T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/662 - 2026/38 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/662 KARAR NO : 2026/38 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2023 NUMARASI : 2022/129 Esas 2023/789 Karar DAVANIN KONUSU : Adi Ortaklığın Fesih ve Tasfiyesi İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : 20/01/2026 KARAR YAZM…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 24. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/662 - 2026/38 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 24. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/662 KARAR NO : 2026/38 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/11/2023 NUMARASI : 2022/129 Esas 2023/789 Karar DAVANIN KONUSU : Adi Ortaklığın Fesih ve Tasfiyesi İSTİNAF TALEBİNDE BULUNAN : Davacı vekili KARAR TARİHİ : 20/01/2026 KARAR YAZMA TARİHİ : 20/01/2026 Mahkemece verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf talebinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya okunup gereği düşünüldü: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında Ankara 57. Noterliğinin 20/09/2018 tarih ve 34687 yevmiye nolu İş Ortaklığı Sözleşmesi akdedildiğini, ortaklığın unvanının ... Yapı - ... Mühendislik İş Ortaklığı olarak isimlendirildiğini, sözleşmede, davalının Pilot Ortak, davacının ise Özel Ortak olarak tanımlandığını, sözleşmenin 6. Maddesinde, İş ortaklığının temsil ve ilzamı konusunda davalı şirketin temsilcisi ...’ın atandığının belirtildiğini, Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü ile iş ortaklığı arasında 09/11/2017 tarihinde imzalanan Dim Barajı Sulaması 2. Kısım sözleşmesi için belirlenen ödeneğinin toplam 30.337.044 TL olarak belirlendiğini, sözleşme birim fiyatlarına göre yapılan hakediş tutarı 13.171.637,20 TL, fiyat farkı 8.164.258,20 TL olmak üzere toplam 21.335.895,40 TL tutarında iş yapıldığını, ortaklığın temsilinde yaşanan uyuşmazlık nedeniyle 24/08/2011 tarihinden sonra yapılmış bir hakediş bulunmadığını, İş Ortaklığının sözleşme konusu yapılan işlerle ilgili maliyet toplamının toplam 19.262.420,43 TL olduğunun tespit edildiğini, Meram Vergi Dairesinin 0650562276 vergi numaralı mükellefi ... A.Ş. tarafından, Nusaybin Vergi Dairesinin 1200457696 vergi numaralı mükellefi ... İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından Adi Ortaklık adına düzenlenen faturaların sahte fatura olduğunun Vergi Tekniği Raporlarında belirtildiğini, Hitit Vergi Dairesinin 8160744373 vergi numaralı mükellefi ... tarafından ortaklık adına özellikle çok fazla miktarda araç kiralama faturası düzenlendiğini, şahsın davalı şirketin yetkilisi ile akrabalık bağı olduğunu, Adi Ortaklık adına düzenlediği faturalardaki tutarları karşılayacak aracının bulunmadığının tespit edildiğini, Ulukışla Mal Müdürlüğünün 2740189281 vergi numaralı mükellefi ... Akaryakıt Nak. Gıda Tic. Ltd. Şti. tarafından Adi Ortaklık adına çok yüklü miktarlarda (5.450.000,00 TL) akaryakıt faturası düzenlendiğini, bu Şirketin Adi Ortaklığın çalıştığı bölgede şubesi yada benzinliği olmadığını, bu kadar çok akaryakıtı Adi Ortaklığa satmasının mümkün olmadığını, sahte faturalar nedeniyle Vergi İncelemesinden kaçınabilmek için Adi Ortaklık için Matrah Artırımı talebinde bulunulduğunun belirtildiğini, Ortaklığın Pilot Ortağı tarafından, hakediş bedelleri tahsil edildikten hemen sonra Pilot Ortak hesaplarına aktarıldığını, Özel Ortak olan davacı şirkete 2018 yılından bugüne kadar hiçbir kazanç payı ödemesi yapılmadığını, kazanç payının da düşük gösterilmesi amacıyla maliyet unsuru olarak sahte faturaların kullanıldığının anlaşıldığını, ihtarnameler ile yetkili olan ...’