T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/687 - 2026/900 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/687 KARAR NO : 2026/900 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2025 NUMARASI : 2022/869 Esas 2025/249 Karar DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. DAVALI :1-... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ VE…
T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/687 - 2026/900 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/687 KARAR NO : 2026/900 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2025 NUMARASI : 2022/869 Esas 2025/249 Karar DAVACI :... VEKİLLERİ : Av. DAVALI :1-... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVALI : 2 -... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 28/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/04/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/03/2025 tarih ve 2022/869 Esas - 2025/249 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 2618 parselde bulunan taşınmaz (depo) maliki ... Gıda San. ve Dış Tic. AŞ ile ... Elektronik Hizmetler İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında noter huzurunda kira sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili ... Yaş Meyve Sebze İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ... Elektronik Hizmetler İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında noter huzurunda kira sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin iş yerini 2020 yılının hemen başında kiraladığını ancak uzun bir süre sonra taşındıklarını, iş yeri kiralandıktan sonra elektrik aboneliği alınmak istendiğini ancak önceki dönem kiracısının borcu kapatılmadan abonelik verilmeyeceğinin bildirildiğini, ilgili borca itiraz edilmiş ise de davalılar tarafından itirazların dikkate alınmadığını, geçmiş dönem kiracının kullanmış olduğu elektriğe ait borcu, aslen hakkı olmadığı bir alacağı, kötü niyetle, usul ve yasaya aykırı olarak müvekkilinden tahsil ettiğini, arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını, müvekkilinin davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, müvekkilinin borçlu olmadığı hâlde ödemek zorunda bırakıldığı harca esas olmak üzere (fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 1.000,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte istirdatı ile davalılardan alınarak müvekkiline iadesine, her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: DAVALI ... ELEKTRİK DAĞITIM ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacının dava konusu taşınmazı 2020 yılında kiraladığını, taşınmazın önceki kullanıcılarına ait elektrik aboneliği borçlarının bulunması sebebiyle kendisine abonelik verilmediğini ve bu sebeple söz konusu borcu ödemek zorunda kaldığını ileri sürerek bu borcun istirdadını talep ettiğini ancak bu iddia edilen borcun müvekkili Şirketle ilgisinin bulunmadığını, somut olayda ilgili tüketim borçlarının perakende satış sözleşmesinden kaynaklandığını ve bu tür borçların muhatabının görevli tedarik şirketi olan ... ... Elektrik Perakende Satış AŞ olduğunu, müvekkili ... Elektrik Dağıtım AŞ’nin ise yalnızca dağıtım faaliyetlerini yürüttüğünü, üretim ve perakende satış hizmetlerinin 28.06.2013 tarihli kısmi bölünme işlemiyle ayrı tüzel kişiliklerce üstlenildiğini, bu nedenle davanın müvekkili Şirkete yöneltilmesinin hukuken hatalı olduğunu, dolayısıyla taraf teşkili bakımından pasif husumet yokluğu bulunduğunu ve bu hususun dava şartı niteliğinde olması sebebiyle davanın öncelikle usulden reddinin gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte olsa dahi somut olayda müvekkili Şirketin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, zira davacının yaptığı ödemenin perakende şirketine ait borçlar kapsamında gerçekleştiğini, bu yönüyle esastan da davanın reddi gerektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. DAVALI ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davacının dava konusu taşınmazda geçmiş kullanıcıların elektrik borçları nedeniyle kendisine abonelik verilmediğini ve bu borcu ödemek zorunda bırakıldığını ileri sürdüğünü ancak söz konusu borca ilişkin olarak davacı tarafından borç üstlenme beyanında bulunulduğunu ve bu borca ilişkin yükümlülüğün açıkça kabul edildiğini, bu sebeple istirdat talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, ayrıca