, sahtecilik olgusu sabit olup, her iki işleminde yolsuz olduğu ihbar olunan açısından illiyet bağının bulunmadığı ve sorumluluğun bu durum açısından oluşmadığı manevi tazminatın yasal unsurlarının da gerçekleşmediği gereçesiyle, iptal-tescil talebinin kabulüne, manevi tazminata yönelik istemin reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ve davalı İ. vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 29.6.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat O.E. ile temyiz eden vekili Avukat Ö. B. geldiler duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava, sahtecilik hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile manevi tazminat isteklerine ilişkin olup, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme neticesinde temlik işlemlerinin sahtecilikle gerçekleştirildiği ve davalı İ.’in TMK.nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı belirlenmek ve benimsenmek suretiyle tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Buna göre davalı İsmet’in tüm, davacı F.’nin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir, reddine. Davacının, diğer temyiz itirazlarına gelince; Tapu Sicil Müdürlüğüne usulen husumet tevcih edilmemiş ve davada sıfat verilmemiş, ihbar yoluyla vekil marifetiyle davaya icabet etmiştir. Hemen belirtilmelidir ki; bir kimseye ihbar yoluyla taraf sıfatı verilmesine olanak yoktur. Diğer taraftan; hüküm, davada taraf sıfatı olanların lehinde veya aleyhinde kurulur. Davada sıfatı olmayan hakkında karar verilemeyeceği tartışmasızdır. Ayrıca, ihbar yolu ile davaya icabet edenin davada vekille temsil edilmesi de neticeye etkili olmayıp, vekalet ücreti takdir ve tayin edilmesini gerektirmez. Öyle ise, ihbar olunan Tapu Sicil Müdürlüğü’ne izafeten hazine lehine vekalet ücretinin karar altına alınmış olması doğru değildir. Davacının, değinilen yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan davacı vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının diğer temyiz edenden alınmasına, 29.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.