ın tüm yetkilerden azledildiğini, işlemlerin müşterek imza ile devam edeceğinin bildirildiğini, işlemlerin müşterek imza ile devam etmesi talebinin Pilot Ortakça kabul edilmediğini, adi ortaklığın kayıt ve belgelerinin incelenmesine izin verilmediğini, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/566 Esas sayılı dosyasında "azil işleminin geçersizliğinin ve halen yetkili olduğunun tespiti" talebiyle menfi tespit davası açıldığını, TBK'nun 639/7 maddesine göre; "Haklı sebeplerin bulunması hâlinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla." ortaklığın sona ereceğinin düzenlendiğini, adi ortaklığın ortakları arasında, yönetim ve gelir paylaşımı konusunda ciddi sorunlar bulunduğundan; işbirliği, birlikte çaba, karşılıklı güven ilişkisinin ortadan kalktığını, adi ortaklığın müşterek imza ile devamının pilot ortakça kabul edilmemesi karşısında adi ortaklığın yönetilemez hale geldiğini belirterek, taraflar arasındaki adi ortaklığın haklı nedene dayalı olarak feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasında 09/10/2017 tarihinde DSİ tarafından ihaleye çıkartılan Dim Barajı Sulaması 2.Kısım yapım işi için iş ortaklığı sözleşmesini imzalandığını, davalı şirketin %51 ortaklık oranı ile pilot ortak olarak belirlendiğini, temsil ve ilzamda davacı (özel ortak) münferiden tam yetkili kılındığını, işin başlangıcından bitimine kadar şirket müdürü olarak davacı şirket temsilcisi ...’ın atandığını, davacının tam yetkili olarak projeyi yürüttüğü sırada sürekli teknik aksaklıkların meydana gelmesi ve bunların telafi edilmemesinden dolayı işin belirlenen süreden daha uzun süreceği anlaşılınca davalı şirketin davacıya ihtarname göndererek işin tasfiye edilip edilmeyeceği ya da pilot ortağa devredilip devredilmeyeceği hususunun bildirilmesini ihtar ettiğini, ihtara cevap verilmese de tarafların yeni bir iş ortaklığı sözleşmesi imzalayarak davalı şirketin bu yapım işinde tam yetkili kılınmasına karar verdiklerini, akabinde 19/10/2017 tarihli sözleşmeyi feshettiklerini, 20/09/2018 tarihli yeni sözleşmenin 5. ve 6. maddelerine göre, davalı şirketin müdürü ...’ın iş ortaklığını temsil ve ilzamda yetkili kılındığını, 03/10/2018 tarihinde taraflar arasında imzalanan protokole göre, davalı şirket tarafından davacıya %3 oranında kar payı ödemesi yapılacağı hususunda anlaşma sağlandığını, davacının sahte fatura iddialarını kabul etmediklerini, ... A.Ş. ve ... İnş. Gıd. San Tic. Ltd. Şirketlerinden malzeme alımı yapıldığını, Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/566 E. Sayılı dosyasında bu konu ile ilgili bilirkişi incelemesi yapıldığını, ... tarafından gerçekleştirilen iş ve işlemler nedeniyle şirketi zararlandırıcı her hangi bir muhasebe kaydına rastlanmadığını, söz konusu malların imalatta kullanıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin yapmış olduğu herhangi bir usulsüz durum bulunmadığını, ...'dan kiralanan iş makinelerin de mevcut olduğunu, ... Akaryakıt Ltd. Şti'den akaryakıt alışı gerçekleştirildiğini, söz konusu akaryakıtın ... Akaryakıt Nak. Gıda Tic. Ltd. Şti. tarafından doğrudan Rafineriden (Bayisi olduğu ...’in dolum depolarından) tankere doldurularak şantiye sahasına teslim edildiğini, 03.10.2018 tarihli protokole