Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2470 E. , 2024/5927 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2470 Karar No : 2024/5927 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri -... 2- ... Valiliği (E-Tebligat) VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu i…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2470 E. , 2024/5927 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2470 Karar No : 2024/5927 TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1-... 2- ... VEKİLLERİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı VEKİLLERİ : Hukuk Müşaviri -... 2- ... Valiliği (E-Tebligat) VEKİLLERİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Elazığ İli, Merkez İlçesi, ..., ..., ..., ..., ...., ... Köyü ile Sivrice İlçesi, ... Köyü sınırları içerisinde Uluova Çayı üzerinde DSİ. 9. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Revize Elazığ Uluova Gökçe Göleti ve Sulaması ile Malzeme Ocakları, Yıkama-Eleme ve Hazır Beton Üretim Tesisi Kapasite Artışı Projesi" hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince verilen kararda; ''...Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile dava dilekçesinde ileri sürülen beyanlar ve aynı taşınmazın diğer hissedarları tarafından Mahkememizin E:... sayılı dava dosyası birlikte incelendiğinde, davaya konu "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) olumlu" kararının Gülpınar (Sarıtosun) Köyü Muhtarlığına 03/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği ve 30 (otuz) gün süreyle askıya çıkarılmasının istenildiği, anılan ilanın Muhtarlık tarafından aynı gün askıya çıkarıldığı görülmüştür. Bu durumda, bakılan davanın 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesi kapsamında bulunan uyuşmazlıklardan olduğu, buna göre 03/01/2024 - 02/02/2024 tarihleri arasında ilan edilen ÇED olumlu kararına karşı ilan süresinin bitimini izleyen tarihten itibaren 30 (otuz) gün içerisinde olacak şekilde en son 04/03/2024 tarihinde dava açılabileceği ve buna göre Mahkeme kayıtlarına 02/05/2024 tarihinde giren dava dilekçesiyle açılan davanın süresinde olmadığı anlaşıldığından, bakılan davanın esasının incelenmesine süre aşımı nedeniyle olanak bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.'' denilerek davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacılardan ...'in Almanya'da ikamet etmekte olduğu, söz konusu ilandan 01.05.2024 tarihinde haberi olduğu, diğer davacı ...'in ise İstanbul'da ikamet ettiği, söz konusu ilandan 01.05.2024 tarihinde haberi olduğu, öğrenme tarihinden itibaren yasal dava açma süresi içerisinde davanın açıldığı, sadece Muhtarlıkta yapılan ilandan haberlerinin olmasının mümkün olmadığı, davanın süre aşımı yönünden reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idareler tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Mahkeme kararının gerekçesinin değiştirilerek onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Elazığ İli, Merkez İlçesi, ..., ..., ..., ..., ..., ... Köyü ile Sivrice İlçesi, ... Köyü sınırları içerisinde Uluova Çayı üzerinde DSİ. 9. Bölge Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan "Revize Elazığ Uluova Gökçe Göleti ve Sulaması ile Malzeme Ocakları, Yıkama-Eleme ve Hazır Beton Üretim Tesisi Kapasite Artışı Projesi" hakkında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararının iptali istenilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 2 maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde, iptal davaları, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlanmış; 14. maddesinin 3. fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçesinin süre aşımı, yönünden inceleneceği; 15. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, ilk inceleme sonucunda 14. maddenin 3/e bendinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği kurala bağlanmıştır. Anayasanın "Yargı Yolu" başlıklı 125. maddesinde; "... idari işlemlere karşı açılacak davalarda süre yazılı bildirim tarihinden başlar." hükmü yer almış, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Sürelerle İlgili Genel Esaslar" başlıklı 8. maddesinde; "... süreler tebliğ, yayın veya ilan tarihini izleyen günden itibaren işlemeye başlar." aynı Kanunun "Dava Açma Süresi" başlıklı 7. maddesinin ilk fıkrasında; "Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gündür" hükmüne yer verilmiş, "İvedi yargılama usulü" başlıklı 20/A maddesinin 2. fıkrasında ise, ivedi yargılama usulünde dava açma süresinin otuz gün olduğu hüküm altına alınmıştır. 