11. Ceza Dairesi 2011/6074 E. , 2013/4136 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası I- Mirce Yemek Kafeterya Gıda Restoran İşletmeciliği Limited Şirketinin ortağı ve yetkili temsilcisi olan sanığın yapılan tebligata rağmen vergi incelemesine esas olmak üzere 2006 yılına ait varlığı noter tasdikiyle kesinleşmiş bir kısım defter ve belgelerini kanuni süresinde ibraz etmediğinin…
**11. Ceza Dairesi 2011/6074 E. , 2013/4136 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul kanununa muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı Yasanın 359/a-2. maddesi gereğince 6 ay hapis cezası I- Mirce Yemek Kafeterya Gıda Restoran İşletmeciliği Limited Şirketinin ortağı ve yetkili temsilcisi olan sanığın yapılan tebligata rağmen vergi incelemesine esas olmak üzere 2006 yılına ait varlığı noter tasdikiyle kesinleşmiş bir kısım defter ve belgelerini kanuni süresinde ibraz etmediğinin iddia olunması, sanığın soruşturma aşamasında kendisine herhangi bir tebligatın ulaşmadığını, kovuşturma safhasında ise, şirketle ilgisinin olmadığını savunması, 17.08.2007 tarih ve 2007-1217/95 sayılı vergi suçu raporunda, şirketin faal olduğunun belirtilmesi, defter ve belgelerin istenmesine ilişkin tebligatın 02.07.2007 tarihinde şirketin iş yerinde işçi olarak çalışan Murat Avcı'ya tebliğ edildiğinin belirtilmesi, ancak dosya içinde aynı iş yerinde 01.07.2007 tarihinden itibaren anılan şirketin değil Dağtaş İnşaat Otomotiv Emlak Tur. Mad. Ltd. Şirketinin faaliyette olup tebligatı alan kişinin de bu şirketin işçisi olduğuna dair ifade ve belgelerin yer alması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde belirlenebilmesi bakımından, tebligatın yapıldığı tarihte sanığın yetkilisi olduğu şirketin tebligat adresinde faaliyette bulunup bulunmadığının araştırılıp, faaliyette olduğunun anlaşılması halinde 213 sayılı Yasanın 139/2. maddesinde incelemenin dairede yapılmasına imkân veren istisnalardan birinin varlığı önceden belirlenmeden, faaliyetini sürdürdüğü anlaşılan şirket için defter ve belgelerin ibrazı için yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmayacağından suçun unsurlarının oluşmayacağının dikkate alınması, tebligat tarihinde adreste farklı bir şirketin bulunduğunun tespit edilmesi durumunda ise usulsüz yapılan tebligattan sanığın sorumlu tutulamayacağı gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, II- Kabule göre de; 1- Hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanması gereken 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde yazılı hak yoksunluklarının kararda gösterilmemesi, 2- Sanık hakkında düzenlenen vergi inceleme raporlarında somut bir zarara yer verilmediği, ancak belgelerin incelemeye ibraz edilmemesinden dolayı, geçmiş dönemlere ilişkin katma değer vergisi beyanları yeniden hesaplanmak suretiyle, bu vergiler tarh edilerek, bunlara bağlı bir kısım cezalara hükmedildiği, bir başka ifade ile tarh edilen bu vergi ve cezaların eylemden doğan zarar niteliğinde bulunmadığı anlaşılmakla, sanığın vaki eylemi nedeniyle CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanmasına engel oluşturabilecek somut bir zararın meydana geldiğinin kanıtlanamadığı gözetilmeden katılan idarenin uğradığı zararın sanık tarafından giderilmediğinden bahisle diğer koşullar değerlendirilmeksizin yazılı şekilde CMK’nun 231. maddesinin uygulanmaması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 14.03.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.