gereğince davacının sadece her hakediş üzerinden %3 komisyon alacağını ve bunun dışındaki hiçbir kar/zarar durumlarından sorumlu tutulmayacağını, geri kalan tüm sürecin pilot ortak olan davalı tarafından yerine getirileceği(karın/zararın davalıya ait olduğu) hususlarında mutabık kalındığını, davacının %3 dışında nakit para talep etmesi ve davalı tarafından da bu taleplerinin karşılanmaması nedeniyle haksız çıkar elde etme amacıyla dava açıldığını, davacı şirket ve yetkilisinin piyasalara olan borçları nedeni ile iş ortaklığını maddi ve manevi olarak zor durumda bıraktığını, davacıdan kaynaklanan nedenlerle tarafların hesap mutabakatı için bir araya gelemediğini, hesap mutabakatı yapılamadığı için ödemelerin gerçekleştirilemediğini, davacının yapılacak işlemler için imza atmaya gelmemesinden dolayı tüm şantiyenin durduğunu, iş ortaklığının zarara uğradığını, yetkili kişi tarafından evrakların incelenmesinin talep edilmesi durumunda yerinde inceleme konusunda imkan tanınacağının davacı tarafa bildirildiğini, Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/566 E. sayılı dosya ile açılan davada, mahkemece 25/02/2022 tarihinde; "Davacının davasının kabulü ile; iş ortaklığına temsilci olarak atanan ...'ın azil işleminin TBK 629/2-3 maddelerinde belirtilen haklı nedenlere dayanmadığının tespitine, azil işlerinin yetersizliğinin tespitine,'' karar verildiğini, adi ortaklığının tasfiyesi ve feshi için haklı sebeplerin bulunmadığını, tasfiye ve fesih halinde iş ortaklığının menfaatlerinin ihlal edileceğini, ihale edilen yapım işinin yapılamaması halinde iş ortaklığının ve tarafların yaptırımlara maruz kalınacağını, davacının borca batık olması ve bu durumdan kurtulmak için kötüniyetli olarak iş bu davayı açtığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME KARARI: Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 23/11/2023 tarih, 2022/129 E., 2023/789 K. sayılı kararı ile tasfiye veya ortaklıktan ayrılma işlemlerinin teminatın işveren idare tarafından irat kaydedilmesi ve ortakların ihalelere katılmaktan yasaklanması ile iş ortaklığının zararına neden olacağı, ortaklık ilişkisinin tarafların kabulünde olan 20/09/2018 tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesi, ihale makamına verilen ve ihale makamının yazıları ekinde dosyaya kazandırılmış bulunan İş Ortaklığı Beyannamesi ve taraflar arasında düzenlenen 03/10/2018 tarihli Protokol hükümleri çerçevesinde devam ettiği, davacı haklı nedenlerin mevcut olduğu iddiasıyla ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep etmiş ise de; dosya kapsamına göre; adi ortaklığın feshine ilişkin haklı sebeplerin mevcut olmadığı, Türk Borçlar Kanunu 639/7 maddesinde düzenlenen fesih koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde, İş Ortaklığı Sözleşmesine göre; davacı şirketin dava konusu ... Yapı - ... Mühendislik İş Ortaklığı’nın %49 oranında ortağı olduğunu ve sözleşmeye göre: ortaklığın muhasebe işlemlerinin davalı şirket sorumluluğunda tutulacağını, Dim Barajı Sulaması 2. Kısım sözleşmesinin, ödenek durumunun; toplam 30.337.044 TL olarak belirlendiğini, İş Ortaklığınca dava tarihinden önceki en son 26 nolu hakediş raporuna göre toplam hakediş tutarı 13.171.637,20 TL imalat, 8.164.258,20 TL fiyat farkı olmak üzere 21.335.895,40 TL tutarında iş yapıldığını, maliyet toplamının 19.262.420,43 TL olduğunun tespit edildiğini, fiziki gerçekleşme oranının 13.171.637,20 / 30.337.044,00 = 0,4341 