husumetin hatalı yöneltildiğini ve bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafından sunulan Yargıtay kararının kaçak kullanım nedeniyle verilmiş olması sebebiyle somut olayla ilgisinin bulunmadığını, dava konusu olayda borcun kaçak kullanımdan değil normal tüketimden kaynaklandığını, davacının elektrik verilmemesi sebebiyle ödemede bulunduğunu iddia etse de bu yönde herhangi bir muarazanın söz konusu olmadığını ve bu durumda meni müdahale davası açılmasının mümkün olduğunu, buna rağmen borcun ödenmesinin kendi iradesiyle gerçekleştiğini, bu nedenle yapılan ödemenin TBK m. 78 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, ödeme için herhangi bir icra takibi yapılmadığını ve cebri icra tehdidi altında ödeme yapılmadığını, bu nedenle istirdat davası koşullarının oluşmadığını, davacının yaptığı ödemenin istirdat davasına değil sebepsiz zenginleşme hükümlerine tabi olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddinin gerektiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... Tüm dosya kapsamı değerlendirildiğinde: Dava, sebepsiz zenginleşme bedeli istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından, ... ili ... ilçesi, ... Mahallesi, 2618 parsel sayılı taşınmazdaki depo niteliğindeki yerin önce ... Elektronik Hizmetler İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kiralandığı, akabinde söz konusu taşınmazın müvekkili olan ... Yaş Meyve Sebze İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kiralandığı, müvekkil şirketin 2020 yılı başlarında taşınmazı kiraladığı, uzun bir süre sonra fiili olarak taşındığı, elektrik aboneliği alınmak istendiğinde önceki kiracıya ait borçlar gerekçe gösterilerek abonelik verilmediği, bu kapsamda müvekkil tarafından hukuki ve sözleşmesel bir yükümlülük bulunmamasına rağmen borcun ödenmek zorunda kalındığı, bu suretle yapılan ödemenin haksız olduğu, davalılara yönelik olarak borçlu olunmadığının tespiti ile ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte istirdat talebinde bulunulduğu, sonrasında sunulan 25.11.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın tam ıslah yoluyla sebepsiz zenginleşme davasına dönüştürüldüğü ve bilirkişi raporu doğrultusunda 125.308,61 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsili talep edilmiştir. Davalı ... Elektrik Dağıtım AŞ tarafından yapılan savunmada, dağıtım faaliyetlerinin kendilerine ait olduğu, ancak abonelik işlemleri ve tahsilatların ... ... Elektrik Perakende Satış AŞ tarafından gerçekleştirildiği, bu nedenle husumetin yanlış şirkete yöneltildiği ve pasif husumet yokluğu bulunduğu ileri sürülmüş; davalı ... Perakende Satış AŞ ise yapılan ödemenin bizzat davacı tarafından açıkça üstlenilerek yapıldığını, icra tehdidi ya da cebri icra takibi olmaksızın rızaen ödendiğini, bu nedenle istirdat şartlarının mevcut olmadığını, yapılan ödemenin hatalı olduğunu ileri süren tarafın bu hususu ispat külfeti altında bulunduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Dosya kapsamında dinlenen tanık beyanları, ibraz edilen belgeler ve özellikle 13.07.2024 tarihli bilirkişi ek raporu birlikte değerlendirildiğinde; davacı Şirket tarafından ödemesi yapılan tutarın, önceki kiracıya ait tüketim borcuna ilişkin olduğu ve bu borcun davacı tarafından abonelik verilmemesi ihtimali karşısında ödendiği anlaşılmaktadır. Ancak her ne kadar bilirkişi raporunda davacı Şirketin hukuken sorumlu olmadığı bir borcu ödediği, bu sebeple yapılan ödemenin sebepsiz zenginleşme kapsamında iadesi gerektiği yönünde kanaat bildirilmişse de; davacı Şirket yetkilisi tanık ... tarafından, söz konusu borcun ödendiği, borcun eski kullanıcıya ait olduğu bilindiği hâlde kendi iradesiyle ve Şirketin elektrik aboneliği alabilmesi amacıyla ödeme yapıldığı, yine tanık ... tarafından borcun önceki kullanıcıdan kaynaklandığının bilindiği ancak elektrik bağlantısı yapılabilmesi için ödeme yapıldığının ifade edildiği, davacı tarafından ödeme yapılmadan önce abonelik işlemleri için ilgili Kuruma başvuru yapıldığı, davacı tarafından ödemeye ilişkin herhangi bir protesto kaydı, itiraz ya da cebri icra tehdidi olmaksızın ödeme yapıldığı, elektrik aboneliğinin sonrasında sağlandığı ve herhangi bir muarazanın giderilmesine ilişkin menfi tespit ya da meni müdahale davası açılmadığı göz önüne alındığında; somut