Başvuru, tutukluluğa ve devamına ilişkin kararlarda matbu gerekçelere yer verilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; özel statülü mahkemece yargılama yapılması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, ana dilde savunma talebinin reddedilmesi, mahkûmiyet kararının gerekçesiz olması ve mahkûmiyet kararının gizli tanık beyanına dayandırılarak delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu haksız yere mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği idd
Başvuru, tutukluluğa ve devamına ilişkin kararlarda matbu gerekçelere yer verilmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; özel statülü mahkemece yargılama yapılması, soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanması, ana dilde savunma talebinin reddedilmesi, mahkûmiyet kararının gerekçesiz olması ve mahkûmiyet kararının gizli tanık beyanına dayandırılarak delillerin hatalı değerlendirilmesi sonucu haksız yere mahkûmiyet kararı verilmesi nedenleriyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 1/7/2014 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunarak başvuru dilekçesindeki iddialarını tekrar ettiğini belirtmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1990 doğumlu olup olayların geçtiği tarihte Erzincan Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü sınıf öğrencisidir. PKK terör örgütünün gençlik yapılanması olan Demokratik Yurtsever Gençlik Meclisi (DYGM) içerisinde faaliyet gösteren bir kısım şahısların Erzincan ili dâhilinde terör örgütünün dağ kadrosuna eleman teminine ilişkin istihbari bilgiler edinilmesi üzerine soruşturma başlatılmıştır. Bir kısım şüpheliler hakkında Erzincan Sulh Ceza Mahkemesinin 19/10/2011 tarihli kararıyla iletişimin dinlenilmesi ve kayda alınması tedbiri uygulanmış ve Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı 18/12/2011 tarihinde soruşturma dosyasına kısıtlama (gizlilik) kararı verilmesini talep etmiştir. Erzurum Ağır Ceza Mahkemesinin (CMK mülga maddesi ile görevli) 19/12/2011 tarihli kararı ile şüpheli sayısının çok olması ve mevcut delil durumuna göre delillerin karartılması tehlikesinin bulunması nedenleriyle soruşturma dosyasına erişimin kısıtlanmasına karar verilmiştir. Başvurucu soruşturma kapsamında 18/12/2011 tarihinde gözaltına alınmıştır. Hakları hatırlatılarak 21/12/2011 tarihinde kollukta müdafii huzurunda alınan ifadesinde başvurucuya; PKK terör örgütünün gençlik yapılanmasına, terör örgütünün dağ kadrosuna eleman teminine ve örgütsel toplantılara katılımına dair sorular yöneltilmiştir. Başvurucu suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir. Erzurum Ağır Ceza Mahkemesi 22/12/2011 tarihindeki müdafii huzurunda sorgusunun ardından başvurucunun ve diğer iki şüphelinin silahlıterör örgütüne üye olma suçundan tutuklanmalarına karar vermiştir. UYAP üzerinden yapılan incelemede 9/2/2012 tarihinde Cumhuriyet savcısı başvurucunun müdafine şüphelilerin ifadelerinden bir suretini vermiştir. Başvurucu müdafinin dosyadaki gizlilik kararının kaldırılması talepleri ise sırasıyla Erzurum ve Ağır Ceza Mahkemelerinin 17/2/2012 ve 6/4/2012 tarihli kararları ile reddedilmiştir. Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 18/9/2012 tarihli iddianamesi ile başvurucu hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği iddiasıyla ve diğer on altı kişi hakkında kamu davası açılmıştır. İddianame 18/10/2012 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Erzurum Ağır Ceza (Mahkeme) Mahkemesinin (TMK mülga maddesi ile görevli) 7/11/2012 tarihli ilk duruşmasında başvurucu kendisine sorulan tüm sorulara Kürtçe cevap vermiştir. Mahkeme, bu durumu Kürtçe savunma yapmak üzere tercüman atanması talebi olarak değerlendirmiş ve talebin reddine karar vermiştir. Mahkemenin ret gerekçesinde başvurucunun eğitim düzeyi ile önceki savunmalarını Türkçe olarak yapması itibarıyla Türkçeyi bildiğine vurgu yapılmıştır. Bu duruşmada Mahkeme başvurucu müdafinin talebi doğrultusunda başvurucunun tahliyesine karar vermiştir. Mahkemenin 5/12/2012 tarihli duruşmasında gizli tanık Kuzey, 16/1/2013 tarihli duruşmasında da bir diğer gizli tanık Özgür aynı ortamda olmaksızın ses değişikliği yapılarak dinlemiştir. Sanıklara, gizli tanıklara soru sorma imkânı tanınmıştır. Başvurucu müdafi de bazı sorular sormuş ve gizli tanıkların aleyhe olan ifadelerini kabul etmediklerini belirterek beyanlarına itibar edilmemesini istemiştir. Mahkeme 10/4/2013 tarihli kararı ile başvurucunun üzerine atılı suçtan mahkûmiyetine karar vermiştir. Kararın gerekçesinde; iletişimin tespitine ilişkin tüm kayıtlar, sanık Y.O.nun hazırlık beyanı ve gizli tanık beyanlarıyla bu beyanın örtüşmüş olması birlikte değerlendirilerek başvurucunun Erzincan DYGM'nin aktif üyesi olduğu, gizli toplantılara katıldığı ve örgüt tarafından verilen görevleri yerine getirdiği belirtilmiştir. Ayrıca bir sivil toplum oluşumu olan Erzincan Demokratik Öğrenci Derneğinin vatandaşların haklarını savunarak taleplerinin dile getirildiği etkinlikler düzenlemesinin olağan olduğu vurgulanmıştır. Ancak başvurucunun da üyesi olduğu derneğin faaliyeti kapsamında gerçekleştirilen gösteride; silah kullanmayı, kan dökmeyi, insanları bir biri ile çatıştırmayı, ülkenin bir bölümünü ayırarak ayrı bir devlet kurmayı, ayrı bir yönetim yapısı benimsemeyi tercih eden bu nedenle silaha sarılarak devlet görevlisi olup olmadığına bakılmaksızın, çoluk çocuk ayrımı gözetmeksizin on binlerce insanın ölümüne neden olan bir örgütün övülmesi, örgüt elemanlarının övülmesi, örgüt liderinin övülmesi, bunların yaptıklarının benimsenerek topluma anlatılması, toplum içerisinde bu yapılanları legalleştirme çabası hâline dönüşen bir toplantının demokratik bir faaliyet olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı açıklanmıştır. Dernek şemsiyesi altında başvurucunun da arasında bulunduğu sanıkların yaptıkları gösterilerde kullanılan ifade, atılan sloganlar dikkate alındığında dernek çalışması olarak kabulünün mümkün olmadığı belirtilmiştir. Öğrenci derneğinin yasal bir dernek olmasına rağmen kuruluş amacı etrafında değil de terör örgütünün sempatisinin kazanılması, örgüt bilincinin yerleştirilmesi, örgüt adına faaliyetlerde bulunulmasının sağlanması ve nihai olarak terör örgütünün silahlı dağ kadrosuna katılımının sağlanması amacı etrafında birleşildiği ve bu faaliyetlerin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (Sözleşme) koruduğu haklardan örgütlenme, fikir açıklama ve özgürlükler kapsamında kabul edilmesinin mümkün olmadığına işaret edilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 3/3/2014 tarihli kararıyla sanıklardan B.K.nın tüm aşamalardaki, Y.O.nun savcılık ve sorgu ifadeleri, başka dosya şüphelisi T.K.nın müdafii eşliğindeki kolluk beyanı ve başvurucunun örgüt çağrısı üzerine düzenlenen bir kısım basın açıklamalarına katılması nedenleriyle mahkûmiyet hükmünde bir isabetsizlik görülmediği belirtilerek hüküm onanmıştır. Nihai karardan 3/6/2014 tarihinde haberdar olduğunu bildiren başvurucu, 1/7/2014 tarihinde süresi içinde bireysel başvuruda bulunmuştur.