yani % 43,41 mertebesinde olduğunu, rapor tarihi itibariyle hakediş ve fiziki gerçekleşme oranına ise bilirkişi raporunda değinilmediğini, hakediş bedellerinin Adi Ortaklık adına tahsil edildikten hemen sonra davalı karşı taraf hesaplarına aktarıldığını, davacı şirkete 2018 yılından bugüne kadar hiçbir kazanç payı yada hakediş ödemesi yapılmadığını, adi ortaklık kayıtlarına intikal ettirildiği iddia edilen sahte faturalara ilişkin olarak; yalnızca kaydi bir inceleme yapıldığını, kayıtların uyumlu olup olmadığı hususunun denetime elverişli şekilde bilirkişi raporundan anlaşılamadığını, adi ortaklığın kayıt ve belgelerinin incelenmesi talebinin yerine getirilemediğine ilişkin tutanağın mahkemeye sunulduğunu, davacı şirkete hakediş ödemeleri yapılmadığı hususunun, davalı tarafın da kabulünde olduğunu ayrıca bilirkişi raporuna göre de davacı şirkete herhangi bir hakediş ödemesi yapılmadığının açıkça görüldüğünü ileri sürerek, kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeniyle kaldırılmasına, davanın kabulü ile adi ortaklığının feshi ile tasfiyesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki adi ortaklığın feshi ile tasfiyesi istemine ilişkindir. Adi ortaklık sözleşmesi, iki ya da daha fazla kişinin emeklerini ve mallarını ortak bir amaca erişmek üzere birleştirmeyi üstlendikleri sözleşmedir (TBK. 620/1 md.). Adi ortaklığın sona erme sebeplerini düzenleyen TBK'nın 639. maddesinin 7. bendinde ise, "Haklı sebeplerin bulunması halinde, her zaman başkaca koşul aranmaksızın, fesih istemi üzerine mahkeme kararıyla" ortaklığın sona ereceği belirtilmiştir. Adi ortaklık sözleşmesinin haklı sebeple feshi için ortaklık süresinin önemi bulunmamaktadır. Haklı sebeple fesih hakkı; mutlak ortaksal bir hak olup, bu hakkın ortaklık sözleşmesiyle sınırlandırılması veya tamamen ortadan kaldırılması olanaksızdır. Gerçekten ortaklar arasındaki ilişkinin devam etmesini haklı göstermeyecek bazı durumlar ortaya çıkarsa, bu durumda ortakların ortaklığın feshini mahkemeden istemesi mümkündür. Hatta belirli süreli ortaklıklarda da sözleşmede belirtilen ortaklık süresinin bitmesinden önce haklı sebeple sözleşmenin feshi davası açmak olanaklıdır (Şener, Oruç Hami, Adi Ortaklık, Ankara: Yetkin Yayıncılık, 2008, s. 482). Ortak tarafından ileri sürülen sebebin, ortaklığın sona erdirilmesine olanak sağlayacak derecede haklı olup olmadığının belirlenmesi mahkemenin takdirindedir. Örneğin; idareci ortağın hesap vermemesi, kar payı ödememesi adi ortaklığın sona ermesi bakımından haklı sebep teşkil edecektir. Öte taraftan; ortağın, ortaklığa getirdiği sermayenin ve kar payının tahsilini istemesi ortaklığın fesih ve tasfiyesi talebini de kapsamaktadır. Adi ortaklığın, bazı hukuksal müesseselerden ayırt edilmesini sağlayan temel kriterler: müşterek amaç ve müşterek amaç uğruna birlikte çaba unsurudur. Zira, ortaklığa sermaye olarak yalnızca emeğini koyan ortağın zarardan muaf tutulabileceğini öngören 6098 sayılı Kanun'un 623 üncü maddesinin üçüncü fıkrası hükmünün karşıt anlamına (argumentum a contrario) başvuran Türk doktrininde, ortaklığa sermaye olarak salt emeğini koyan ortak dışında hiçbir ortağın zarardan muaf tutulamayacağı, müşterek amacın ve sonuçta adi ortaklığın varlığından söz edebilmek için bütün ortakların hem kazanca ve hem de zarara katılmalarının gerekli olduğu görüşü egemendir. Adi ortaklık sözleşmesinde bir ortağın sadece kâra katılacağına ilişkin hüküm geçersizdir. Bunun