Ceza Genel Kurulu 2017/527 E. , 2019/69 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 21. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 236-297 Resmî belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda değişen suç vasfına göre sanığın özel belgede sahtecilik suçundan TCK'nın 207/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 14.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.10.2012 tarihli ve 412-857 sayılı hü…
**Ceza Genel Kurulu 2017/527 E. , 2019/69 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : (Kapatılan) 21. Ceza Dairesi Mahkemesi :Asliye Ceza Sayısı : 236-297 Resmî belgede sahtecilik suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda değişen suç vasfına göre sanığın özel belgede sahtecilik suçundan TCK'nın 207/1, 62 ve 52. maddeleri uyarınca 14.000 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 23.10.2012 tarihli ve 412-857 sayılı hükmün, sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesince 22.02.2016 tarih ve 6555-1544 sayı ile; “Sanık ...'nun 20.09.2008 tanzim, 10.01.2009 vade tarihli, alacaklısı ..., borçlusu ... olan 580,000 TL bedelli senedi kendi el yazısı ile yazıp doldurduktan sonra, katılan adına imza atarak veya bir başkasına imzalattırarak, Bursa 4. İcra Müdürlüğ'nün 2009/10279 Esas sayılı dosyası ile 16.06.2009 tarihinde katılan aleyhine icra takibi yaptığı, Bursa 6. İcra Hukuk Mahkemesi Başkanlığının 2009/894 Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen 'imza itiraz davası' sırasında alınan 21.12.2009 tarihli bilirkişi raporu, Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan 24.03.2010 tarihli bilirkişi raporu ve Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'ndan temin edilen 14.06.2010 tarihli uzmanlık raporunda senet üzerindeki imzaların katılan ...'nun eli ürünü olmadığına dair kanaat bildirildiği, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca aldırılan Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 13.12.2010 tarihli ekspertiz raporuna göre ise, senetteki imzaların sanık ...'nun eli mahsulü olmadığı, borçlu adına atılan imzaların ise ... eli mahsulü olma ihtimalinin bulunduğu inkar kastıyla atılmış olabileceği kanaatine varıldığının belirtildiği olayda; atılı suçu işlediğine dair her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemeyen sanık hakkında; 'şüpheden sanık yararlanır ilkesi' de gözardı edilmek suretiyle, tahmine dayalı varsayımlarla beraat yerine mahkumiyet hükmü kurulmuş olması,” isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yerel Mahkeme ise 06.04.2016 tarih ve 236-297 sayı ile, bozmaya direnerek önceki hüküm gibi sanığın mahkûmiyetine karar vermiştir. Direnme kararına konu bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.09.2016 tarihli ve 266501 sayılı “onama” istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gelen dosya, Ceza Genel Kurulunca 07.12.2016 tarih ve 1220-1060 sayı ile; 6763 sayılı Kanun'un 38. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 10. madde uyarınca kararına direnilen daireye gönderilmiş, aynı madde uyarınca inceleme yapan Yargıtay (Kapatılan) 21. Ceza Dairesince 28.02.2017 tarih, 11314-988 sayı ve oy çokluğu ile, direnme kararının yerinde görülmemesi üzerine Yargıtay Birinci Başkanlığına iade edilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.