25/11/2014 tarih ve 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve işlem tarihinde yürürlükte bulunan Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliğinin "Çevresel etki değerlendirmesi olumlu veya çevresel etki değerlendirmesi olumsuz kararı" başlıklı 14. maddesinde; "(1) Komisyon tarafından incelenerek son şekli verilen ÇED Raporu, halkın görüş ve önerilerini almak üzere, Bakanlık ve/veya Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile on (10) takvim günü görüşe açılır. Bakanlıkça proje ile ilgili karar alma sürecinde bu görüşler de değerlendirilir. Bakanlık halktan gelen görüşler doğrultusunda, rapor içeriğinde gerekli eksikliklerin tamamlanmasını, ek çalışmalar yapılmasını ya da Komisyonun yeniden toplanmasını isteyebilir. Nihai ÇED Raporu ve eklerinin proje sahibi taahhüdü altında olduğunu belirten taahhüt yazısı ve noter onaylı imza sirküleri beş (5) iş günü içerisinde Bakanlığa sunulur. Kamu kurum/kuruluşlarından imza sirküleri istenmez. (2) Birinci fıkrada belirtilen belgeler, süresi içerisinde gerekçesi belirtilmeden sunulmaz ise, projenin ÇED süreci sonlandırılır. (3) Bakanlık, Komisyon çalışmalarını ve halkın görüşlerini dikkate alarak proje için "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararını on (10) iş günü içinde verir ve bu kararı Komisyon üyelerine bildirir. Proje için verilen "ÇED Olumlu" ya da "ÇED Olumsuz" kararı Bakanlık ve Valilik tarafından askıda ilan ve internet aracılığı ile halka duyurulur." hükmüne yer verilmiş, Aynı Yönetmeliğin Tanımlar başlıklı 4. maddesinin (y) bendinde "askıda ilan", gerçekleştirilmesi planlanan projenin ÇED süreci hakkında, projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel halkın yaşadığı yer/yerlerde, valilik, kaymakamlık ve muhtarlık binasında veya köy odasında bulunan askı ilan yerlerinde yapılan yazılı duyuru olarak tanımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda aktarılan hükümler ve olay birlikte değerlendirildiğinde; idari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. Bu anlamda tebligat yargılama sürecinin başlangıcıdır ve tebliğ işlemi, yazılı tebligat, yayın veya ilan şeklinde olabilir. Dava konusu işlemin niteliği gereği belli bir bölgeyi ilgilendirmesi nedeniyle, tüm ilgililerine ayrı ayrı bildirilmesi mümkün olmadığından, ilgililerin etkin ve yeterli bir şekilde dava konusu işlemden haberdar olması amaçlanarak, Yönetmelikteki düzenlemeye göre, askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurulması öngörülmüştür. İlan yolu ile tebliğlerde dava açma süresi ise son ilan tarihini izleyen günden itibaren başlamaktadır. Ancak yasada öngörülen bu durumların söz konusu olmadığı hallerde, davacının dava konusu işlemi öğrenme tarihinin iyiniyet kuralları çerçevesinde, olayın özelliği ve niteliği gözönünde tutulmak suretiyle yargı organınca belirleneceği kuşkusuzdur. İdari işlemin usulüne uygun tebliği ve bütün unsurlarıyla ilgililer tarafından öğrenilmesi; ilgililerin dava açma haklarını kullanmalarını ve açılan davanın da gereği gibi yargı mercileri önüne getirilebilmesini doğrudan etkiler. İdari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlali halinde, idareye güven ilkesi doğrultusunda alınan izinlere ve ruhsatlara dayanılarak yüksek maliyetlere katlanılmak suretiyle gerçekleştirilen yatırımlar nedeniyle maddi ve manevi zararların ortaya çıkabileceği, bu zararların tazmin edilebilmesi için adli ve idari davalar açılarak bozulan hukuk düzeninin yeniden oluşturulması yoluna gidileceği, bunun da hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmayacağı açıktır. Anayasa Mahkemesi kararlarında da belirtildiği üzere, idari işlemlerin belirli bir süre sınırlaması olmaksızın, süreklilik arz edecek şekilde veya makul olmayacak ölçüde uzun bir süre dava konusu edilebilme olasılığının bulunmasının, kamu hizmetlerinin işleyişini aksatacağı ve idarede bulunması gereken istikrarı bozacağı, dolayısıyla, hukuki güvenlik ve idari istikrarın sağlanabilmesi amacıyla dava açma sürelerinin, idarenin işlem ve eylemlerinin özelliklerine göre belli