olayda davacı tarafından önceki kullanıcıya ait bir borcun ödeme tehdidi altında olmaksızın ve abonelik bağlantısı yapılması amacıyla rızai şekilde ödendiği, bu ödemenin ticari menfaat doğrultusunda ve karşılıklı irade beyanı ile gerçekleştiği, dolayısıyla iadenin talep edilebilmesi için gerekli olan hatalı ödemenin davalının zenginleşmesine neden olduğuna ilişkin kusur, haksızlık ya da cebri işlem bulunmadığı, yine ödemeyi yapanın borçlu olmadığını bilmeme veya haklı sebebe dayalı bir yanılma içerisinde olduğuna dair yeterli delil sunulmadığı, bu yönüyle Türk Borçlar Kanunu’nun 78 ve devamı maddeleri kapsamında sebepsiz zenginleşme hükümlerinin somut olayda uygulanabilir olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç olarak; yapılan ödemenin ticari ilişki içinde ve serbest irade ile yapıldığı, davalının zenginleşmesinin hukuka aykırı bir temele dayanmadığı, ödemeyi yapanın geri istem hakkını doğuracak nitelikte bir hata, cebir, tehdit, mücbir sebep veya aldatma bulunmadığı, bu nedenlerle davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davanın REDDİNE, ...." karar verilmiştir. DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2618 parselde kayıtlı taşınmazın maliki ... Gıda San. ve Dış Tic. AŞ. ile ... Elektronik Hiz. İth. İhr. Paz. San. ve Tic. LTD. ŞTİ. arasında 04/04/2019 tarihli kira sözleşmesi akdedildiğini, müvekkili ile ... Elektronik Hiz. İthalat İhr. Paz. San. ve Tic. LTD. ŞTİ. arasında 30/12/2019 tarihli kira sözleşmesi imzalandığını, müvekkilin iş yerini 2020 yılı başında kiraladığını ancak fiili taşınmanın işin niteliği ve işletme büyüklüğü sebebiyle daha sonra gerçekleştiğini, iş yeri kiralandıktan sonra elektrik aboneliği başvurusu yapıldığında davalılar tarafından önceki dönem kiracısının borcu kapatılmadan abonelik verilmeyeceğinin bildirildiğini, haksız ve dayanaksız talep edilen borca yapılan itirazların dikkate alınmadığını, geçmiş dönem kiracısına ait elektrik borcunun usul ve yasaya aykırı olarak müvekkilden tahsil edildiğini, müvekkilin iş yerini faaliyete geçirememek tehdidi altında söz konusu borcu ödemek zorunda kaldığını, elektrik aboneliği sözleşmesi doğrultusunda sebepsiz tahsil edilen 125.308,61 TL tutarının yasal faiziyle tahsili talebiyle açılan davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/869 E. 2025/249 K. sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiğini, bu karara karşı süresi içerisinde istinaf kanun yoluna başvurulduğunu, bizzat mahkemece alınan bilirkişi raporlarının davayı ispatlar mahiyette olmasına rağmen raporların aksine hüküm kurulduğunu, dava konusu ödemenin bölgenin en büyük paketleme şirketi olan müvekkilin elektriksiz bırakılması ve faaliyetine engel olunması tehdidi altında mecburen yapıldığını, ödemenin zor altında yapıldığının tanık beyanları ile sabit olmasına rağmen gerekçede aksi yönde belirtildiğini, müvekkili şirketin faaliyete başlayabilmek için elektriğe ihtiyacı olduğu ve önceki dönem borcunun ödenmesinin dayatıldığı dikkate alındığında bu ödemenin iradi olduğunun kabulünün akla ve mantığa aykırı olduğunu, müvekkilin baskı olmaksızın kendisine ait olmayan büyük bir ödemeyi yapmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, bu hususun bilirkişi raporunda da vurgulandığını, mahkemenin önüne gelen davayı incelemekle yükümlü olduğunu ve davanın usule uygun açıldığını, seçimlik hakkı olan davacının başkaca bir dava açma zorunluluğu bulunmadığını, hiç kimsenin kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağını, yerel mahkeme kararında gösterilen gerekçenin aksine başka bir dava açılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının eyleminin içtihata aykırı olmasına rağmen emsal kararların hiçe sayıldığını, rle ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/180 E. 2025/44 K. sayılı kararın istinaf incelemesi ile kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, öncelikle tehir-i icra talebinin kabulü ile icra takibinin yargılama sonuna kadar durdurulmasını, istinaf başvurusunun kabulü ile ile ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/869 E. 2025/249 K sayılı usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını, haklı davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sebepsiz zenginleşme bedeli istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili tarafından, ... ili ... ilçesi, ... Mahallesi, 2618 parsel sayılı taşınmazdaki depo niteliğindeki yerin önce ... Elektronik Hizmetler İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kiralandığı, akabinde söz konusu taşınmazın müvekkili olan ... Yaş Meyve Sebze İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından kiralandığı, müvekkil şirketin 2020 yılı başlarında taşınmazı kiraladığı, uzun bir süre sonra fiili olarak taşındığı, elektrik aboneliği alınmak istendiğinde önceki kiracıya ait borçlar gerekçe gösterilerek abonelik verilmediği, bu kapsamda müvekkil tarafından hukuki ve sözleşmesel bir yükümlülük bulunmamasına rağmen borcun ödenmek zorunda kalındığı, bu suretle yapılan ödemenin haksız olduğu, davalılara yönelik olarak borçlu olunmadığının tespiti ile ödeme tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte istirdat talebinde bulunulduğu, sonrasında sunulan 25.11.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın tam ıslah yoluyla sebepsiz zenginleşme davasına dönüştürüldüğü ve bilirkişi raporu doğrultusunda 125.308,61 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsili talep edildiği, yapılan yargılama neticesinde ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/03/2025 tarih, 2022/869 Esas ve 2025/2493 Karar sayılı karar ile "Davanın reddine" karar verildiği, davacı vekilinin süresi içinde istinaf kanun yoluna müracaat ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması isteminde bulunduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan belgelere ve davacı yanın beyanlarına göre; Dava konusu elektriğin kullandığı depo işletme için, malik ... Gıda San. ve Dış Tic. AŞ. ile ... Elektronik Hizmetler İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. LTD. ŞTİ. arasında ... Noterliği 04/04/2019 tarihli, 03699 yevmiye no.lu kira sözleşmesi akdedildiği, belirtilen kira sözleşmesine göre yıllık kira bedelinin 60.000 TL olduğu, yıllık kira artış oranının %10 olarak belirlendiği ve artış oranına göre 5 yıllık kira bedelinin KDV dahil 414.541,08 TL olarak belirlendiği ve 5 yıllık kira bedeli olan 414.541,08 TL'nin tamamının senet verilerek ödendiğinin sözleşmede belirtildiği, kira süresinin 5 yıl olduğu, kiralanan şeyin kullanım şeklinin "plastik kasa üretimi ve meyve paketleme tesisi" olarak belirtildiği, görülmüştür. Belirtilen kira sözleşmesinden sonra, davacı ... Yaş Meyve Sebze İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. LTD. ŞTİ. ile ... Elektronik Hizmetler İthalat İhracat Pazarlama San. ve Tic. LTD. ŞTİ. arasında ... Noterliği 30/12/2019 tarihli, 17532 yevmiye no.lu kira sözleşmesi akdedildiği, sözleşme ile akdin başlangıç tarihinin 20/10/2019 olduğu, kira süresinin 5 yıl, bir yıllık kira bedelinin 36.000 TL, kiralanan şeyin kullanım şeklinin "meyve paketleme tesisi", kira bedelinin 01/01/2020 tarihinden itibaren tahakkuk edeceği belirtildiği ve sözleşmenin 9.maddesi ile "elektrik tüketimi için süzme sayaç takılacağı ve kullanılan elektriğin aylık olarak faturalandırılacağı" belirtildiği, yıllık artış oranı dikkate alınarak 5 yıllık toplam kira bedelinin 219.793,60 TL+KDV olarak belirlendiği ve toplam kira bedelinin oluşacak cari hesap bakiyesinden düşüleceği veya nakit, çek senet olarak ödeneceği yazılı olduğu, son kısımda kira bedelinin peşin olarak kiraya verene ödendiği yazılı olduğu, bu kapsamda davacı şirketin dava konusu yeri fiilen 20/20/2019 tarihinden itibaren kullanmaya başladığı, davacı şirketin kirasını ödediği yeri 1 yıl 3 ay kullanmadığının kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca şirkete vekaleten sunulan 12/03/2021 tarihli dilekçe ile borcun davacı şirkete aktarılması talep edildiği, bağlantı anlaşmasının 13/03/2021 tarihinde imzalandığı, yapılan ödemenin ticari ilişki içinde ve serbest irade ile yapıldığı, sebepsiz zenginleşme bulunmadığı, netice olarak ilk derece mahkemesince davanın reddine yönelik verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu kanaatine varılarak davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken istinaf karar harcı olan 732,00 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf talebinde bulunan DAVACIDAN tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 6-Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/04/2026 Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır