12. Ceza Dairesi 2019/4800 E. , 2020/2413 K. "" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddelerine göre mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay günü saat 16:30 sıralarında, katılan ...'in kullandığı arkasında katılan ...'ın bulunduğu plakasız motosiklet ile meskun mahalde, iki şeritli bölünmüş asfalt…
**12. Ceza Dairesi 2019/4800 E. , 2020/2413 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : TCK'nın 89/4, 62/1, 50/1-a, 52/2-4, 53/6. maddelerine göre mahkumiyet Taksirle yaralama suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Olay günü saat 16:30 sıralarında, katılan ...'in kullandığı arkasında katılan ...'ın bulunduğu plakasız motosiklet ile meskun mahalde, iki şeritli bölünmüş asfalt kaplama yolda seyir halindeyken, olay mahalli kavşağa geldiğinde, anayola çıkmak isteyen sanığın sevk ve idaresindeki araç ile çarpışması sonucunda, katılan ...'ın yaşamı tehlikeye maruz kalacak ve vücudunda hayati fonksiyonlarını 2. derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı oluştuğu, katılan ...'ın da yaşamı tehlikeye maruz kalacak ve vücudunda hayati fonksiyonlarını 5. derecede etkileyecek şekilde kemik kırığı oluştuğu, mahkemece de sanığın asli kusurlu olduğunun kabul edildiği olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/4-394 Esas- 2018/478 Karar sayılı ilamında; ''6763 sayılı Kanunun uyuşmazlık konusunu ilgilendiren fıkralarının gerekçesinde; söz konusu yasal değişikliğin uzlaştırmanın yöntemine ilişkin olduğu ve bu değişikliklerle uzlaştırma kurumunun başarısını olumsuz etkileyen sakıncaların giderilmesinin ve bu alanın disipline edilmesinin amaçlandığı vurgulanmıştır. CMK'nın 253. maddesinin 18. fıkrasında ise uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kalması hâlinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda soruşturma evresinde tarafların kabul etmemeleri nedeniyle sonuçsuz kalan uzlaştırmanın maddi ceza hukuku boyutunu ilgilendirmeyen, münhasıran uzlaştırma yöntemine yönelik olması nedeniyle usule ilişkin olduğu konusunda kuşku bulunmayan değişikliğin, derhal uygulama ilkesinin zorunlu bir gereği olarak daha önce usulüne uygun olarak yerine getirilmiş olan uzlaştırma girişimine ilişkin işlemlerin yenilenmesini gerektirmediği kabul edilmelidir.'' hususunun belirtilmiş olması karşısında; 5271 sayılı CMK'nın 254. maddesinin 1. fıkrası gereğince uzlaştırma işlemlerinin aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre yerine getirilmesi için hükmün bozulmasını öneren tebliğnamedeki görüşe, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan taksirle yaralama suçunun hüküm tarihinden önce de uzlaşma kapsamında olduğu, dosya içeriğinden taraflar arasında uzlaşmanın gerçekleşmediği, 02/06/2016 tarihli duruşmada sanığın katılanlarla zarar hususunda anlaşamadıklarını beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, bir fayda sağlamayacağı ve yargılamayı gereksiz yere uzatacağı anlaşıldığından iştirak edilmemiştir.