bir süre ile sınırlandırılabileceği tabiidir. Öte yandan; niteliği gereği yargılamanın geciktirilmeden sonuçlandırılması hedeflenen 2577 sayılı Kanun'un 20/A maddesinde düzenlenen ivedi yargılamaya tabi bu tür uyuşmazlıklarda, ilan yolu ile yapılan tebliğlerde, ilanın süresiz olması halinde, muhatapların her an dava tehdidi altında bulunmasının, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkelerinin ihlaline yol açabileceği ve kamu hizmetlerinin aksamasına neden olabileceği dikkate alındığında, açılacak davalar için bir süre sınırlaması getirilmesinde kamu yararı bulunduğu, ivedi yargılama düzenlemesine de uygun olarak, ilan yolu ile yapılan tebliğlerde ilanın süresiz olması halinde, ilan süresinin 30 gün olarak belirlenmesinin kamu hizmetlerinin aksatılmadan yürütülebilmesi ve muhatabın haklarını kullanmasını sağlayacak yeterli ve makul bir süre olduğu, bu nedenle davanın süresinde açılıp açılmadığının, bu süreye göre belirlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Diğer taraftan; "Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu" kararının, 25/11/2014 günlü, 29186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği uyarınca, askıda ilan ve internet aracılığıyla halka duyurularak tebliğ edileceği, askıda ilanın projeden etkilenecek veya etkilenmesi muhtemel yerlerde valilik, kaymakamlık veya muhtarlık binasında ya da köy odasında bulunan askıda ilan yerlerinde yapılması gerektiği düzenlenmekle birlikte; askıda ilanın muhtarlık binasında veya köy odasında bulunan askıda ilan yerlerinde yapılmasına yönelik getirilen düzenlemenin amacının, yöre halkının dava konusu işlemden haberdar edilmesi olduğu değerlendirilmektedir. Uyuşmazlıkta; temyize konu kararda, davaya konu ÇED Olumlu kararının Gülpınar (Sarıtosun) Köyü Muhtarlığı'na 03.01.2024 tarihinde tebliğ edildiği ve 30 (otuz) gün süreyle askıya çıkarılmasının istenildiği, anılan ilanın Muhtarlık tarafından aynı gün askıya çıkarıldığı, buna göre 03/01/2024 - 02/02/2024 tarihleri arasında ilan edilen ÇED olumlu kararına karşı ilan süresinin bitimini izleyen tarihten itibaren 30 (otuz) gün içerisinde olacak şekilde en son 04/03/2024 tarihinde dava açılabileceği ve buna göre Mahkeme kayıtlarına 02/05/2024 tarihinde giren dava dilekçesiyle açılan davanın süresinde olmadığı belirtilmiş ise de; MERNİS kayıtlarının incelenmesinden, davacılardan İlyas Keleş'in ikametgah adresinin 23.10.2023 taşınma tarihinden itibaren İstanbul'da olduğu, diğer davacı Ramazan Keleş'in ise 22.01.2020 taşınmaz tarihine kadar ikametgah adresinin İstanbul'da olduğu, taşınma tarihi sonrasında MERNİS sistemine kayıtlı yurt içi ikametgah adresi bulunmadığı, yurt dışı adresi olarak Leinzell/Almanya adresi bildirilmiş olduğu anlaşıldığından, söz konusu davacıların davaya konu ÇED Olumlu kararından köyde yapılan ilan ile haberdar olduklarının kabulü hukuken mümkün bulunmamaktadır. Diğer yandan; Dairemizin 11.09.2024 tarihli ara kararı ile davaya konu ÇED Olumlu kararının internette hangi tarih aralığında ilan edildiğinin davalı idarelerden sorulması üzerine, dosyaya sunulan cevapların incelenmesinden, kararın 20.12.2023 tarihinde süresiz olarak ilan edildiği anlaşılmışta olup, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, davacıların ikametgahlarının ilan yapılan köyde olmamasına ek olarak, idari istikrar ve hukuki güvenlik ilkeleri de dikkate alındığında, davacılar bakımından dava açma süresinin internette yapılan ilan tarihine göre belirlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda; internette 20.12.2023 tarihinde (süresiz olarak) yapılan ilanın (ilan süresi 30 gün kabul edilerek) 30 günlük ilan süresinin sona erdiği 19.01.2024 tarihini izleyen günden itibaren başlayan 30 günlük dava açma süresinin son günü olan 19.02.2024 Pazartesi (18.02.2024 Pazar gününe rastladığından) tarihine kadar dava açılması gerekirken, 02.05.2024 tarihinde açılan davada süre aşımı bulunduğu neticesine ulaşılmıştır. Bu itibarla; süre aşımı yönünden davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyiz isteminin reddine, 2. Temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde GEREKÇESİ DEĞİŞTİRİLEREK ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A-2-(i) maddesi uyarınca, kesin olarak, 23/10/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.