Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/8916 E. , 2024/1590 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8916 Karar No : 2024/1590 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Menteşe İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayıl
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2023/8916 E. , 2024/1590 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/8916 Karar No : 2024/1590 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Muğla İli, Menteşe İlçesi, … Mahallesi, … ada, … parsel sayılı taşınmaz üzerinde … Gıda Tuhafiye İnş. Tur. San. ve Tic. Ltd. Şti. adına kayıtlı lokantanın işletmecisi olan davacı tarafından, anılan taşınmazda şirket adına düzenlenen … tarih ve … sıra numaralı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi nedeniyle işyerinin mühürlenerek kapatılmasına ilişkin 01/07/2020 tarihli mühürleme tutanağının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:… , K:… sayılı kararda; yapı kayıt belgesinin ilgili idaresince iptal edilmesi nedeniyle anılan taşınmazda şirket adına düzenlenen … tarih ve … sıra numaralı işyeri açma ve çalışma ruhsatının iptal edilmesi ve ruhsat iptaline karşı dava açılmadığı dikkate alındığında, hukuka aykırılığı konusunda herhangi bir iptal kararı bulunmayan ruhsat iptalinin icrası anlamında tesis edilen davaya konu mühürleme işleminde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Davacının bu karara karşı yaptığı istinaf başvurusunun ise … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… , İstinaf No:… sayılı kararı ile süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesinin istinaf isteminin süre aşımı nedeniyle reddine dair kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Mahkeme kararının tebliğine ilişkin tebligatın Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca usulsüz olduğu, görevli memurun davacının sabit ikametgahı olan mernis adresine hiçbir surette gelmediği, kapısına ihbarname yapıştırmadığı, yapıştırılması halinde vaki tebligata ıttıla edilmemesi imkanı bulunmadığı, her ne kadar anılan Kanun'un 21/2. maddesinde "komşu, yönetici veya kapıcıya bildirimle ilgili bir hüküm bulunmasa da, Kanun maddesinin uygulanmasına ilişkin hükümleri ihtiva eden Yönetmeliğin 31. maddesinde ".. (a) bendinde belirtilen hallerin gerçekleşmesi durumunda, tebliğ memuru tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşulardan birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir." şeklinde belirleme bulunmasından mütevellit usule aykırı tebligat yapıldığı, zira tebliğ mazbatası üzerinde bu hususa ilişkin herhangi bir şerh bulunmadığı, aynı şekilde davacının kısa süreli mi yoksa devamlı olacak şekilde mi mernis adresinde bulunmadığına ilişkin bir araştırma yapıldığına ilişkin bir açıklama da bulunmadığı, bu durumun ise Yargıtay kararlarına göre Yönetmelik hükümlerinin ihlali sonucunu doğurduğu, esasa ilişkin olarak ise; yapı kayıt belgesinin iptali işlemine karşı açılan davada … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, anılan dava dosyasının bu dava açısından bekletici mesele yapılması gerekirken davacı aleyhine karar verilmiş olmasının hukuka ve yasaya aykırılık teşkil ettiği, zira yapı kayıt belgesi geçerli hale geldiği için bu davada yargılamaya konu edilen idari işlemin hukuksal dayanağının ortadan kalktığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun "Bilinen adrese tebligat" başlıklı 10. maddesinde; "Tebligat, tebliğ yapılacak şahsa bilinen en son adresinde yapılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/3 md.) Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Şu kadar ki; kendisine tebliğ yapılacak şahsın müracaatı veya kabulü şartiyle her yerde tebligat yapılması caizdir." hükmüne, "Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina" başlıklı 21. maddesinde; "(Değişik : 6/6/1985 - 3220/7 md.) Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirilir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (Ek fıkra: 11/1/2011-6099/5 md.) Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır. (Ek: 19/3/2003-4829/5 md.) Muhtar, ihtiyar heyeti azaları, zabıta amir ve memurları yukarıdaki fıkralar uyarınca kendilerine teslim edilen evrakı kabule mecburdurlar." hükmüne, 25/01/2012 tarih ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in "Bilinen adreste tebligat" başlıklı 16. maddesinde; "Tebligat, öncelikle tebliğ yapılacak şahsın bilinen en son adresinde yapılır. Bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgeler esas alınır. Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır. Ayrıca başkaca adres araştırması yapılmaz. 79 uncu maddenin ikinci fıkrasına göre renkli bastırılan tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğu belirtilerek bu adrese tebligat yapılacağına dair meşruhata yer verilir." kuralına, "Tebliğ imkânsızlığı ve tebellüğden kaçınma ile adres kayıt sistemindeki adreste bulunamama halinde yapılacak işlem" başlıklı 31. maddesinde; "Tebliğ memuru; a) Muhatap veya muhatap adına tebligat yapılabilecek kişiler, o adreste bulundukları halde hiçbirinin tebliğ anında gösterilen adreste mevcut olmamaları, b) Muhatap ya da kendilerine tebligat yapılabilecek kişilerin tebellüğden kaçınması, c) Muhatap, gösterilen adreste hiç oturmamış veya bu adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi tebligatın, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresine bu husus meşruhat verilerek çıkarılması, hallerinden biri gerçekleştiği takdirde tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti veya meclisi üyesinden birine ya da kolluk amir veya memuruna imza karşılığında teslim eder. Tebliğ memuru, ek-1’de yer alan (2) numaralı örneğe uygun olarak düzenlenen ihbarnameyi gösterilen adresteki kapıya yapıştırır. (a) bendinde belirtilen halin gerçekleşmesi durumunda tebliğ memuru, tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. Birinci fıkranın (c) bendi gereğince yapılacak tebligatlarda tebliğ memurunca 30 uncu maddeye göre araştırma yapılmaz." kuralına yer verilmiş, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının, başka kanunlarda aksine hüküm olsa dahi Danıştay'da temyiz edilebileceği ve bu kararlara karşı tebliğ tarihini izleyen otuz gün içinde Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 48. maddesinin 6. fıkrasında ise, temyizin kanuni süre geçtikten sonra yapılması halinde kararı veren merciin, temyiz isteminin reddine karar vereceği kurala bağlanmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu'nun Uygulanmasına Dair Yönetmelik'in, yukarıda yer verilen kuralları incelendiğinde; gerçek kişilere yapılacak tebligatın, öncelikle muhatabın bilinen en son adresine yapılacağı, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde (MERNİS) belirtilen adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceği ve tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğuna ilişkin meşruhata yer verilmek suretiyle tebligatın buraya yapılacağının düzenlendiği görülmektedir. Buna göre; tebligatın, muhatabın adres kayıt sistemindeki adresinin bilinen en son adres olarak kabul edilerek, tebligatın buraya çıkartılabilmesi için, öncelikle bilinen en son adrese çıkartılan tebligatın yapılamaması (iade dönmesi) ya da bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması gerekmektedir. Belirtilen iki durumun söz konusu olmadığı hallerde, muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi bilinen en son adres kabul edilerek buraya tebligat çıkartılamayacağı ve tebligat zarfında da, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğuna ilişkin meşruhata yer verilemeyeceği açıktır. Dosyadaki belgelerden; bu davada kendisini vekille temsil ettiren davacının vekilinin davadan çekildiği, vekillikten çekilme dilekçesinin davacının mernis adresinde 16/04/2021 tarihinde bizzat davacının imzasına tebliğinin gerçekleştirildiği, tebligat zarfı üzerinde "Mernis adresidir. 7201 sayılı T. K.'nun 21/2. Mad. Gereğince Tebliği Rica Olunur" ibaresinin yazılı olduğu görülmüştür. Davacının itiraz ettiği Mahkemenin ret kararının ise, yine aynı adrese, aynı matbu ibarenin yazılı olduğu mazbata ile tebliğe çıkarıldığı, mazbatanın 16/08/2021 tarihinde dağıtıcının "tebliğ adresinin kapalı olması nedeniyle Tebligat Kanunu 21/2. Md. gereği tebliğ evrakının Emirbeyazıt Mahallesi muhtarına teslim edildiği ve 2 nolu haber kağıdının muhatabın kapısına yapıştırıldığı" ifadelerinin yer aldığı kaşesi ile bahsi geçen muhtara bırakıldığı anlaşılmaktadır. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda tebligatın, öncelikle muhatabın bilinen en son adresine yapılacağı, bu adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde (MERNİS) belirtilen adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceği ve tebligat zarfında, adresin muhatabın adres kayıt sistemindeki yerleşim yeri adresi olduğuna ilişkin meşruhata yer verilmek suretiyle tebligatın buraya yapılacağı öngörülmüş iken, davacının vekillikten çekilme dilekçesinin her ne kadar doğrudan mernis adresinde Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesi uyarınca tebliğe çıkarıldığı (tebliğ zarfında matbu yazılı) anlaşılmakta ise de; davacının bizzat tebellüğ etmesi ile birlikte, bu adresin aynı zamanda bilinen en son adresi olarak kabulü gerektiğinden, artık bu adrese yapılacak tebligatların Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre değil, 21/1. maddesine göre yapılması gerektiği açıktır. Bu itibarla, Mahkemenin 09/07/2021 tarihli Davanın Reddine dair kararının, davacının bilinen en son adresine (aynı zamanda mernis adresi ) Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebliğ edilmesi gerekirken buna uyulmadığı, davacının da kapısına herhangi bir ihbar kağıdı yapıştırılmamış olduğu iddiası ile birlikte dikkate alındığında, yapılan tebliğin usulsüz olduğu anlaşıldığından, istinaf başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi yolundaki Mahkeme kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi İdare Dava Dairesi kararında isabet görülmemiş olup işin esası hakkında karar verilmesi gerektiğinden, usule uygunluk bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin kabulüne, 2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/03/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.