tek istisnası ortaklığa katılım payı olarak ortağın emeğini koyması halidir. Bu hal dışında her ortağın zarara katılması zorunluluğu adi ortaklığın benzer hukuki kurumlardan ayırt edici özelliğidir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2024/3821 e. 2025/3640 k. sayılı ilamı) Görüşüne başvurulan Nitelikli Hesaplamalar, SMMM- Bağımsız Denetçi ve İnşaat Mühendisi bilirkişiler 18/04/2023 tarihli kök raporlarında; tarafların 19/10/2017 tarihli sözleşmeyi Ankara 57. Noterliği 20.09.2018 tarih ve 34686 yevmiye numarası ile noter huzurunda düzenledikleri “FESİHNAME”’ ile feshettikleri ve birbirlerini 20.09.2018 tarih itibariyle ibra ettikleri, akabinde yeni bir sözleşme düzenledikleri, sözleşmenin konusunun da önceki sözleşme gibi DSİ Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılan Dim Barajı Sulaması 2. Kısım işinin ... Yapı - ... Mühendislik İş Ortaklığı tarafından yapılması olduğu, Pilot Ortak ... Müh. A.Ş.’nin % 51, Özel Ortak ... Yapı Ltd. Şti.’nin % 49 oranında ortaklık payına sahip oldukları, akabinde taraflar arasında 03/10/2018 tarihinde bir protokol düzenlendiği, düzenlenen Protokolün 2’nci maddesinin ikinci bendi uyarınca davalının, davacıya KDV hariç her hakkediş tahakkuk bedeli üzerinden % 3 ödeyeceğini, 20/09/2018 tarihli sözleşme ile 03/10/2018 tarihli protokolün iptal edildiği veya revize edildiğine dair dosya içeriğinde herhangi bir belge bulunmaması nedeniyle 20/09/2018 tarihli sözleşme ve 03/10/2018 tarihli protokolün dava tarihi itibariyle ayakta olduğunu, sonuç olarak 31/12/2021 tarih itibariyle iş ortaklığının 1.873.653,20 TL karlılık durumu bulunduğu, İş Ortaklığı Beyannamesine göre işin devamında, işveren idare açısından işin sonuna kadar pilot ortağın muhataplığı noktasında herhangi bir boşluk bulunmadığı, ancak iş ortaklığının tasfiyesi veya ortaklıktan ayrılma söz konusu olduğunda bu işlemin; teminatın işveren idare tarafından irat kaydedilmesi ve buna bağlı olarak ortakların ihalelere katılmaktan yasaklanması ile sonuçlanacak bir tasarrufun iş ortaklığının zararına neden olacağı, taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinin, dava tarihi itibariyle ayakta olan 20/09/2018 tarihli yeni İş Ortaklığı Sözleşmesi, İş Ortaklığı Beyannamesi ve taraflar arasında düzenlenen 03.10.2018 tarihli Protokol hükümleri çerçevesinde olduğunu belirtmişler, 12/10/2023 tarihli ek raporlarında, dosyaya kazandırılan vergi inceleme raporlarıyla da teyit edildiği üzere kök rapordaki görüşleri ve kanaati değiştirecek bir hususun bulunmadığını ifade etmişlerdir. Taraflar arasında 03/10/2018 tarihinde düzenlenen Protokol”ün 2’nci maddesinin ikinci bendi “... Müh. A.Ş. Özel Ortak ... Yapı firmasına KDV hariç her hakkediş tahakkuk bedeli üzerinden %3 ödeyecektir. Bu rakamın haricinde her ne surette olursa olsun özel ortak ... Yapı firmasına hiçbir ödeme yapmayacaktır. Bu bedel ... Yapı’ya kâr payı olarak ödenecek olup, bedelin gelir vergisi ... Yapı’ya aittir. İş ortaklığı sözleşmesindeki haklarından %3 kâr payı dışında kalan kısım için özel ortak ... Yapı vazgeçmekte, gayrı kabili rücu feragat etmektedir. İş ortaklığının bu faaliyeti sonucunda doğacak kâr veya zarardan ... Yapı sorumlu değildir. Zarar olsa dahi her hakkediş bedeli üzerinden ... Yapıya %3 ödeme yapılacaktır. Ödeme DSİ’nin ödeme programına göre yapılacaktır.” şeklindedir. Mahkemece, tasfiye veya ortaklıktan ayrılma işlemlerinin teminatın işveren idare tarafından irat kaydedilmesi ve ortakların ihalelere katılmaktan yasaklanması ile iş ortaklığının zararına neden olacağı, ortaklık ilişkisinin tarafların kabulünde olan 20.09.2018 tarihli İş Ortaklığı Sözleşmesi, ihale makamına verilen ve ihale makamının yazıları ekinde dosyaya kazandırılmış bulunan İş Ortaklığı Beyannamesi ve taraflar arasında düzenlenen 03.10.2018 tarihli Protokol hükümleri çerçevesinde devam ettiği, davacı haklı nedenlerin mevcut olduğu iddiasıyla ortaklığın fesih ve tasfiyesini talep etmiş ise de; dosya kapsamına göre; adi ortaklığın feshine ilişkin haklı sebeplerin mevcut olmadığı, Türk Borçlar Kanunu 639/7 maddesinde düzenlenen fesih koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında DSİ tarafından ihaleye çıkartılan Dim Barajı Sulaması 2.Kısım yapım işi konusunda adi ortaklık sözleşmesi yapıldığı ve tarafların birbirlerini 20.09.2018 tarihi itibariyle ibra ettikleri, akabinde aynı konuda yeni bir sözleşme düzenledikleri, davalının % 51, davacının % 49 oranında ortaklık payına sahip oldukları, 03/10/2018 tarihinde taraflar arasında düzenlenen Protokolün 2’nci maddesinin ikinci bendi uyarınca davalının, davacıya KDV hariç her hakkediş tahakkuk bedeli üzerinden % 3 ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, 20/09/2018 tarihli sözleşme ile 03/10/2018 tarihli protokolün iptal edildiği veya revize edildiğine dair dosya içeriğinde herhangi bir belge bulunmaması nedeniyle 20/09/2018 tarihli sözleşme ve 03/10/2018 tarihli protokolün dava tarihi itibariyle ayakta olduğu, davalı ortağın ortaklıktan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediği ve hak edişleri davacıya ödemediğinin iddia edildiği, adi ortaklığın feshi ile tasfiyesi istemiyle davanın açıldığı, 03/10/2018 tarihli protokol ile adi ortaklığın mecburi unsurlarından zarara katılma zorunluluğunun ortadan kaldırıldığı, davaya konu adi ortaklığın sona erdiği, ortaklığın sona ermesinin zorunlu ve kaçınılmaz bir hukuki sonucu olarak da kendiliğinden tasfiye aşamasına girdiği anlaşılmaktadır. Eş söyleyişle, adi ortaklığın fiilen sona ermesinden sonra, ortaklardan biri mahkemeye başvurarak, adi ortaklığın feshi ile tasfiyesini talep etmektedir. Hal böyle olunca, mahkemece; yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular çerçevesinde, davaya konu taraflar arasında kurulan adi ortaklığın sona ererek, tasfiye aşamasına girdiği dikkate alınarak, konusunda uzman tasfiye memurundan, taraflar arasındaki sözleşmeler, ortaklık konusu işle ilgili bilgi ve belgeler, üçüncü kişi, kurum ve firmalarla yapılan ilgili sözleşmeler üzerinde inceleme yapılarak, hesaplama yapılması suretiyle tasfiye işlemine dair sonuç bilanço alınıp, adi ortaklığın tasfiyesi kapsamında, hâsıl olacak sonuca göre dava hakkında bir karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde bir araştırma ve inceleme yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nun 353/1-a,6 maddesi gereğince, mahkeme kararının kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Kabulüne, 1-Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 23/11/2023 tarih, 2022/129 E., 2023/789 K. sayılı Kararının Kaldırılmasına, 2-Yeniden yargılama yapılması için dosyanın mahkemesine Gönderilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 5-İstinaf kararının mahkemesince taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a, maddesi gereğince KESİN olmak üzere 20/01/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır